![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #2 |
|
Köprüye Varınca Köprü Yıkıldı Sivas Şarkışla dolaylarında iki ayrı köyden iki gencin nişanı yapılır. Aradan aylar geçer mart ayının sonlarına doğru düğün yapılmaya karar verilir. Oğlan evi gelini alıp dönerken Kızılırmak üzerindeki köprüden geçerken köprü yıkılır ve düğün kervanı coşkun akan Kızılırmak’ın suyuna gark olur. Onlarca insan ölür. Bu acı hadise sonrasında ağıtlar yakılır. Aşağıdaki ağıt da bu ağıtlardan birisidir ve türkü olarak icra edilmektedir. Altı gardaş idik bindirdik ata Hürü’yü yolladık üç köyden öte Kızılırmak’a varınca oldu bir hata N’ettin Kızılırmak allı gelini Gelini gelini benim yârimi Evde kaynanası evi bezedir Yolda kaynatası yolu gözedir Gelinsiz haneyi kime bezedir N’ettin Kızılırmak allı gelini Gelini gelini benim yârimi Köprüye varınca köprü yıkıldı Üç yüz atlı birden suya döküldü Nice yiğitlerin beli büküldü N’ettin Kızılırmak allı gelini Gelini gelini benim yârimi Atlılar da Kap’altı’nı dolaşır (Kapıaltı) Yengeler de kuzu gibi meleşir Kara haber güveyiye ulaşır N’ettin Kızılırmak allı gelini Gelini gelini benim yârimi Tüfek getirin de şu kartalı vuralım Dalgıç getirin de allı gelini bulalım Biz gelinsiz nasıl köye varalım N’ettin Kızılırmak allı gelini Gelini gelini benim yârimi Elinin kınası soldu mu ola Gözünün sürmesi soldu mu ola Evde kaynatası duydu mu ola N’ettin Kızılırmak allı gelini Gelini gelini benim yârimi Kızılırmak parça parça olaydın Her bir parçan bir yerlerde kalaydın Sen de benim gibi yârsız kalaydın N’ettin Kızılırmak allı gelini Gelini gelini benim yârimi Ağıt
________________ Hiçbir süs edep kadar güzel değildir... | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |