![]() |
| | #1 |
| SEO’nun Geleceği Backlink İnşası Değilse, Nedir? Peki SEO konusunda backlink inşasından başka nelere odaklanabilirsiniz? Elbette Site içi SEO ve kullanıcı deneyimi. Kullanıcı deneyimi sıralamalara diğer tüm faktörlerden daha fazla etki edecektir. Backlinkler tamamen etkisiz değildir; fakat SEO dünyasındaki en büyük yanılgı, zamanın ve bütçenin büyük kısmının hâlâ backlink inşasına ayrılması gerektiği düşüncesidir. Google’ın algoritmaları artık tek boyutlu değil; aksine kullanıcı davranışlarını merkeze alan çok katmanlı bir yapı ile çalışmaktadır. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] Google Kimi Önemsiyor? Google kullanıcıları önemsiyor, site sahiplerini veya SEO uzmanlarını değil Bu zaten bilinen bir şeydir, ama ne yazık ki bizim SEO uzmanları (!) sağda solda sürekli Matt Cutts’ın söylediklerini söyleyip duruyorlar, adamın söylediklerini ciddiye alıyorlar, müşterilerinin ilgisini çekmek için Google’ın algoritmaları hakkında konuşarak laf kalabalığı yapıyorlar. Bu onları uzman yapmaz. Google site dışı SEO’ya tamamen karşıdır, backlinkleri hiç sevmez, çünkü kontrolün tamamen kendisinde olmasını ister. İşte bu nedenle backlink inşasının etkisi yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Örneğin, 2-3 sene önce sitenizi Google’da Türkiye’de aylık 100,000 kere aranan rekabetli anahtar kelimelerde 1000 TL ile birkaç tanıtım yazısı alarak ilk sayfaya yükseltebiliyordunuz. Ama artık 10,000 TL ile çok sayıda tanıtım yazıları alarak zar zor yükseltirsiniz, tabi eğer SEO konusunda biraz bilginiz varsa. Örneğin, biz müşterilerimizin sitelerine sadece tanıtım yazıları almak yerine diğer birçok Google sıralama faktörlerine de odaklanıyoruz. Böylece çok daha düşük fiyatlara anahtar kelimelerinde ilk sayfaya yükselmelerini sağlıyoruz, ayrıca 12 – 24 ay kalıcılık garantilerini de veriyoruz, diğer birçok SEO şirketi bu tür garantileri vermeye cesaret edemez. Google’ın önceliği: SEO uzmanları değildir Site sahipleri değildir Manipülatif taktikler hiç değildir Google yalnızca kullanıcıyı önemser. SEO’nun Yeni Merkezi: Kullanıcı Deneyimi (UX) Bugün SEO’nun merkezinde site içi optimizasyon ve kullanıcı deneyimi yer almaktadır. Google, sıralama kararlarını verirken doğrudan ve dolaylı birçok kullanıcı sinyalini analiz eder. Tıklanma oranı – basit bir örnek vermek gerekirse, eğer siteniz arama sonuçlarında 100 kere görüntülenirse ve sadece 3 kere tıklanırsa sitenizin tıklanma oranı 3%’tür. Sitenizin tıklanma oranı ne kadar yüksekse o kadar iyidir. Hemen bir örnek vereyim, eğer siteniz anahtar kelimenizde 3. sıradaysa ve başlığı da ilgi çekiciyse, kullanıcılar en çok sizin sitenize tıklayabilirler ve hiç backlink almadan ilk sıraya yükselebilirsiniz. 1. Tıklanma Oranı (CTR) Bir sayfa arama sonuçlarında: 100 kez gösteriliyor 3 kez tıklanıyorsa CTR oranı %3’tür. 2. Hemen Çıkma Oranı (Bounce / Pogo-Sticking) Kullanıcı: Siteye giriyor Hiç etkileşim olmadan Geri tuşuna basıp tekrar arama sonuçlarına dönüyorsa Bu Google için net bir mesajdır: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] SEO’nun Geleceğinde Neler Var? Backlink inşası tamamen yok olmayacaktır, ancak tek başına kurtarıcı değildir. Ne Yapmalısınız? Elbette kullanıcı deneyimi. Ben genelde sitelerimde çok önemli bilgiler veririm, bir içeriği en az 6 saatte hazırlarım, normalde insanlar 20-30 dakikada hazırlıyorlar. Ama başarılı olmak istiyorsanız sıradanlıktan uzak durmanızı öneririm, akıntıya kapılmaktan kurtulmazsanız siz de sıradan insanlar gibi bu hayatta başarısız olursunuz. Demek istediğim, eğer anahtar kelimelerinizde sitenizi Google’da yükseltmek istiyorsanız sadece backlink inşasına odaklanmayı bırakın, aksi taktirde büyük hata yaparsınız. Çoğu insan bana “Siteni SEO kelimesinde ilk 3 sıraya yükseltmek için ne kadar tanıtım yazısı aldın? Ne kadar para harcadın? Nasıl yaptın bunu?” diyorlar. Bir söz vardır, “aptalca sorulara aptalca cevaplar alırsın”, ama ben bu saçma sapan soruları soranlarla dalga geçmek istemediğim için şöyle cevap veriyorum: “Siteme 20 ay boyunca çocuğum gibi baktım, yüzlerce yüksek kaliteli içerikler yayınladım, ve bir sene boyunca geceleri hiç uyumadım, bazen final sınavlara bile gitmedim, çünkü benim için iş daha önemlidir, eğer başka şeyleri işinden daha fazla önemsersen o işte başarısız olacağın kesindir”. Elbette “SEO” kelimesinden onlarca kat daha fazla aranan birçok aşırı rekabetli anahtar kelimeleri ilk sayfaya 1-2 ay içinde kolayca yükselttim ama “SEO” kelimesinde yükselmeye çalışan insanların çoğu SEO konusunda uzmandır, bu yüzden bu kelimede yükselmek sandığınızdan çok daha zordur, bakmayın siz aylık 40 bin kere arandığına. Bugün SEO’da kazananlar: Algoritmayı değil kullanıcıyı memnun edenler Kısa vadeli hileler yerine uzun vadeli değer üretenler “Nasıl link alırım?” yerine “Kullanıcı neden beni tercih etsin?” sorusunu soranlardır. SEO’nun geleceği; link sayısında değil, kullanıcı zihninde kazanılacaktır. Not: Yukarıda bahsedilen türlerinin her biriyle ilgili geniş kapsamlı makalelere webdizin.com üzerinden ulaşabilirsiniz. Kafanızda oluşan tüm sorular için sitemin iletişim bölümünden bana ulaşabilirsiniz. Sormak istediğiniz her konuda yardımcı olmaktan büyük mutluluk duyarım. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]
________________ [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] | |
| |
| | #2 |
| “SEO” kelimesinin zor olmasının sebebini de çok doğru tespit etmişsiniz. Orada rekabet sadece arama hacmiyle değil, bilgi seviyesiyle yaşanıyor. O kelimede yarışanların çoğu zaten SEO’yu bilen insanlar. Böyle bir ortamda linkle, kısa vadeli hamlelerle öne çıkmayı beklemek gerçekçi değil. Orada sizi yukarı taşıyan tek şey otorite, güven ve derinliktir. Bugün SEO’da kazananlar gerçekten de: Algoritmayı kandırmaya çalışanlar değil, kullanıcının zihninde yer edinenler “Bugün yükseldim” diyenler değil, yarın da orada kalabilenler “Beni Google sevsin” diyenler değil, “beni insan niye sevsin” diye düşünenlerdir SEO’nun geleceği backlink sayısında değil, tam olarak söylediğiniz gibi kullanıcının hafızasında ve tercihinde kazanılacak. İnsanlar link vermek zorunda kaldıkları için değil, değer gördükleri için paylaşacaklar. İşte o noktada SEO artık bir teknik değil, bir marka refleksi olur. Kısacası Kolay yol arayanlar geçici olur, zor yolu seçenler kalıcı. Ve dijital dünyada asıl kazananlar da her zaman kalıcı olanlardır. | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |