![]() |
| | #8 |
| HÂBNAME Bir olay bir kişiyle ilgili düşünceleri sanki rüyada görmüş gibi anlatarak yazılmış eserlerHâbnameler nesir ya da nazım olabilir Ziya Paşa ile Namık Kemal’in "Rüya" adlı eserleri bu türe örnektir HÂCİB İki ya da daha fazla kafiyeli olan manzumelerdeki bazı sözcük ya da sözcükler Sözcük anlamı perdeci perde ağasıdır Bu şekildeki kafiyelere mahcub adı verilir Örneğin Âlem esir-I dest-I meşiyyet değil midir Âdem zebun-I penç-I kudret değil midir Avnî HÂFIZ-I KÜTÜB Kitapları koruyan kişi Eskiden kütüphaneciler bu isimle adlandırılırdı HANE Divan ve halk edebiyatında dörtlüklerden kurulu nazım türlerinin her bir dörtlüğü HASASET Sözcük anlamı cimrilik Ahlaka aykırı sayılan sözcükleri edebi eserlerde kullanmaya denir Ters anlamlısı "asalet"tir HAŞİYE Bir metnin altına ya da kenarına konuyla ilgili açıklayıcı bilgiler yazmak Eskiden yeni kitaplar yazmak yerine mevcuk kitaplar bu notlarla zenginleştirilirdi Haşiye yazmaya tahşiye tahşiye yazan kişiye muhaşşi haşiyeli eserlere de muhaşşa ismi verilir HAŞV ya da HAŞİV Yazıda gereksiz söz bulunması Eş anlamlı sözcüğü sık sık kullanmak anlam için gerekli olmayan kelimeler bulundurmak aynı fikri değişik kelimelerle tekrar etmek aynı anlama gelen kelimeleri art arda söylemek yazıya yabancı fikir ve hayal karıştırmak haşivdir Eskiler seci söz sanatları ve vezin için yazı veya şiire fazla söz katarlardı Edebiyatımızda haşiv örnekleri çok fazladır Ü (ve) edatıyla bağlanan eş anlamlı sözler sık sık kullanılmıştır Örnek: Ahd ü peyman bey ü füruhi ceng ü harb etraf ü cevanib feth ü küşad ferid ü yekta ilm ü irfanmedh ü sitayiş sehl ü asan vak ü zaman Şeyh Galib’in şu beyti haşvin açık bir örneğidir: Var mı hele söylenmedik söz Kalmış mı meğer denilmedik söz Haşv müfsid ve gayr-i müfsid olmak üzere ikiye ayrılır 1 Haşv-i müfsid: Anlatımı bozan söz kalabalığı için kullanılır Yazarın neyi nasıl anlatacağı hakkında kesin fikri olmazsa fikir anlaşılmaz hale gelir maksat ifade edilmez 2 2 Haşv-i gayr-i müfsid: Fikri anlaşılmaz hâle sokmayan söz kalabalığı için kullanılır Kabîh malih ve mutavassıta olmak üzere üçe ayrılır a Haşv-i kabîh: İfadeye çirkinlik veren fazlalıklar Söylenmiş bir fikrin eş anlamlı kelimelerle tekrarlanmasında kabîh haşiv görülür b Haşv-i melih: Söze güzellik ve kuvvet kazandırmak için söylenir Gereksiz gibi görünen bu sözler ikinci derecede anlam ifade ederler c Haşv-i mutavassıta: İfadeye güzellik vermediği gibi çirkinlik de vermeyen fazla söze denir Pek fark edilmeyen eş anlamlı kelimelerin tekrarıyla meydana gelir Bir beytin iki mısrasının baş ve son parçaları arasında bulunan parçalara da haşiv denir HATIRAT Bir kimsenin kendi hayatını yaşadığı devrede gördüğü veya duyduğu olayları anlattığı yazılardırHatıratıotobiyografiden ayıran özellik şudur: Otobiyografilerde yazar doğrudan kendi hayatını anlatır duygu ve düşünceleri geniş yer tutar Hatıratta ise kendi hayatıyla birlikte dönemini ve çevresini anlatır Bazen yazarın kendisini geriye çekerek sadece çevresini verdiği de görülür HAYFA "Yazık eyvah!" anlamlarına gelen bu kelime Arap harfleri ile bir kelime noktalı bir kelime noktasız düzenlenen yazıların adıdır Tarih mısralarında keder ifadesi için kullanılır HÂYÎDE Ağızdan ağıza dolaşmış herkes tarafından kullanılmış çok duyulmuş söz Edebiyatta bu tür sözlerin kullanılması kusurlu sayılır Örnek: Hâyîde edâya sanma kim el Bir kerre daha demişler evvel Şeyh Galib HAZF "Giderme kaldırma" anlamına gelir Bir ifadedeki kelimelerin bir veya bir kaçını ya da bazı cümleleri kaldırma suretiyle yapılan söz kısaltmasına denir Kasdedilen anlamı tek bir kelime ile söylemeye de hazf ü takdir denir Arap harfi Türçe metinlerde noktasız harflerle meydana getirilen söz için de bu tabir kullanılır Bî-nukat tecrid gibi sözcükler de aynı anlama gelir HİCVİYE Kişilerin veya toplumun kötü yönlerini kusurlarını gülünç durumlarını alaylı bir dille ortaya koyan manzum yazılar Medhiye’nin tersi kabul edilir Yergi de denen hicviye halk edebiyatında taşlama adını alır Hicviyelerde mübalağalı üslûp kullanılır Hicvedilen kişi şahsiyetinin gerçek yönleriyle ilgisi olmayan yergi ve sövgülerle aşağılanır HİKMET Doğadaki nesnelerin mahiyetini asıllarını anlatan bilgi ahlaki ve öğüt verici sözdür Edebiyattadini-ahlaki konuları işleyen nasihat eden atasözleri ve öğütlerle süslü nazma denir Bu tür şiirler hikemi şiirler diye bilinir HİLYE Hz Muhammed’in iç ve dış vasıflarını anlatan yazılar Kelime "Süs ziynet cevher güzel yüzgüzellikler" anlamında Hilyelerde Hz Muhammed’in göz ve saç rengi şekli boyunun uzunluğukonuşması sesinin tonubelli başlı tavrı bedeni ve diğer maddi özellikleri tanımlanır Mevlid ve mirâciyeler gibi İslamiyet’in gelişme döneminde ortaya çıktı Osmanlı döneminde yaygınlaşarak orijinal eserler yazıldı Hilye ismi de bu dönemde verildi HİTABET Söz söyleme sanatı Bir topluluğa bir fikri bir davayı aşılamak bilgi vermek için yapılan konuşma HÜSN-İ TA’LİL Anlamla ilgili edebi sanat Divan edebiyatında bir olayın meydana gelişini hayali ve güzel bir nedene bağlama yoluyla yapılır Bu nedenin gerçekle ilgili olmaması ve kesin bir etkeninin bulunması gerekir Hüsn-i tevcih diye de anlandırılır Eğer neden güya sanki acep acaba meğer gibi sözcüklerle olasılıklara dayandırılırsa şibh-i hüsn-i ta’lil (yani yarım hüsn-i ta’lil) yapılmış olurÖrnek: Aceb bi bağ kenârında dursa lâle hacil Ki lâlezâr-ı cemâlinde hûr u zârındır Ahmet Paşa (Lale bağ kenarında utungaç dursa şaşılır mı? Çünkü o lale bahçesine benzeyen yüzünün güzelliği yanında senin bir düşkünündür Yani şair sevgiliye "senin yanakların o kadar kırmızı ki lale bile onun yanında utanır kızarır" diyor Lalenin kırmızılığı güzel bir nedene bağlanıyor)
________________ “çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.” - Sanalı bıraktım arkadaşlar, Allah'a emanet olsun. Hoşçakalın. | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |