IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi  
 sohbet
Sohbet chat


16Beğeni(ler)


 
Makale Ayarları Stil
Alt 06 Mart 2026, 17:08   #1
" antikkahraman. "
laedri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Standart olmak ya da görülememek.



İnsan çoğu zaman görünmek ister; en azından varlığının bir başkasının gözünde bir anlam ifade ettiğini ya da kendisine biçtiği rolün onaylandığını görmek ister. Nihayetinde insan ancak bu şekilde kendi varoluşuna tutunabileceğini düşünür. Bunu yapmaya çalışırken birileri tarafından yok sayılırsa ya da varlığı alaycı bir hareketle örselenirse, çoğu zaman kendini ispata kalkar.

Çünkü aşağılanmış olmak, hor görülmek ve yok sayılmak bir bakıma insani olanın reddedilmesidir. Kendi varlığında gedikler açılmasıdır bu ve çoğu insan bu yarayı taşıyamaz.

Fyodor Dostoyevski’nin romanlarında buna sıkça rastlarız. Aynı şekilde Yusuf Atılgan’ın romanlarında da. Nihayetinde Yusuf Atılgan’da Dostoyevski etkileri oldukça fazladır.

Örneğin Dostoyevski’nin Kumarbaz romanında Aleksey sokakta bir baronesle karşılaştığında onun kendisini aşağıladığını düşünür. Ona göre bu durum kendi varlığının yok sayılmasıdır. Yine Yeraltından Notlar’da Yeraltı Adamı, bir subayın kendisini yolundan kaldırıp atmasını aşağılayıcı bir davranış olarak görür ve sonraki süreçte o subayla adeta bir kin mücadelesine girer.

İntikam hesapları yapar; çünkü intikam almak, kendi varlığını onun varlığıyla eşitlemenin bir yolu gibi görünür. Nitekim subayla çarpıştıktan sonra kendiyle gurur duyar ve varlığının artık onunkiyle eşit seviyeye geldiğini düşünür. Çünkü sonunda kendi varlığına tutunabilmiştir.

Buna en iyi örnek yine Kumarbaz’daki Aleksey’in sözlerinde gizlidir:

“Hepsiyle alay etmek, gururumu kurtarmak istiyordum. Göreceklerdi kim olduğumu. Rezaletten korkacaktı Polina, gene seslenecek ve yanına çağıracaktı; çağırmasa bile bilecekti… Silik sünepe bir karakter olmadığımı.”

Benzer bir durum Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam romanında da görülür. Romanın ana karakteri C, iki kişinin kavgasını ayırmak isterken dayak yer ve bir ay boyunca kendini döven adamları arar. Çünkü arzusu o dayağı hak etmediğini anlatarak kendi varlığını ispatlamaktır.

Bunu başaramaz; fakat sokak ortasında bir kadını öper. Bu davranış toplumun dinamiklerine ve etiğine karşı bir meydan okumadır. Çünkü kendi varlığında gedik açan o yarayı toplumun gövdesine saldırarak temize çekmeye çalışır.

Bu yüzden insan kendi varlığını başkasının gözünde görmek ister. Çünkü başkasının aynasında tam olarak var olamamak, çoğu zaman yaralanmış bir gururun tezahürüdür.

👍 24
________________

in me omnis spes est mihi
 
 


Şu Anda Bu Makale Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı





Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:38.