IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi  
 sohbet
Sohbet chat


Üye Günlüğü - Defteri Üye günlüğünüze bu başlık altından ulaşabilirsiniz.

💬 Bu Alana Reklam Ver ! 🎉 Hemen Katıl!
22Beğeni(ler)


 
 
Seçenekler Stil
Alt 11 Aralık 2025, 10:59   #1
Standart Düş(me)ler

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Mutsuz muyum?
Hayır. Yine de ne bilim, öyle işte…
İçimdeki kırılmışlığa çare bulamıyorum sadece...
Gecenin bir yarısı uyanıp, sokak lambasının yansıdığı duvara bakıyorum anlamsızca. Gittikçe duyarsızlaşan benliğim acı çekiyor. Kalbim gittikçe soğuyor. Mezarına koyamadığım bir hayalet gece olunca uyanıyor. Acımasızca cirit oynuyor rüyalarımda.

Ölsen haberi olmayacak birine nasıl olur da kırılıyorsun demiş Nazan Bekiroğlu. Orada susuyorum.
1😢 1
 
Alt 12 Aralık 2025, 00:45   #2
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Sen ne güzel şiir gibi kokan bir filmdin. Duru, yalnızlık kokan, az biraz umut dağıtan ama hep sonu ölüme çıkan. Güzel bir masaldın, tekrar şans veren. Tam, tam oldum derken yine yarım kalan. Geceme ne güzel geldin, buruk bir acı ile.

2
 
Alt 12 Aralık 2025, 10:22   #3
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Teoman'ın "bakma bana" ile başlayıp
Sena Şener'in "bak bana" ile biter bu işler.
Anlamazsın nasıl yabancı olduğunuzu birbirinize.
Sonra kabuğun kalır da insanlar sana huysuz, anlaşılmaz, soğuk diye etiket koyar.

O yüzden vaatler verirken ve alırken dikkat etmek gerek.

2👏 1
 
Alt 13 Aralık 2025, 00:10   #4
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Küçük Ağacın Eğitimi ve Zorba'dan sonra açık ara lezzet aldığım bir kitap oldun. Ve keşke seninle ilgili hafızam silinse ve tekrar seni okusam. Zihninin yetmediği yerde sadece bilmek istiyorumu öyle saf ve yürekten diledin ki fazlası verildi sana. Zekan öyle ulaşılmaz yerlere geldi ki bir günde yeni bir dil, üç günde yeni bir enstrüman öğrenir hale geldin. Ama duygusal zekan aynı düzeyde ilerlemeyince nasılda ruhsuz bir taşa döndün.

Hiç sekmez hızla gelen hızla gider, hızla yükselen hızla düşer. Sende aynı oldu. Hızla zekan uç noktalara ulaşırken geri çekilmesi, eski hale dönmesi aynı hızla oldu. Ve üzüldüm. Zekan her gün geri çekilirken ki acını, çaresizliğini yüreğimde hissettim.

İyi ki tanıdım seni Charlie.

😢 1
 
Alt 15 Aralık 2025, 23:09   #5
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bazen oluyor. Dünyayı izlerken, hayatın yanımdan sessizce geçip gittiğini hissediyorum; elleri cebinde.

Hiçbir tepki vermeden ördekleri izliyorum.
Sonra arkasından bakıyorum meraksızca. Sonra hayatı izlemeye devam ediyorum. Sanki onca şey yaşanmamış, sanki hiçbir şey içime oturmamış gibi.

Bazen Füruğ Ferruhzad’ın sesi düşüyor aklıma:
“Nasılsa büyüdü kalbimin yarımlığı.”
Ardından fısıldıyor:
“Hiçbir yarı, tam edemedi yarımlığımı.”

Ben, yarımı mı arıyordum,
yoksa elimdekileri tam etmeye mi çalışıyordum, bilmiyorum.
Bildiklerim az:
İçimde, hayatın kaçıp gittiğine dair bir telaş var
ve ona hâlâ bir çare bulamıyorum.

2😢 1
 
Alt 17 Aralık 2025, 00:21   #6
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

İzlenecekler listemde neden vardınız inan bilmiyorum. Fakat ikinizde çok kötüydünüz. Elimden gelse hafizamdan silip, unuturdum.

Darısı diğer muhteşem kötü seçimlerime

😂 1
 
Alt 19 Aralık 2025, 22:17   #7
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Yıllar geçti.

İlk kez suratsız yüzünü gördüğüm gün 1 Ocaktı; hatırlıyor musun? Yılbaşını kutlayanlar hâlâ uykudayken, sokaklarda yalnızca sessizlik dolaşıyordu. İstanbul, terk edilmiş bir şehir gibi duruyordu ve ben o hâlini acemi bir sevgiyle izliyordum. Kadıköy’deki bir çiçekçinin önünde durup, bir gün kendime düzenli olarak çiçek alacağıma söz vermiştim. Ve ben o sözü tuttum yıllarca. Kimse bilmeden.

Yıllar sonra karşında durmak tuhaftı. Sen benim ergenliğimdin; babamdan sonra ilk sevdiğim erkek. Sayfalar dolusu günlüklerim, yağmurdan kaçıp saçak altlarında saklanan öpücüklerim… “Beni başka biri de sever mi?” diye içimden geçen ilk umut sendin. Kendimi ilk seninle insanlara açtım; dünyaların kapısını ilk senin kitapların araladı. Hem ilk keşiflerimdin, hem de babamdan sonra kendimi eksik ve değersiz hissettiğim yer.

Aramıza yalnızca zaman girmemişti. Hayatlar girmişti, insanlar, şehirler, başka ihtimaller… Sana sessizce bakarken bunu gördüm. Ne kadar büyüdüğümüzü, ne kadar yol aldığımızı. En çok da artık o iki yaralı çocuk olmadığımızı fark ettim. İçim burkuldu. En çok onlar için. Ne kadar korkak, ne kadar masum, ne kadar çaresiz ve birbirine muhtaçtılar. Şimdi durduğumuz yerden bakınca, bütün o kırılganlığa rağmen ne kadar güçlü olduklarını da görebiliyordum.

Ağlamak istedim. Sana sarılmak… Ama o istek sana değildi aslında. O günkü iki yaralı çocuğaydı; incinmeyi öğrenmiş, kendini koruyamayan hâllerimize.

Yine de sizinle gurur duyuyorum. Her şeye rağmen bu savaştan kendinizi inkâr etmeden, yaralarınızı saklamadan ve sararak çıkabildiğiniz için.

18 Aralık
Bir Yalova gününden..

1
 
Alt 20 Aralık 2025, 22:55   #8
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Kahvaltı hazırlarken bir kase şekeri elimden düşürdüm.
Beyaz tanecikler mutfağın her köşesine dağıldı.
Olduğum yerde durup baktım onlara; sessizce, uzun uzun. Sonra ağladım.Bir çocuk gibi. Biri görür mü demeden.

“Dağıldı her tarafa,” dedim hıçkırıklarımın arasından.
“Bu kadar taneyi nasıl toplayacağım şimdi?”

Mevzu hiçbir zaman şeker değildi. Ama ben yine de şekerin dökülmesine ağladım. Bazen olur öyle, bir kase şekere dünyan yıkılır.

2😢 1
 
Alt 22 Aralık 2025, 10:26   #9
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

İnsan, önce kendiyle mutlu/mutsuz olmayı öğrenmeliydi.
Sonra, başkalarıyla mutlu/mutsuz olmaya cesaret etmeli.
“Kendini sev” demiyordum; ama kendinin farkında ol.
Eksiklerini, kusurlarını tanı ve ancak ondan sonra başkasını misafir et. Ne seni ziyan etsin, ne de kendini.

Ne güzel kitaptın sen. İçinde taşıdığın duygunun ağırlığından mı, yoksa benim ruhumun çıkmazlarından mı bitişin uzadı, bilmiyorum. Ama yine de,
incelikle işlediğin duyguları sevdim.

Zarif ruhlar, hayatta en çok üzülenler olur. Belki de bu yüzden en derin izleri onlar bırakır. Şimdi seni,
buruk bir hüzünle mazinin rafına bırakıyorum...

1👏 1
 
Alt 28 Aralık 2025, 15:46   #10
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Kapsül Nesli’ni izlemek, internette yapay bir rahimde büyüyen kuzunun görüntüsünü gördükten sonra izledim. Bu iki sahne zihnimde değil, bedenimde yankılandı; ürperdim. Mümkün olan her şeyin kabul edilebilir olmadığı bir eşikteyiz artık. Bir yaşamı kendi bedenimde taşımadan var etmeyi, bir kadın olarak içimde barındıramıyorum. Zihnim itiraz ederken, bedenim çoktan karşı çıkmıştı bile daha gerçek olmadan. Umarım o nesli görmem. Çünkü acının dışlandığı, bedenin susturulduğu bir dünyada, insanın hayatta kalması değil, direnmesi gerekir.

😮 1
 


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı





Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:26.