|
Kavran / Kavron: Karakovan. Kavya: Av beklenen pusu yeri. Kayağna: Kavrulmuş tereyağında yumurta ve/veya peynir pişirilerek yapılan yemek. |
Kaybana: İstenmeyen şey. Kayde: Ezgi, türkü havası. Kayras: Devrilen bir ağacın bir başka ağacın gövdesine yaslanarak askıda kalması. |
Keğle / Çeğle: Bit. Kelep: İpliği parmaklara dolayıp yumak yapmak. Kelos: Kurumaya yüz tutmuş bitki. |
Kem: Otları bağlamak için yine otlardan yapılan basit ip. Kepenek (Çepenek) : Bağırsak kurdu. Kepiç: Keçinin bir yaşını dolduran yavrusu. |
Keran ev: Yontulmamış kalın ağaçlardan yapılan ev. Kerendi: Tırpan. Keş: Yaylada biçilen otun, yayla dönüşü kızaklarla köye taşınması. |
Kevi: Sağlam. Kevret: Tahta sedir. Kılavlanmak: Bilemek. |
Kırtıl: Yaylalarda yetişen, hayvanları severek yediği yağlı bir ot. Kırtıl parası: Yayla sahiplerinin yaylalara gelen yabancılardan aldığı köy sandığı parası. Kiça: Topal. |
Kiçi: Isırık. Kidik: Oğlak. Kirkilos: Güneşli havalarda yatak ve yorganların havalandırılmak amacıyla silkelenmesi. |
Kitipiyos: Küçük, değersiz önemsiz anlamında söylenir. Kitleme: Çakı bıçağı. Kiviçi: Geceleri gezen ve hangi ev civarında öterse o evde kız çocuk doğacağına inanılan bir kuş. |
Koc/goç: Ağaçtan yapılan basit tabure, genellikle kısa kesilmiş tomruk biçimindedir. Koça: Basamak. Koçira: Zula, dar zamanlar için yiyecek saklanan yer. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:46. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Copyright ©2019 - 2025 | IRCRehberi.Net