| | Sen Delisin (7)
...............................Gamze çıkıp kapıyı kapatır. Selim oturur başını ellerinin arasına alıp
SELİM: offfff
Tütün sarıp sigarasını yakar.
2 GÜN SONRA
97. CAFE İÇ/GÜN
(GAMZE,RIFAT)
Gamze rıfatla bir kafede çay içer.
RIFAT: Tatil nasıldı
GAMZE: iyi işte Rıfat. biraz
stres atıp geldim
RIFAT: iyi yaptın, benimde
çok ihtiyacım var bu aralar
Gamzenin telefonu çalar. Gamze telefonu alıp masadan kalkıp açar
GAMZE:Alo
98.SOKAK DIŞ/GÜN
(Selim,GAMZE SES)
Selim kulağında telefonla yolda yürürken konuşur.
SELİM: Alo
GAMZE: döndün mü?
SELİM: Nerdesin. İki gündür
ulaşamadım sana. Noldu birdenbire
GAMZE: Bişe olmadı, biraz işim çıktı
SELİM: nerdesin şimdi
GAMZE: Dolaşıyorum öyle
SELİM: cafeye gidiyorum. Gelsene
GAMZE: tamam bir saat sonra ordayım. Öpüyorum, görüşürüz
SELİM:görüşürüz
Telefonu kapatır ve yürür.
99.CAFE İÇ/GÜN
(selim, gamze,masal ses, Ahmet ses, garson, fgr)
Selim bir cafede çay içerker arkasından bir çift el gözlerini kapatır.
SELİM:gamze
Ayağa kalkar, sarılırlar. Gamze oturur.
SELİM: ne içersin
GAMZE: sade kahve
Selim garsona doğru
SELİM: Bi sade kahve alabilir miyiz
SELİM: nerdeydin, neden
ulaşamadım sana. Meraktan
öldürdün beni, noldu?
GAMZE: yavaş tamam. İyiyim
işte bişeyim yok
SELİM: noldu neden
birden basıp gittin.
GAMZE: ailevi işte
anlatamicağım şeyler boşver
artık. Burdayım.
SELİM: peki. Aileviyse
sustum tamam
GAMZE: sen nasılsın, tatil
nasıldı benden sonra
SELİM: durmadım ki?
GAMZE: neden?
Selimin telefonu çalar.
SELİM: kızım arıyor.
GAMZE: aç işte
Selim telefonu açar
SELİM: aşkıımmm
MASAL: Baba
SELİM: nasılsın aşkım
MASAL: İyiyim.
Gamze sessizce
GAMZE: Okulunu sor
SELİM: okul nasıl gidiyor,
neler öğrendin
MASAL: iyi. İspanyolca
öğrendim
SELİM: ooo, ne güzel. Mesela
merhaba ne demek İspanyolca
MASAL: ola
SELİM: vayyy. Aferin benim
kızıma
GAMZE: arkadaşlarını sor
SELİM: aşkım senin en yakın
arkadaşın kim
MASAL: ezgi
SELİM: hmm en çok ezgiyi mi
seviyorsun
MASAL: Evet, iyi anlaşıyoruz
onunla. Onunda bi sürü
bebeği var. Okula getiriyor.
Bende götürüyorum. Elbise
giydirmece oynuyoruz.
SELİM. Vay canına. Peki
senin en sevdiğin renk
hangisi
MASAL: pembeee
SELİM: O zaman… ben sana
pembe bir ayakkabı alayım
MASAL: oluuurr.
SELİM: tamaaam. Başka bir
şey ister misin.
MASAL: bide kitap al
SELİM: çok mu seviyorsun
kitap okumayı
MASAL: evet. Biliyor musun
ben haftada dört kitap
bitiriyorum
SELİM: aferin benim akıllı
kızıma. Masal bişe söyliyim
mi?
MASAL: söyle
SELİM: biliyor musun? Ben
seni çok çok çooooook özledim
MASAL: bende seni çok özledim
MASAL: baba
SELİM: efendim kızım
MASAL: ne zaman gelcen?
Selim bir an duraksar.
SELİM: yakında kızım. Ama
istersen söyle annene sen gel
MASAL: olmaz
SELİM: neden
MASAL: olmaz işte sen gel
SELİM: peki aşkım
MASAL: şey, ben şimdi
kapatıyorum. Yemek
yicekmişiz.
SELİM: tamam kızım. Seni
seviyorum
MASAL: bende seni. Hoşça kal
SELİM: hoşça kal
Selim telefonu kapatırken yüzünde tebessüm vardır.
GAMZE: gördün mü?
Selim, cevap vermez.
GAMZE: Nerdeler şimdi?
SELİM: Muğlada
Tekrar telefonu çalar.
SELİM: efendim Ahmet
SELİM: hadi ya.
SELİM: tabi gelmek lazım. Kaçta.
SELİM: tamam kardeşim. Görüşürüz.
GAMZE: noldu
SELİM: bir arkadaşımızın
çocuğu doğmuş. Akşam kutlama
yemeği varmış da. Gitmesem ayıp olur şimdi
GAMZE: git tabi
SELİM: sende gelir misin
GAMZE: ayıp olmasın
SELİM: ne ayıbı canım
dışarda bi yerde yemek yicez.
GAMZE: yeni doğum yapmış
kadın ne dışarısı
SELİM: o biraz bizim
eşekliğimiz. On beş gün olmuş
GAMZE: tamam gelirim tabi.
Çaylarını yudumlarlar. Gamze bardağını masaya koyar.
100.RESTORAN İÇ/GECE
(SELİM,GAMZE,AHMET,BUKET,BURAK,BÜŞRA,TARIK,MELTEM, fgr)
Gamze çay bardağını masaya koyar. herkes masada oturup birşeyler yiyip içmektedir.
AHMET: Gamze sen neden içmiyorsun.
GAMZE: içiyorum normalde.
Ama kiralık arabayla geldim,
bi sakatlık olmasın
AHMET: anladım
SELİM: çocuğun adını ne
koydunuz?
BÜŞRA: buğra
GAMZE: adıyla yaşasın
BURAK: teşekkür ederiz.
MELTEM: sizde böyle şeyler
göremeden ölcez herhalde
selim bey
Selim bozulur.
BÜŞRA: ciddi ilişkiler adamı bozar tabi
BUKET: siz ne zamandır
birliktesiniz gamze
Gamze konuşmalara kızmıştır
SELİM: Biz birlik......
Gamze aniden selimin koluna girip lafını keser
GAMZE: 1 aydır birlikteyiz.
Kısmetse kışa da evlenmeye planlıyoruz
BÜŞRA: nası yani, evlenme
teklif etti mi selim
GAMZE: hemde nası bi teklif.
Haberiniz varmı bilmem,
geçen hafta Yunanistan daydık. Yunan mitolojisinde
inanışa göre Eros’ un oğlu metos var. Metos fakir bir
çobanmış. Afrodit’ e aşık olmuş. Ama tabi Afrodit bir
kraliçe, zengin. Metos ise gariban bir çoban. İmkansız
aşk yani. Ama bigün Metos, Afrodit yürüyüşteyken, tüm
cesaretini toplayıp önüne atlayıp diz çökmüş.
Öncesinde de tahtadan bir yüzük oymuş.İlan etmiş
aşkını afrodite. Sonra cebinden tahta yüzüğü
çıkarmış ve afroditin parmağına takmış. Ve metosun
aşkından o yüzük bir anda dünyanın en değerli
pırlantasına dönüşmüş. Ama maalesef, Afrodit bu teklifi
reddetmiş. Reddedince o yüzük çakıl taşları halinde
etrafa dağılmış. Yunanistanda o taşların olduğu bölge hala koruma
altında. Orayı ziyaret ederken, selim tüm güvenlikleri atlatıp, o
çakıl taşlarından birini alıp birden diz çöktü.
Selime döner.
GAMZE: Sonrada o sihirli soruyu sordu bana
Selim ağzı açık dinlemektedir.
AHMET: vay be. Eee sonra?
GAMZE: sonra 3 gün nezarette kaldık tabi. Ama Selim’in
aşkı yetkilileri etkilemiş olacakki hiçbir işlem
yapmadan bıraktılar bizi.
BÜŞRA: (burak’a) gör gör, insanlar ne teklifler
alıyor. Biz kuru bi yemeğe çocuk verdik.
Ahmet kadehini kaldırıp
AHMET: Büyük aşka
Kadeh tokuştururlarken gamze de çay bardağını uzatır.
101.ARABA İÇ/GECE
(SELİM,GAMZE)
Gamze direksiyonda arabayı kullanırken, selim yanda oturur.
SELİM: Metos he. Bir an ben bile inanacaktım
GAMZE: Ama nasıl inandılar.
SELİM: ( kahkahayla) inandılar dimi
GAMZE: kimse benim arkadaşımın canını sıkamaz.
Selim duygusalca gamzeye bakar
SELİM: iyi ki varsın
GAMZE: sende.
Bir süre sesssizlikten sonra;
SELİM: offf başım çatlıyor.
Bi çorba içelim mi?
GAMZE: boşver çorbayı, sen
uyu eve gidince kaldırırım ben
SELİM: ne uyucam be
Gamze açık olan teybin sesini biraz yükseltir. Kamera teyp detay görüp yeniden selime döndüğünde selim uyumaktadır. Gamze sürmeye devam eder.
102.ARABA İÇ/GÜN
(SELİM,GAMZE)
Gamze araç sürmeye devam ederken yüzüne vuran güneş selimi uyandırır. Selim bir süre kendine gelmeye çalışır şaşırmış bir şekilde etrafa bakınır
SELİM: nerdeyiz biz.
Gamze gülümser
SELİM: Burası muğla
Aracı dışardan izleriz ve bir evin önünde durur. Selim arabadan iner. Binaya girer.
103.BİNA İÇ/GÜN
(SELİM,MASAL,PINAR)
Selim bir zili çalar. Kapıyı Pınar açar.
PINAR: Selim
Arkasından bakan masal babasını görür.
MASAL: babaaaaa
Selime koşar.Selim çömelip kızını sımsıkı kucaklar
SELİM: Canım kızım.
Defalarca birbirlerini öperler.
PINAR: geç bari içeri
Selim içeri girer.
104.BİNA DIŞ/GECE
(SELİM,GAMZE)
Gamze arabanın içinde uyumaktadır. Akşam olmuştur. Selim camı tıklatıp gamzeyi uyandırır. Gamze kapı kilitini açar. Selim arabaya biner. Gamzeye sarılır.
SELİM: Çok teşekkür ederim
Ayrılırlar.
SELİM: sen geç bu tarafta uyu biraz ben sürerim.
Yer değiştirirler ve yola çıkarlar.
Ekran kararır
105.SELİM EV İÇ/GÜN
(selim,gamze)
Selim ve gamze eve girer. Selim salonda annesini görür.Annesi, baş örtülü, 60 yaşlarında mütevazi
bir Anadolu kadınıdır.
SELİM: Anne
ANNE: oğluşum
Selim koşar annesine sarılır. Annesi gamzeyi görür. Gamze yanına gidip
GAMZE:Hoşgeldiniz teyzecim
ANNE: Hoşbuldum kızım
SELİM: Tanıştırayım anne.
Gamze, annem
GAMZE: Çok memnun oldum.
ANNE: bende kızım
Anne, manalı gözlerle gamzeyi inceler.
GAMZE: Ben sizi başbaşa bırakayım.
SELİM: gitmene gerek yok. Birlikte kahvaltı yapalım
GAMZE: yok. Annen hem yoldan gelmiş yorgundur. Siz bir
dinlenin sonra buluşuruz
ANNE: Yok kızım yok. Yol boyu güzelce uyudum zaten.
Kal sende ben hiç rahatsız olmam
GAMZE: peki madem. O zaman siz oturun ben kahvaltı
hazırlayayım.
ANNE: zahmet etme yavrum ben hazırlayayım
GAMZE: olur mu hiç teyzecim.
Siz oğlunuzla hasret giderin
güzel güzel. Ben hemen hazırlarım
SELİM: gel anne gel
Annesine sarılıp götürür otururlar. Gamze mutfağa geçer. Birşeyler hazırlar.
ANNE: Güzel kızmış. Bana bak
yavuklun mu bu kızcağız
SELİM: değil anne arkadaşım
ANNE: hmm. Bana pek öyle gelmedi
SELİM: yok anne gerçekten
arkadaşım. Sevgilim olsa
Demem mi ben sana
Anne gamzeyi süzer.
ANNE: seviyon mu sen bu
kızı?
Selim gamzeye bakar
SELİM: çok farklı. Galiba seviyorum
ANNE: oda seviyor mu seni
SELİM: bilmem
ANNE: bana pek seviyor gibi geldi
SELİM: hadi ya. Nerden anladın anne
Anne gerinerek
ANNE: bizde bişeler gördük herhalde hayatta
Gülerler. Selim doğrulup
SELİM: Anne, ben masalı görmeye gittim
ANNE: yaaa çok mutlu oldum
nasılmış kuzucum
SELİM: iyi anne nasıl
olsun.Çok özlemiştim
ANNE: insan evladını özlemez
mi hiç. Kaç zamandır görmüyordun
SELİM: 4-5 yıl
olmuştu.sağolsun gamze
sürpriz yapmış götürdü
Anne gamzeye bakıp
ANNE: Düşünceli de kız. Maşallah
Selim güler.
SELİM: anneee
SELİM: ya bu arada sen nası girdin eve
ANNE: Geçen geldiğimde
verdiydin ya anahtarı
SELİM: Öyle mi. İyi bari
isabet olmuş, sokakta kalacaktın yoksa
ANNE: Oğlum kaç yaşında
kadınım giderdim bi otele
nolcak.
Selimin dizini okşayıp
ANNE: Sen yeter ki yavrundan
eksik kalma
GAMZE: Kahvaltı hazır. Hadi buyrun.
Selim ve annesi sofraya geçer. Gamze çayları koyar otururlar.
ANNE: ellerine sağlık kızım
GAMZE: afiyet olsun teyzecim.
Bir yandan kahvaltı ederler.
GAMZE: yolculuk nasıl geçti
ANNE: çok rahattı vallaha.
Koltuğumu da yatırdım bide
ayak koyma yeri yapmışlar.
Onu da açtım uzattım
ayaklarımı oooohhh mis gibi
yatıp geldim vallaha. Ee
tabi arkamdaki adam biraz
söylendi ya bana ne, koltuk
yatıyor ben mi öyle yaptım onu
Gülerler
SELİM: iyi yapmışsın canım annem.
ANNE: sen ellerini yıkadın
mı bakiyim geldin oturdun sofraya
SELİM: anne nerden çıktı
şimdi ne güzel yiyoruz işte.
ANNE: sus. Kalk yıka
bakayım. Sonra gamze kızım
hiç terbiye vermemiş oğluna diyecek
GAMZE: (gülerek) estağfrullah
SELİM: peki güzel annem
Kalkıp annesini başından öper ve lavaboya gider. Anne gamzeye eğilip sessizce
ANNE: kızım sen de seviyon mu selim’i
GAMZE: yanlış anladınız
teyzecim biz arkadaşız. İyiarkadaşız.
Anne hmmm gibisinden ağzını buruşturup tebessüm eder kahvaltıya devam ederlerken selim
banyodan çıkar gelir. Masaya oturur.
SELİM: nereleri gezdireyim
benim güzel anneme
ANNE: Buraya kadar gelmişken
Şu meşhur koruyu görmeden gitmem vallahi
SELİM: tamam canım anam, kahvaltımızı yapalım ben
gezdiririm seni nereye gitmek istersen.
Kahvaltıya devam ederler ekran kararır.
106.SELİM EV İÇ/GÜN
(GAMZE,SELİM, ANNE)
Selim koltukta uyuyakalmıştır. Anne hazırlanmış gamze ile birlikte evden çıkacaklardır.Anne ,
selime bakarak
ANNE: çok yorulmuş ya
hınzır, uyukaldı işte.
Sonra gamzeye döner
ANNE: Sana da zahmet olacak
kızım. Ben kendim giderdim ya
GAMZE: olur mu teyzecim.
Bende eve geçerim zaten
ordan. Ne zahmet olacak gel hadi.
Anne, gamzenin açtığı kapıdan çıkar, gamze de arkasından çıkıp kapıyı kapatır.
107.SOKAK DIŞ,GÜN
(GAMZE,ANNE)
Gamze sokakta yürürlerken selimin annesine bazı yerler gösterip tanıtır. Uzaktan görürüz.
108. TÜRBE DIŞ/GÜN
(GAMZE,ANNE)
Anne, bir türbeye dua eder, ağaca bir çaput bağlar. Geri gamzenin yanına gelir, yürürler.
109.PASTANE İÇ/GÜN
(GAMZE,ANNE,FGR)
Gamze ve selimin annesi bir pastanede dondurma yerler.
GAMZE: ne diledin dilek ağacında
ANNE: Selimin sıkıntılarından kurtulması,
borçlarını ödemesi ve iyi bir kısmetle yuva kurup
mutlu olmasını diledim.
Gamze dondurmasından bir kaşık alırken anne gamzeye bakar.
ANNE: Sizin aranızda
gerçekten duygusal bişey yok mu
GAMZE: Selim benim hayatta ki en yakın dostum. Onu çok
seviyorum. Ama sadece arkadaşça.
ANNE: Peki bakalım
Dondurmalarını yerler. Gamze garsona hesap işareti yapar hesap gelir gamze öder
ANNE: Dur kızım ben ödeyeyim
GAMZE: olur mu hiç, sen misafirsin
ANNE: olur mu kızım öderim ben sen dur
Gamze hesabı verir.
GAMZE: tamam hadi kalkalım.
ANNE: olmadı ya böyle
Kalkıp yürürler.
110.ÇAY BAHÇESİ DIŞ/GÜN
(GAMZE,SELİM ANNE)
Çay bahçesine gelip otururlar. Anne dizlerini ovup
ANNE: ufff çok yorulmuşuz. İyi gezdik ama dimi
GAMZE: Yarında gezeriz sen istrersen
ANNE: Yok ben yarın döneceğim kızım
GAMZE: aaa olur mu daha bugün geldin
ANNE: Ben öyle bi oğlumu göreyim dedim.
Meraklanmıştım ama gördüm ki iyi. Sende yanındasın. Ben
düzeninizi bozmayayım
GAMZE: Aşk olsun o nasıl laf. Kal bikaç gün daha
Anne çantasından fotoğraflar
çıkarır.
ANNE: yok kızım yok. Bak
sana selim’in çocukluk resimlerini göstereyim.
Anne bir fotoğraf gösterir
ANNE: Burda daha 5-6 yaşında.
GAMZE: çok tatlıymış
ANNE: tatlıydı ya. Çok da zekiydi
Babasıyla selimin fotoğrafını gösterir
GAMZE: Babası mı
ANNE: Babası ya. Çok
düşkündü selimime. Selimde
ona. Erken gitti rahmetli.
GAMZE: başınız sağolsun.
ANNE: saol kızım. Takdiri
ilahi işte yapacak bişey yok
dua etmekten başka. Selim
daha 8 yaşındaydı beyim öldüğünde
Başka bir fotoğraf gösterir
ANNE: Buda selimin ilk fotoğraf makinesi
GAMZE: çocukluktan düşkün
demek ki fotoğrafa
ANNE: Beyim doğumgününde ne
istersin demişti selime.
Fotoğrafa bakarız. Selim evde elinde fotoğraf makinesine mutlu halde bakmaktadır.
ANNE: bu makineyi alabilmek
için baba yadigarı
kösteklisini satmıştı. O
zamanlar ruslar gelmişti
hep. Rus pazarları kurulurdu
her şehirde. Savaştan
kaçmışlar zağar.ucuz ucuz
satardılar rusyadan
getirdiklerini. Ordan
almıştı beyim makineyi.
Selim o zamandan meraklıdır
ya fotoğraf çekmeye.
GAMZE: çok güzel fotoğrafları var
ANNE: var ama, yuva
geçindirmeye yetmez ki.
Aslında çok iyiydi selimimin
işleri. Bir arkadaşıyla
lokanta açmışlardı. Sonra
battılar. Arkadaşıyla da
düşman oldular. Borç
senetlerinde selimin imzası
varmış. Tüm alacaklılar
dayanda selimimin kapısına.
Karısı da terketti selimimi.
Haklı kızcağız, çekemedi o
kadar sorunu. Selimimde terk
etti memleketi çalışıp
borçlarını ödemek için geldi
buralara. Ama fotoğrafla
olmaz ya o iş anlatamadım işte.
ANNE: neyse, seni de bunalttım derdimle
GAMZE: olurmu teyzecim o
nasıl laf. Hadi seni eve bırakayım.
ANNE: sen zahmet etme kızım
ben binerim burdan bi dolmuşa giderim.
GAMZE: olur mu teyzecim
sırtımda taşımicam ya.
Birlikte gideriz işte.
ANNE: peki madem.
GAMZE: hesap(garsona doğru)
111.SELİM EV İÇ/GECE
(SELİM,ANNE)
Anne anahtarı açar eve girer. Selim yattığı koltukta uyanır. Yattığı yerden
SELİM: Anne
ANNE: kuzum.
Anne gelip selimin baş ucuna oturur.selim başını annesinin kucağına uzanıp yatar. Anne saçlarını okşar.
SELİM: naptınız
ANNE: gazme kızımla gezdik biraz.
SELİM: Masal nasıl(uyku
sersemi)
Anne cevap vermez. Selimin saçlarını okşar. Selim iyice uykuya dalar.
ANNE: (kendi kendine) ben
düşünürüm evladımı, o da
kendi evladını. (gülümser)
kuzum benim
Ekran kararır.
112.SELİM EV İÇ/GÜN
(selim,anne,gamze)
Gamze selim ve anne hazırlanmıştır. Selim içerden annenin valizini getirir.
ANNE: ben giderdim ya
burdan. Siz niye geliyorsunuz
SELİM: anne allah aşkına. hadi çıkalım
Anne çıkar, gamze içeri doğru yürür. Selimin çektiği fotoğrafları yanına alır
SELİM: noluyor
GAMZE: lazım bana.
Arkadaşlarıma hava atacam.
Geri getiririm korkma
Gamze çıkar, selimde arkasından çıkar
113.OTOGAR DIŞ/GÜN
(Selim,Gamze,anne,muavin,fgr)
Otobüsün başında selim annesine sarılır.
MUAVİN: aşağıda yolcu kalmasın
ANNE: kendine çok iyi bak kuzum
SELİM: seni seviyorum anne
Anne gamzeye sarılır
ANNE: selimim sana emanet
GAMZE: aklın kalmasın
ANNE: kalmıyor. Artık içim rahat
Anne otobüse biner. Otobüs giderken el sallarlar.gidince geri yürürler
GAMZE: arkadaşımla yemeğe
gitcektik unuttum. Sende
gelsene geç kalmayayım ayıp olur
SELİM: benim ne işim var.
Siz takılın işte
GAMZE: bi vazgeçemedim
mızıkçılığından. Yürü gidiyoruz
Gamze yürür, selim arkasından yürür
SELİM: offffff
114.RESTORAN İÇ/GÜN
(SELİM,GAMZE,BURÇİN,garson,fgr)
Burçin, 25-30 yaşlarında güzel bir kadındır. Restoranda bir masada tek başına otururken kapıdan giren
gamzeyi görüp gülümser. Gamze ve selim masaya gelir. Burçin kalkar. Gamzeyle sarılırlar.
GAMZE: aşkımm
BURÇİN: Canımm.
GAMZE: tanıştırayım. Selim-burçin
SELİM: memnun oldum
Tokalaşırlar
BURÇİN: bende
Otururlar
GAMZE: çok beklettik mi canım ya
BURÇİN: yok kuzum yeni geldim bende daha
GAMZE: kusura bakma nolur,
selimin annesi burdaydı onu
otobüse bindirdik ancak gelebildik.
Garson gelir.
GARSON: hoşgeldiniz efendim.
Menüleri uzatır.
SELİM: hoşbulduk
Menüye bakarlar
BURÇİN: efsane somon şiş
yapar burası. Tavsiye ederim
GAMZE: ne dersin
SELİM: yanında rakı varsa balık bana uyar
BURÇİN:rakısız balık gider mi hiç
GAMZE: heh buldunuz
birbirinizi. Rakı şişesinde balık olsam
SELİM: bize somon şiş yanına
da bi büyük rakı alalım
GARSON: hay hay.
Menüleri toplar
GARSON: ortaya güzel bi salata yaptırıyorum
BURÇİN: bol limonlu lütfen
Garson gider.
GAMZE: burçin başarılı bi yazar.
SELİM: öyle mi, ne tarz yazıyorsunuz
BURÇİN: aslında deneme
seviyorum ama bu aralar
senaryo işleri geldiğinden
pek kitaba odaklanamıyorum.
SELİM: senaryo mu. Çok iyimiş
Garson servisi salatayı ve rakıyı getirir. Servis yapar. Gamze'nin telefonu çalar.
TELEFON DETAY
RIFAT ARIYOR
Gamze telefonu alıp masadan kalkar. Selim ona bakar. Kamera gamzeyi takip eder
GAMZE: alo
GAMZE: tamam yarım saate geliyorum
Gamze masaya döner.
GAMZE: benim acil gitmem lazım
SELİM: nereye
GAMZE: bi işim çıktı. Bi yere gidip gelcem
SELİM: ben bırakayım seni
Selim ayaklanırken
GAMZE: oturun siz otur. Ben gidip gelcem zaten.
Yetişemezsem barda buluşuruz.
SELİM: barda?
GAMZE: gün uzun şampiyon.
Ben işimi halledip
geliyorum. Size afiyet olsun
BURÇİN: bekliyoruz
Gamze restorandan çıkar.
115. RESTORAN DIŞ/GÜN
(GAMZE,TAKSİ)
Gamzenin gözlerinden yaşlar akar. Gamze bir taksi tutar biner. Araç hareket eder..
Devam edecek.... |