![]() |
| | #1 |
| [url=https://hizliresim.com/spewafz] [/ur“Bir Gün Ölürsem Öldüğüm Günü Değil, Doğduğum Günü Hatırlayın” Barış Manço (2 Ocak 1943) Doğum Gününde Saygı ve Rahmetle Anıyoruz… Bazı insanlar vardır; aramızdan ayrılsalar bile sesleri susmaz, izleri silinmez, hatıraları eksilmez. Onlar, yalnızca yaşadıkları döneme değil, gelecek kuşaklara da seslenirler. Barış Manço, işte bu isimlerden biridir. O, ölümüyle değil; doğumuyla, ürettikleriyle, öğrettikleriyle ve insanlara kattıklarıyla anılmayı hak eden nadir sanatçılardandır. Kendi sözleriyle ifade ettiği gibi: “Bir gün ölürsem öldüğüm günü değil, doğduğum günü hatırlayın.” Bugün, 2 Ocak… Barış Manço’nun dünyaya gözlerini açtığı gün. Bu yüzden bugün bir yas günü değil; bir vefa, bir hatırlama ve bir teşekkür günüdür. Bir Çocuğun Hayali, Bir Halkın Sesi Barış Manço, 2 Ocak 1943’te İstanbul’da dünyaya geldi. Sanata ve müziğe olan ilgisi daha çocuk yaşlarda başladı. Henüz küçük bir çocukken bile içinde taşıdığı merak, üretme isteği ve anlatma arzusu, ileride nasıl bir sanatçı olacağının işaretlerini veriyordu. Onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, halktan kopmayan bir sanat anlayışına sahip olmasıydı. Barış Manço, hiçbir zaman sanatını sadece belli bir kesime hitap eden dar bir alana sıkıştırmadı. O, müziğini de sözlerini de halkın içinden süzdü; Anadolu’dan, masallardan, atasözlerinden, yaşanmışlıklardan besledi. Müzik: Bir Eğlence Değil, Bir Mesaj Aracı Barış Manço için müzik, yalnızca eğlendiren bir unsur değildi. Onun şarkılarında mutlaka bir öğüt, bir hikâye ya da bir ders vardı. “Arkadaşım Eşek”, “Gülpembe”, “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa”, “Hal Hal”, “Domates Biber Patlıcan” gibi eserler; sadece melodileriyle değil, taşıdıkları anlamlarla da hafızalara kazındı. O, şarkılarıyla insanlara şunları hatırlattı: Paylaşmayı Dostluğu Vefayı Emeğin kıymetini İnsan olmanın sorumluluğunu Barış Manço’nun müziği, nesiller arası bir köprü oldu. Çocuklar onun şarkılarıyla büyüdü, büyükler onun sözlerinde kendini buldu. 7’den 77’ye: Bir Nesli Yetiştiren Adam Barış Manço denince akla sadece şarkılar gelmez. Onu efsane yapan unsurlardan biri de “7’den 77’ye” adlı programıdır. Bu program, televizyon tarihinde benzeri zor bulunan bir kültür ve eğitim mirasıdır. Barış Manço, bu programla çocuklara öğretirken asla yukarıdan bakmadı. Onları ciddiye aldı, düşüncelerine değer verdi. Büyüklerle konuşurken ise sade, anlaşılır ve samimi bir dil kullandı. O, ekran karşısında bir sunucu değil; bir ağabey, bir öğretmen, bir yol gösterici gibiydi. Dünyayı dolaştı, farklı kültürleri tanıttı ama her zaman kendi köklerini unutmadan yaptı bunu. “Kendi değerlerini bilmeyen, başkasının değerini anlayamaz” der gibiydi. Barış Manço’nun Duruşu: Gösterişsiz Ama Derin Uzun saçları, yüzükleri ve kendine has tarzı, onu ilk bakışta farklı kılardı. Ama Barış Manço’nun asıl farkı, duruşundaydı. Gösterişten uzak, kibirsiz, halkın içinde ve halktan biri gibi… O, hiçbir zaman sanatını siyasi ya da kişisel çıkarlar için kullanmadı. Popülerliğini; kırmak, ayrıştırmak ya da küçümsemek için değil, birleştirmek için kullandı. Bu yüzden herkesin Barış Manço’su oldu. Vefa, Onun Hayatının Özeti Barış Manço, vefayı yalnızca anlatmadı; yaşadı. Annesine yazdığı “Gülpembe”, bunun en güzel örneklerinden biridir. Dostluklara, emeğe, geçmişe ve kültüre olan bağlılığı; onun kişiliğinin temel taşlarındandı. Bugün onu anarken içimizde bir burukluk varsa, bu yokluğundan değil; bıraktığı boşluğun dolmamasındandır. Çünkü Barış Manço gibi insanlar kolay yetişmez. Ölümü Değil, Doğumu Hatırlamak 1 Şubat 1999’da aramızdan ayrıldı Barış Manço. Ama onun kendi vasiyeti gibi sözleri bize yol gösteriyor: “Öldüğüm günü değil, doğduğum günü hatırlayın.” Bu söz; hayata bakışının özeti gibidir. Ölümle değil, yaşamla anılmak isteyen bir insanın cümlesidir bu. Ürettikleriyle, bıraktıklarıyla ve insanlara kattıklarıyla hatırlanmak isteyen bir sanatçının… Bugün onu anmak, aslında onun öğretilerini yaşatmak demektir. Bugün Barış Manço’yu Anlamak Ne Demek? Bugün Barış Manço’yu anmak; Çocuklara sevgiyle yaklaşmak, Kültürüne sahip çıkmak, İnsanları ayırmadan sevmek, Müziği ve sanatı bir değer taşıyıcısı olarak görmek demektir. Onu anlamak, sadece şarkılarını dinlemek değil; o şarkıların arkasındaki insanlık mesajını kavramaktır. Bir Efsane Geçti Bu Dünyadan Barış Manço, bu toprakların yetiştirdiği en büyük değerlerden biridir. O, ne sadece bir şarkıcıdır ne de sadece bir televizyoncu. O, bir kültür elçisi, bir gönül insanı, bir öğretmendir. Bugün hâlâ onun şarkıları çalınıyorsa, çocuklar hâlâ “Arkadaşım Eşek”i söylüyorsa, büyükler hâlâ “Gülpembe”de duygulanıyorsa; bu, onun ne kadar derin izler bıraktığının göstergesidir. Saygı, Rahmet ve Minnetle… Doğum gününde, Barış Manço’yu saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. İyi ki doğdun Barış Abi… İyi ki bu dünyadan geçtin. İyi ki bize sadece şarkılar değil, insanlık bıraktın. Ruhun şad olsun. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |