IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi  
 sohbet
Sohbet chat


Üye Günlüğü - Defteri Üye günlüğünüze bu başlık altından ulaşabilirsiniz.

40Beğeni(ler)


 
Seçenekler Stil
Alt Dün, 22:30   #18
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Ghostlight benim için yalnızca bir film değildi. İzlediğim şey sıradan bir hikâyeden çok uzaktı. Çünkü bazı filmler vardır; insanın karşısına bir sanat eseri gibi değil, bir ayna gibi çıkar. Benim için Ghostlight tam olarak öyleydi. Dan’in sahnelediği baba figürü ilk bakışta tanıdık gelebilir: asık suratlı, çabuk öfkelenen, hayata karşı sertleşmiş bir adam… Fakat ben o yüzeyin altında başka bir şeyin aktığını hissettim. O öfke bir kişilik özelliği değil, tutulmamış bir yasın dışa vurumuydu.

2025 yılı boyunca yas sürecini uzun uzun incelemiş, araştırmış biri olarak şunu fark ettim: Filmde anlatılan şey aslında bir kaybın kendisi değil, kaybın ifade edilemeyişiydi. Yas tutulmadığında insanın içinde biriken acı, zamanla dile dönüşemezse bedene yerleşiyor. Surat asılıyor, ses sertleşiyor, insan hayattan kenara itilmiş gibi hissediyor. Dan’in karakteri bunu iliklerime kadar hissettirdi. Çünkü yas yalnızca ağlamak değildir. Yas, kabul edilemeyen bir duygunun insanın içini sessizce kemirmesidir. Ve çoğu zaman en çok da öfke kılığına bürünür.

Filmde beni en çok etkileyen şey, acının hafiflemesinin bir “başarı” gibi sunulmamasıydı. İyileşme burada gururla taşınan bir zafer değil, içten içe filizlenen bir rahatlamaydı. Dan sahnede selam verirken yüzünde “başardım” ifadesi yoktu; yalnızca “artık nefes alabiliyorum” coşkusu vardı. Belki de insanın yasla ilişkisi tam olarak böyledir: Bir gün aniden tamamlanmaz, bitmez. Sadece hafifler. Bir yük gibi omuzdan biraz kayar.

Ve Romeo ve Juliet’in son sahnesi…
O sahnede oğluyla vedalaşması yalnızca bir tiyatro anı değildi. Bir babanın kaybıyla yüzleşmesiydi. Söylenememiş sözlerin, tutulmuş nefeslerin, ertelenmiş vedaların sahne üzerinde nihayet dile gelmesiydi. O an şunu düşündüm: Bazı acılar ancak bir role sığınarak söylenebilir. Ghostlight bana yasın yalnızca karanlık olmadığını da hatırlattı. Yas bazen iyileşmenin başlangıcıdır. Duyguyu fark etmek, onu dile getirmek ve sonunda dışa vurmak… İnsan ancak böyle hafifler.

Ve film bittiğinde hissettiğim şey şuydu:
Dan artık sadece öfkeli bir baba figürü değildi.
O, yasın içinden geçerek hafifleyen bir insandı.
Ve teşekkürler @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

________________

"๖ir งคr๓ıŞ ๖ir ฯ໐k๓นŞ."
 
 


Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı





Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:35.