![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| |
| | #1 |
![]() Bana bir kere susma hakkı verseydin sana neler söylemeyecektim. Oysa sen hep payına susmaları aldın, bana ise hep sessizliğin ezeceği vakitlerle savaşmak kaldı. Evet! Susmak, birilerini hep konuşmaya mahkûm etmekti. Ve en çok konuşan en fazla hata yapandı her zaman. En çok susanın hep haklı kaldığı gibi… Sessizlikten korkan birine sessizlik dayatmak işlenilen en haklı suçtu. Sen tüm suskunlukları kimseye bırakmayacak kadar bencil, herkesi suskunluğuna özendirecek kadar cömerttin. Sana söylenilenlerle, sana anlatılanlarla herkesin sırrını bildin ama kimseye bir şey söylemedin. Oysa izin verseydin benim de sana söylemeyecek çok şeyim vardı. İnsanları sadece dinleyerek böyle çıplak, böyle savunmasız bırakmayı nereden öğrendin? Başkalarına ait bunca sırrı taşımak seni neden hiç yormadı? Sen en çok bana sustun, ben en çok sana konuştum. Sana benzemeye başladığımdaysa ben de içimi susarak döktüm. Yoksa içim dökülecekti… Susacak hiçbir şeyin kalmadığında ise içindeki sessiz diyaloglarla benden çekip gittin. Meğer susmak insanın içiyle konuşmasıymış... Geç fark ettim. 👍 2
________________ ![]() | |
| |
| | #2 |
|
çok güzel kitapları var bu adamın, şiirleri..
👍 1
________________ Fuego, sonrisas, realidad y dolor . . . birazdan yorgun bir atı vuracaklar uyuşturmadan, rüyamda, üstelik ben henüz daha uyumamışken... D.B. sorun ve destek için : [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] adresinden iletişim kurabilirsiniz. | |
| |
| | #3 |
|
Kabuklarını soyar kanatırsın bazı yaraları da. Geçer ama izi hep kalır o yüzden.
👍 1 | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |