![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| |
| | #1 |
|
...............................Gamze çıkıp kapıyı kapatır. Selim oturur başını ellerinin arasına alıp SELİM: offfff Tütün sarıp sigarasını yakar. 2 GÜN SONRA 97. CAFE İÇ/GÜN (GAMZE,RIFAT) Gamze rıfatla bir kafede çay içer. RIFAT: Tatil nasıldı GAMZE: iyi işte Rıfat. biraz stres atıp geldim RIFAT: iyi yaptın, benimde çok ihtiyacım var bu aralar Gamzenin telefonu çalar. Gamze telefonu alıp masadan kalkıp açar GAMZE:Alo 98.SOKAK DIŞ/GÜN (Selim,GAMZE SES) Selim kulağında telefonla yolda yürürken konuşur. SELİM: Alo GAMZE: döndün mü? SELİM: Nerdesin. İki gündür ulaşamadım sana. Noldu birdenbire GAMZE: Bişe olmadı, biraz işim çıktı SELİM: nerdesin şimdi GAMZE: Dolaşıyorum öyle SELİM: cafeye gidiyorum. Gelsene GAMZE: tamam bir saat sonra ordayım. Öpüyorum, görüşürüz SELİM:görüşürüz Telefonu kapatır ve yürür. 99.CAFE İÇ/GÜN (selim, gamze,masal ses, Ahmet ses, garson, fgr) Selim bir cafede çay içerker arkasından bir çift el gözlerini kapatır. SELİM:gamze Ayağa kalkar, sarılırlar. Gamze oturur. SELİM: ne içersin GAMZE: sade kahve Selim garsona doğru SELİM: Bi sade kahve alabilir miyiz SELİM: nerdeydin, neden ulaşamadım sana. Meraktan öldürdün beni, noldu? GAMZE: yavaş tamam. İyiyim işte bişeyim yok SELİM: noldu neden birden basıp gittin. GAMZE: ailevi işte anlatamicağım şeyler boşver artık. Burdayım. SELİM: peki. Aileviyse sustum tamam GAMZE: sen nasılsın, tatil nasıldı benden sonra SELİM: durmadım ki? GAMZE: neden? Selimin telefonu çalar. SELİM: kızım arıyor. GAMZE: aç işte Selim telefonu açar SELİM: aşkıımmm MASAL: Baba SELİM: nasılsın aşkım MASAL: İyiyim. Gamze sessizce GAMZE: Okulunu sor SELİM: okul nasıl gidiyor, neler öğrendin MASAL: iyi. İspanyolca öğrendim SELİM: ooo, ne güzel. Mesela merhaba ne demek İspanyolca MASAL: ola SELİM: vayyy. Aferin benim kızıma GAMZE: arkadaşlarını sor SELİM: aşkım senin en yakın arkadaşın kim MASAL: ezgi SELİM: hmm en çok ezgiyi mi seviyorsun MASAL: Evet, iyi anlaşıyoruz onunla. Onunda bi sürü bebeği var. Okula getiriyor. Bende götürüyorum. Elbise giydirmece oynuyoruz. SELİM. Vay canına. Peki senin en sevdiğin renk hangisi MASAL: pembeee SELİM: O zaman… ben sana pembe bir ayakkabı alayım MASAL: oluuurr. SELİM: tamaaam. Başka bir şey ister misin. MASAL: bide kitap al SELİM: çok mu seviyorsun kitap okumayı MASAL: evet. Biliyor musun ben haftada dört kitap bitiriyorum SELİM: aferin benim akıllı kızıma. Masal bişe söyliyim mi? MASAL: söyle SELİM: biliyor musun? Ben seni çok çok çooooook özledim MASAL: bende seni çok özledim MASAL: baba SELİM: efendim kızım MASAL: ne zaman gelcen? Selim bir an duraksar. SELİM: yakında kızım. Ama istersen söyle annene sen gel MASAL: olmaz SELİM: neden MASAL: olmaz işte sen gel SELİM: peki aşkım MASAL: şey, ben şimdi kapatıyorum. Yemek yicekmişiz. SELİM: tamam kızım. Seni seviyorum MASAL: bende seni. Hoşça kal SELİM: hoşça kal Selim telefonu kapatırken yüzünde tebessüm vardır. GAMZE: gördün mü? Selim, cevap vermez. GAMZE: Nerdeler şimdi? SELİM: Muğlada Tekrar telefonu çalar. SELİM: efendim Ahmet SELİM: hadi ya. SELİM: tabi gelmek lazım. Kaçta. SELİM: tamam kardeşim. Görüşürüz. GAMZE: noldu SELİM: bir arkadaşımızın çocuğu doğmuş. Akşam kutlama yemeği varmış da. Gitmesem ayıp olur şimdi GAMZE: git tabi SELİM: sende gelir misin GAMZE: ayıp olmasın SELİM: ne ayıbı canım dışarda bi yerde yemek yicez. GAMZE: yeni doğum yapmış kadın ne dışarısı SELİM: o biraz bizim eşekliğimiz. On beş gün olmuş GAMZE: tamam gelirim tabi. Çaylarını yudumlarlar. Gamze bardağını masaya koyar. 100.RESTORAN İÇ/GECE (SELİM,GAMZE,AHMET,BUKET,BURAK,BÜŞRA,TARIK,MELTEM, fgr) Gamze çay bardağını masaya koyar. herkes masada oturup birşeyler yiyip içmektedir. AHMET: Gamze sen neden içmiyorsun. GAMZE: içiyorum normalde. Ama kiralık arabayla geldim, bi sakatlık olmasın AHMET: anladım SELİM: çocuğun adını ne koydunuz? BÜŞRA: buğra GAMZE: adıyla yaşasın BURAK: teşekkür ederiz. MELTEM: sizde böyle şeyler göremeden ölcez herhalde selim bey Selim bozulur. BÜŞRA: ciddi ilişkiler adamı bozar tabi BUKET: siz ne zamandır birliktesiniz gamze Gamze konuşmalara kızmıştır SELİM: Biz birlik...... Gamze aniden selimin koluna girip lafını keser GAMZE: 1 aydır birlikteyiz. Kısmetse kışa da evlenmeye planlıyoruz BÜŞRA: nası yani, evlenme teklif etti mi selim GAMZE: hemde nası bi teklif. Haberiniz varmı bilmem, geçen hafta Yunanistan daydık. Yunan mitolojisinde inanışa göre Eros’ un oğlu metos var. Metos fakir bir çobanmış. Afrodit’ e aşık olmuş. Ama tabi Afrodit bir kraliçe, zengin. Metos ise gariban bir çoban. İmkansız aşk yani. Ama bigün Metos, Afrodit yürüyüşteyken, tüm cesaretini toplayıp önüne atlayıp diz çökmüş. Öncesinde de tahtadan bir yüzük oymuş.İlan etmiş aşkını afrodite. Sonra cebinden tahta yüzüğü çıkarmış ve afroditin parmağına takmış. Ve metosun aşkından o yüzük bir anda dünyanın en değerli pırlantasına dönüşmüş. Ama maalesef, Afrodit bu teklifi reddetmiş. Reddedince o yüzük çakıl taşları halinde etrafa dağılmış. Yunanistanda o taşların olduğu bölge hala koruma altında. Orayı ziyaret ederken, selim tüm güvenlikleri atlatıp, o çakıl taşlarından birini alıp birden diz çöktü. Selime döner. GAMZE: Sonrada o sihirli soruyu sordu bana Selim ağzı açık dinlemektedir. AHMET: vay be. Eee sonra? GAMZE: sonra 3 gün nezarette kaldık tabi. Ama Selim’in aşkı yetkilileri etkilemiş olacakki hiçbir işlem yapmadan bıraktılar bizi. BÜŞRA: (burak’a) gör gör, insanlar ne teklifler alıyor. Biz kuru bi yemeğe çocuk verdik. Ahmet kadehini kaldırıp AHMET: Büyük aşka Kadeh tokuştururlarken gamze de çay bardağını uzatır. 101.ARABA İÇ/GECE (SELİM,GAMZE) Gamze direksiyonda arabayı kullanırken, selim yanda oturur. SELİM: Metos he. Bir an ben bile inanacaktım GAMZE: Ama nasıl inandılar. SELİM: ( kahkahayla) inandılar dimi GAMZE: kimse benim arkadaşımın canını sıkamaz. Selim duygusalca gamzeye bakar SELİM: iyi ki varsın GAMZE: sende. Bir süre sesssizlikten sonra; SELİM: offf başım çatlıyor. Bi çorba içelim mi? GAMZE: boşver çorbayı, sen uyu eve gidince kaldırırım ben SELİM: ne uyucam be Gamze açık olan teybin sesini biraz yükseltir. Kamera teyp detay görüp yeniden selime döndüğünde selim uyumaktadır. Gamze sürmeye devam eder. 102.ARABA İÇ/GÜN (SELİM,GAMZE) Gamze araç sürmeye devam ederken yüzüne vuran güneş selimi uyandırır. Selim bir süre kendine gelmeye çalışır şaşırmış bir şekilde etrafa bakınır SELİM: nerdeyiz biz. Gamze gülümser SELİM: Burası muğla Aracı dışardan izleriz ve bir evin önünde durur. Selim arabadan iner. Binaya girer. 103.BİNA İÇ/GÜN (SELİM,MASAL,PINAR) Selim bir zili çalar. Kapıyı Pınar açar. PINAR: Selim Arkasından bakan masal babasını görür. MASAL: babaaaaa Selime koşar.Selim çömelip kızını sımsıkı kucaklar SELİM: Canım kızım. Defalarca birbirlerini öperler. PINAR: geç bari içeri Selim içeri girer. 104.BİNA DIŞ/GECE (SELİM,GAMZE) Gamze arabanın içinde uyumaktadır. Akşam olmuştur. Selim camı tıklatıp gamzeyi uyandırır. Gamze kapı kilitini açar. Selim arabaya biner. Gamzeye sarılır. SELİM: Çok teşekkür ederim Ayrılırlar. SELİM: sen geç bu tarafta uyu biraz ben sürerim. Yer değiştirirler ve yola çıkarlar. Ekran kararır 105.SELİM EV İÇ/GÜN (selim,gamze) Selim ve gamze eve girer. Selim salonda annesini görür.Annesi, baş örtülü, 60 yaşlarında mütevazi bir Anadolu kadınıdır. SELİM: Anne ANNE: oğluşum Selim koşar annesine sarılır. Annesi gamzeyi görür. Gamze yanına gidip GAMZE:Hoşgeldiniz teyzecim ANNE: Hoşbuldum kızım SELİM: Tanıştırayım anne. Gamze, annem GAMZE: Çok memnun oldum. ANNE: bende kızım Anne, manalı gözlerle gamzeyi inceler. GAMZE: Ben sizi başbaşa bırakayım. SELİM: gitmene gerek yok. Birlikte kahvaltı yapalım GAMZE: yok. Annen hem yoldan gelmiş yorgundur. Siz bir dinlenin sonra buluşuruz ANNE: Yok kızım yok. Yol boyu güzelce uyudum zaten. Kal sende ben hiç rahatsız olmam GAMZE: peki madem. O zaman siz oturun ben kahvaltı hazırlayayım. ANNE: zahmet etme yavrum ben hazırlayayım GAMZE: olur mu hiç teyzecim. Siz oğlunuzla hasret giderin güzel güzel. Ben hemen hazırlarım SELİM: gel anne gel Annesine sarılıp götürür otururlar. Gamze mutfağa geçer. Birşeyler hazırlar. ANNE: Güzel kızmış. Bana bak yavuklun mu bu kızcağız SELİM: değil anne arkadaşım ANNE: hmm. Bana pek öyle gelmedi SELİM: yok anne gerçekten arkadaşım. Sevgilim olsa Demem mi ben sana Anne gamzeyi süzer. ANNE: seviyon mu sen bu kızı? Selim gamzeye bakar SELİM: çok farklı. Galiba seviyorum ANNE: oda seviyor mu seni SELİM: bilmem ANNE: bana pek seviyor gibi geldi SELİM: hadi ya. Nerden anladın anne Anne gerinerek ANNE: bizde bişeler gördük herhalde hayatta Gülerler. Selim doğrulup SELİM: Anne, ben masalı görmeye gittim ANNE: yaaa çok mutlu oldum nasılmış kuzucum SELİM: iyi anne nasıl olsun.Çok özlemiştim ANNE: insan evladını özlemez mi hiç. Kaç zamandır görmüyordun SELİM: 4-5 yıl olmuştu.sağolsun gamze sürpriz yapmış götürdü Anne gamzeye bakıp ANNE: Düşünceli de kız. Maşallah Selim güler. SELİM: anneee SELİM: ya bu arada sen nası girdin eve ANNE: Geçen geldiğimde verdiydin ya anahtarı SELİM: Öyle mi. İyi bari isabet olmuş, sokakta kalacaktın yoksa ANNE: Oğlum kaç yaşında kadınım giderdim bi otele nolcak. Selimin dizini okşayıp ANNE: Sen yeter ki yavrundan eksik kalma GAMZE: Kahvaltı hazır. Hadi buyrun. Selim ve annesi sofraya geçer. Gamze çayları koyar otururlar. ANNE: ellerine sağlık kızım GAMZE: afiyet olsun teyzecim. Bir yandan kahvaltı ederler. GAMZE: yolculuk nasıl geçti ANNE: çok rahattı vallaha. Koltuğumu da yatırdım bide ayak koyma yeri yapmışlar. Onu da açtım uzattım ayaklarımı oooohhh mis gibi yatıp geldim vallaha. Ee tabi arkamdaki adam biraz söylendi ya bana ne, koltuk yatıyor ben mi öyle yaptım onu Gülerler SELİM: iyi yapmışsın canım annem. ANNE: sen ellerini yıkadın mı bakiyim geldin oturdun sofraya SELİM: anne nerden çıktı şimdi ne güzel yiyoruz işte. ANNE: sus. Kalk yıka bakayım. Sonra gamze kızım hiç terbiye vermemiş oğluna diyecek GAMZE: (gülerek) estağfrullah SELİM: peki güzel annem Kalkıp annesini başından öper ve lavaboya gider. Anne gamzeye eğilip sessizce ANNE: kızım sen de seviyon mu selim’i GAMZE: yanlış anladınız teyzecim biz arkadaşız. İyiarkadaşız. Anne hmmm gibisinden ağzını buruşturup tebessüm eder kahvaltıya devam ederlerken selim banyodan çıkar gelir. Masaya oturur. SELİM: nereleri gezdireyim benim güzel anneme ANNE: Buraya kadar gelmişken Şu meşhur koruyu görmeden gitmem vallahi SELİM: tamam canım anam, kahvaltımızı yapalım ben gezdiririm seni nereye gitmek istersen. Kahvaltıya devam ederler ekran kararır. 106.SELİM EV İÇ/GÜN (GAMZE,SELİM, ANNE) Selim koltukta uyuyakalmıştır. Anne hazırlanmış gamze ile birlikte evden çıkacaklardır.Anne , selime bakarak ANNE: çok yorulmuş ya hınzır, uyukaldı işte. Sonra gamzeye döner ANNE: Sana da zahmet olacak kızım. Ben kendim giderdim ya GAMZE: olur mu teyzecim. Bende eve geçerim zaten ordan. Ne zahmet olacak gel hadi. Anne, gamzenin açtığı kapıdan çıkar, gamze de arkasından çıkıp kapıyı kapatır. 107.SOKAK DIŞ,GÜN (GAMZE,ANNE) Gamze sokakta yürürlerken selimin annesine bazı yerler gösterip tanıtır. Uzaktan görürüz. 108. TÜRBE DIŞ/GÜN (GAMZE,ANNE) Anne, bir türbeye dua eder, ağaca bir çaput bağlar. Geri gamzenin yanına gelir, yürürler. 109.PASTANE İÇ/GÜN (GAMZE,ANNE,FGR) Gamze ve selimin annesi bir pastanede dondurma yerler. GAMZE: ne diledin dilek ağacında ANNE: Selimin sıkıntılarından kurtulması, borçlarını ödemesi ve iyi bir kısmetle yuva kurup mutlu olmasını diledim. Gamze dondurmasından bir kaşık alırken anne gamzeye bakar. ANNE: Sizin aranızda gerçekten duygusal bişey yok mu GAMZE: Selim benim hayatta ki en yakın dostum. Onu çok seviyorum. Ama sadece arkadaşça. ANNE: Peki bakalım Dondurmalarını yerler. Gamze garsona hesap işareti yapar hesap gelir gamze öder ANNE: Dur kızım ben ödeyeyim GAMZE: olur mu hiç, sen misafirsin ANNE: olur mu kızım öderim ben sen dur Gamze hesabı verir. GAMZE: tamam hadi kalkalım. ANNE: olmadı ya böyle Kalkıp yürürler. 110.ÇAY BAHÇESİ DIŞ/GÜN (GAMZE,SELİM ANNE) Çay bahçesine gelip otururlar. Anne dizlerini ovup ANNE: ufff çok yorulmuşuz. İyi gezdik ama dimi GAMZE: Yarında gezeriz sen istrersen ANNE: Yok ben yarın döneceğim kızım GAMZE: aaa olur mu daha bugün geldin ANNE: Ben öyle bi oğlumu göreyim dedim. Meraklanmıştım ama gördüm ki iyi. Sende yanındasın. Ben düzeninizi bozmayayım GAMZE: Aşk olsun o nasıl laf. Kal bikaç gün daha Anne çantasından fotoğraflar çıkarır. ANNE: yok kızım yok. Bak sana selim’in çocukluk resimlerini göstereyim. Anne bir fotoğraf gösterir ANNE: Burda daha 5-6 yaşında. GAMZE: çok tatlıymış ANNE: tatlıydı ya. Çok da zekiydi Babasıyla selimin fotoğrafını gösterir GAMZE: Babası mı ANNE: Babası ya. Çok düşkündü selimime. Selimde ona. Erken gitti rahmetli. GAMZE: başınız sağolsun. ANNE: saol kızım. Takdiri ilahi işte yapacak bişey yok dua etmekten başka. Selim daha 8 yaşındaydı beyim öldüğünde Başka bir fotoğraf gösterir ANNE: Buda selimin ilk fotoğraf makinesi GAMZE: çocukluktan düşkün demek ki fotoğrafa ANNE: Beyim doğumgününde ne istersin demişti selime. Fotoğrafa bakarız. Selim evde elinde fotoğraf makinesine mutlu halde bakmaktadır. ANNE: bu makineyi alabilmek için baba yadigarı kösteklisini satmıştı. O zamanlar ruslar gelmişti hep. Rus pazarları kurulurdu her şehirde. Savaştan kaçmışlar zağar.ucuz ucuz satardılar rusyadan getirdiklerini. Ordan almıştı beyim makineyi. Selim o zamandan meraklıdır ya fotoğraf çekmeye. GAMZE: çok güzel fotoğrafları var ANNE: var ama, yuva geçindirmeye yetmez ki. Aslında çok iyiydi selimimin işleri. Bir arkadaşıyla lokanta açmışlardı. Sonra battılar. Arkadaşıyla da düşman oldular. Borç senetlerinde selimin imzası varmış. Tüm alacaklılar dayanda selimimin kapısına. Karısı da terketti selimimi. Haklı kızcağız, çekemedi o kadar sorunu. Selimimde terk etti memleketi çalışıp borçlarını ödemek için geldi buralara. Ama fotoğrafla olmaz ya o iş anlatamadım işte. ANNE: neyse, seni de bunalttım derdimle GAMZE: olurmu teyzecim o nasıl laf. Hadi seni eve bırakayım. ANNE: sen zahmet etme kızım ben binerim burdan bi dolmuşa giderim. GAMZE: olur mu teyzecim sırtımda taşımicam ya. Birlikte gideriz işte. ANNE: peki madem. GAMZE: hesap(garsona doğru) 111.SELİM EV İÇ/GECE (SELİM,ANNE) Anne anahtarı açar eve girer. Selim yattığı koltukta uyanır. Yattığı yerden SELİM: Anne ANNE: kuzum. Anne gelip selimin baş ucuna oturur.selim başını annesinin kucağına uzanıp yatar. Anne saçlarını okşar. SELİM: naptınız ANNE: gazme kızımla gezdik biraz. SELİM: Masal nasıl(uyku sersemi) Anne cevap vermez. Selimin saçlarını okşar. Selim iyice uykuya dalar. ANNE: (kendi kendine) ben düşünürüm evladımı, o da kendi evladını. (gülümser) kuzum benim Ekran kararır. 112.SELİM EV İÇ/GÜN (selim,anne,gamze) Gamze selim ve anne hazırlanmıştır. Selim içerden annenin valizini getirir. ANNE: ben giderdim ya burdan. Siz niye geliyorsunuz SELİM: anne allah aşkına. hadi çıkalım Anne çıkar, gamze içeri doğru yürür. Selimin çektiği fotoğrafları yanına alır SELİM: noluyor GAMZE: lazım bana. Arkadaşlarıma hava atacam. Geri getiririm korkma Gamze çıkar, selimde arkasından çıkar 113.OTOGAR DIŞ/GÜN (Selim,Gamze,anne,muavin,fgr) Otobüsün başında selim annesine sarılır. MUAVİN: aşağıda yolcu kalmasın ANNE: kendine çok iyi bak kuzum SELİM: seni seviyorum anne Anne gamzeye sarılır ANNE: selimim sana emanet GAMZE: aklın kalmasın ANNE: kalmıyor. Artık içim rahat Anne otobüse biner. Otobüs giderken el sallarlar.gidince geri yürürler GAMZE: arkadaşımla yemeğe gitcektik unuttum. Sende gelsene geç kalmayayım ayıp olur SELİM: benim ne işim var. Siz takılın işte GAMZE: bi vazgeçemedim mızıkçılığından. Yürü gidiyoruz Gamze yürür, selim arkasından yürür SELİM: offffff 114.RESTORAN İÇ/GÜN (SELİM,GAMZE,BURÇİN,garson,fgr) Burçin, 25-30 yaşlarında güzel bir kadındır. Restoranda bir masada tek başına otururken kapıdan giren gamzeyi görüp gülümser. Gamze ve selim masaya gelir. Burçin kalkar. Gamzeyle sarılırlar. GAMZE: aşkımm BURÇİN: Canımm. GAMZE: tanıştırayım. Selim-burçin SELİM: memnun oldum Tokalaşırlar BURÇİN: bende Otururlar GAMZE: çok beklettik mi canım ya BURÇİN: yok kuzum yeni geldim bende daha GAMZE: kusura bakma nolur, selimin annesi burdaydı onu otobüse bindirdik ancak gelebildik. Garson gelir. GARSON: hoşgeldiniz efendim. Menüleri uzatır. SELİM: hoşbulduk Menüye bakarlar BURÇİN: efsane somon şiş yapar burası. Tavsiye ederim GAMZE: ne dersin SELİM: yanında rakı varsa balık bana uyar BURÇİN:rakısız balık gider mi hiç GAMZE: heh buldunuz birbirinizi. Rakı şişesinde balık olsam SELİM: bize somon şiş yanına da bi büyük rakı alalım GARSON: hay hay. Menüleri toplar GARSON: ortaya güzel bi salata yaptırıyorum BURÇİN: bol limonlu lütfen Garson gider. GAMZE: burçin başarılı bi yazar. SELİM: öyle mi, ne tarz yazıyorsunuz BURÇİN: aslında deneme seviyorum ama bu aralar senaryo işleri geldiğinden pek kitaba odaklanamıyorum. SELİM: senaryo mu. Çok iyimiş Garson servisi salatayı ve rakıyı getirir. Servis yapar. Gamze'nin telefonu çalar. TELEFON DETAY RIFAT ARIYOR Gamze telefonu alıp masadan kalkar. Selim ona bakar. Kamera gamzeyi takip eder GAMZE: alo GAMZE: tamam yarım saate geliyorum Gamze masaya döner. GAMZE: benim acil gitmem lazım SELİM: nereye GAMZE: bi işim çıktı. Bi yere gidip gelcem SELİM: ben bırakayım seni Selim ayaklanırken GAMZE: oturun siz otur. Ben gidip gelcem zaten. Yetişemezsem barda buluşuruz. SELİM: barda? GAMZE: gün uzun şampiyon. Ben işimi halledip geliyorum. Size afiyet olsun BURÇİN: bekliyoruz Gamze restorandan çıkar. 115. RESTORAN DIŞ/GÜN (GAMZE,TAKSİ) Gamzenin gözlerinden yaşlar akar. Gamze bir taksi tutar biner. Araç hareket eder.. Devam edecek.... ❤ 1 | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |