![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Gerçek eğitim, kendini ispat etmeye çalışan bir ses değil; sessizce var olan bir hâldir. Kişinin bildiği dilleri, okuduğu kitapları ya da birikimini sürekli görünür kılma çabası, çoğu zaman o birikimin ağırlığını taşıyamadığının işaretidir. Çünkü hakiki bilgi, kendini ilan etmez; davranışın içine siner, bakışa yerleşir, cümleye değil hayata karışır. Bir insanın “ben biliyorum” deme ihtiyacı arttıkça, bildiğinin kökü sarsılır aslında. Oysa gerçekten öğrenmiş olan, anlatmaktan çok anlamayı seçer. Göstermez; yaşar. Diline değil, duruşuna yerleşir eğitim. Ve en çok da burada fark edilir: zorlamasızlıkta. Bazı kişilere eğitimini sorma ihtiyacı duymazsın. Çünkü o, konuştuğu zaman bilgisini tek bir zarafete tercüme etmiştir: tevazu. Kaba tabirle “balon” olan bilgi şişer, taşar, kendini belli eder. Gerçek olan ise ağırdır; insanı gösterişten uzaklaştırıp sadeliğe çeker. 𝓿𝓓.. 👏 5 | |
| |
| Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir) | |
| |