IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi

IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi (https://www.ircrehberi.net/)
-   Üye Günlüğü - Defteri (https://www.ircrehberi.net/uye-gunlugu-defteri/)
-   -   Yaşam sonrası provalarım.. (https://www.ircrehberi.net/uye-gunlugu-defteri/43010-yasam-sonrasi-provalarim.html)

Cedric 23 Temmuz 2026 01:08

Şimdi öfkeyle kalkıp yumruklasam şu duvarları?
Küfürler savursam, içimden çıkmasına mani olamayacağım o hayvandan korkup büyük bir nefret ve hışımla çıkıp gitsem şu kapıdan ne olur?
Ceketimi unuttuğumu ancak iki mahalle ötede fark eder, gururdan geri dönemez ve bakkal Hayri abinin ‘‘Hayırdır Tuncay?’’ deyip siyah poşete koyduğu biraları alıp sahildeki -en az yüreğin kadar soğuk ve sert- kayalıklara otursam ne olur?
Ne olur bir kaç gece de dişlerimi sıkarak ansam adını?
Pişmanlıkla özür dileyen sesini, benden af dileyerek büyük bir keder ve küçük bir umutla gözlerime bakan gözlerini hayal etsem?
Ah bir yapabilsem…

Cedric 23 Temmuz 2026 23:57

Akıl sağlığı için en faydalı şey, biraz olsun delirmek galiba.

Cedric 29 Temmuz 2026 00:34

Sen ki bir şiire ilham olamazsın
Ancak ilham olur şiir sende
Aşk getiren de olamazsın
Aşk bende durur, evi sende

İki başka kelimedir ‘‘sen’’ ve ‘‘ben’’
Aynı notaların başka şarkıları
İki ömür, iki yalnızlık ve iki ten
‘‘Biz’’ yolunda iki çığlığın sevişen yankıları

Azalır mı zaman, yoksa onda mı erir insan
Sona ve sana koşan adımlarımda bir telaş ki
Özlemin katli vacip -yarımı tamama varan
Kahır ki gerçekten, sabır ki sevdadan

Gel denir mi hiç el olmayana
Gitme de denmez ya sırtını dönene
Sessizlik gevezedir aşkta, oysa ki
Çığlıklar kafi midir duymayana

Kelimelerden kıyafetler dikerim üzerine
Bendeki seni anlatmak dilde ne de acizce
Çıkaramamak sevgiyi yürekten ve
Somuta soyutluk sığdırmak, ah ne büyük işkence

Cedric 29 Temmuz 2026 00:45

Geçen sene dense de
hani şu benden geçmeyen sene
Ocağın yedisi, saat üçün buçuğuydu.
Ve tabi soğuk..
-güzler güzelsiz çekilmiyor-
Öyle ki, hayallerimi yakarak ısındığım,
Başka hayatlara sığındığım,
Eksik, muhtaç zamanlardı.
Ve bilindiği üzere başka bir hayata sığınmak,
İnsanın kendi gerçeklerinden kaçmasıydı.
Bıraktın ellerimi.
Ocağın yedisi, saat üçün buçuğuydu
Fark ettim ki, gece baya karanlıkmış.
Ve tabi soğuk..
-Üşümek ne unutmuşum-
Bıraktın ellerimi, hatırladım.
Güzün suçu yok ya.
Mevsim yaz dahi olsa hatırlardım.
Söyle, hangi nehir çarptı bize
Su sızdı aramızdan?
Ben hayatı bir kenara koyup
Dinlenirken sende
Sen ne zamandır böylesine
Yoruluyordun bende?
Aşk bana nasıl bir körlük bahşetti ki,
İçimdeki seni dışımdakiyle aynı sandım.
Onca merhabaya şimdi
Bir Allah’a ısmarladık mı kafi gelecek?
Yüzlerimizden sıkılmış gibi
Birazda sırtlarımızı mı döneceğiz birbirimize?
Ocağın yedisi -kahretsin-
Gecenin bir vakti -kahretsin-
Sokakları yalnız mı ezeceğiz?
Ve tabi soğuk.. -kahretsin-
…

Cedric 13 Ağustos 2026 22:46


Uçurumların dibi yakındır ya
Aşkın eli sırtında olana
Hoş, itse der insan
Mat tebessümleri soyunup
Sahici acılara kuşansam der hani
Öyle işte..

Cedric 15 Ağustos 2026 23:59

Bir parça kandırılabilir olmak, akılsızlıktan çok, saflıktır.
Ve hiçbir insan özündeki saflığı yitirecek kadar güvensiz bir mizaca evrilmemelidir.
İnanın bana: şayet -içindeki iyiliği koruma gayretiyle- onuruyla kaybeden insanların, haysiyetsizce kazanan insanlardan üstün olduğunu düşünecek kadar insansanız hala..

Bazı yenilgiler ve kimi kayıplar, insanlığının kazanmasını arzu edenlerin ödediği bir bedeldir.

Cedric 17 Ağustos 2026 23:57

Seviştiğimiz o gece, hani titreyen göğsüne yaslamıştım yanağımı da çırpınan kalbinin tam üzerinde soluklanmış, nemli teninin derinliklerinden sızan belli belirsiz bir fısıltı duymuştum.
Boynuna dokunduğunda dudaklarım yahut sıkıca sarıldığımızda birbirimize.. maddenin ötesinden çıka gelen o huzur dolu, tarifi imkansız ahenge saklanmış bir ses.
Kulakların idrakını aşan, ancak ruhun ile işitebileceğin tuhaf bir melodi..

Seni sevdiğimi çok daha önceden söylemiştim belki. Yanılmışım. Sevginin katmanları varmış sevgilim.
Ben o gün, özümün içinde kırılan bir kabuk hissettim. Seni sevmenin ihtişamını, varlığına muhtaçlığımı, etin ardında gizlenenleri..
Oysa ilk kez dokunmuyordum bedenine. Ama bu kez parmaklarım vücudunun içinden geçip gitmişti.
Sen bir ruhu okşadın mı hiç? Ve sonraki gece sahile inmiş, bir kuytuda mehtabı izlemeye koyulmuştuk hani. Susuyorduk. Konuşmaya hacet var mıydı sanki?
Hangi fani konu o anın değerini daha fazla arttırabilirdi ki? Birbirine dokunan iki sessizliktik artık. Aynı evde, iki pencere..

Cedric 19 Eylül 2026 15:03

acı, önce anlaşılmak ister.
ve sonra ona sarılmanı.
kabullendiğin ne varsa,
o artık düşmanın değildir.

Cedric 08 Ekim 2026 22:34

Anladım ki şiir olamayınca şair olurmuş insan. Övünülecek şey olmasa da zor.
Yazmak için enkazlar kazmalı, bir çoğunu unutmaya çalışırken üstelik.
Ve yazan kişi, kelimelerle açılan o çukurlara kendinden parçalar gömmeli itinayla.
Zor olan anlatmak değil de, anlattıkça yaşadıklarını tekrar ve tekrar yaşamak..
Acısını neden ölümsüzleştirir ki insan?
Sanırım bu yüzden her yazar biraz mazoşisttir.

Cedric 10 Ekim 2026 21:40

Türkçe'de aşktan gözüm kör oldu deriz.
Şiirde ise:
Güller açıp sana baksa, gül kendini gül mü görür?
Senin o kahve gözlerin varken, benim gönlüm senden başka göz mü görür?


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:56.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Copyright ©2019 - 2026 | IRCRehberi.Net