![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
|
Bir pencere açılıyor, duvarın en dilsiz yerinde, Işık, içerideki gölgeyi başka bir duvara taşıyor. İnsan, kendi teninde hiç yaşamadığı bir mevsimin kokusunu duyuyor önce. Bir kuşun gölgesi geçiyor tavandan, Ve ev, biraz daha yaşlanıyor. Aşk, bir nehrin yatağını ilk kez yadırgaması gibi başlıyor. Sonra zamanın pası sızıyor gıcırdayan menteşelere. İki taşın birbirine sürtünmesinden doğan ince toz, Aramızda suyu çoktan çekilmiş bir kuyuya dönüşüyor. Bir evi ayakta tutan gizli rutubet gibi, Hem bir yuvayı besliyor aşk, Hem de usulca yıkıyor o duvarları içten içe... Kendi sesini bir başkasının yankısında ararken, Işık, kırık camda yüzünü çoğaltıyor. Masanın üstünde tek başına duran o bardak, İçindeki sudan değil, birikmiş bir bekleyişten ağır. Kül, ateşin bittiği yer değil, Yanmanın susmayı öğrenmiş hatırası oluyor. Bahçede rüzgarın bile uğramadığı kurumuş dal, Artık hiçbir kuşu beklemiyor. Kıyıya vurmayan sandalda yalnız denizin tuzu, Üzerine hiç basılmayan eşikte sessizliğin tozu kalıyor. Ve akşam olunca, Hiçbir kapı, İlk açıldığı eve açılmıyor. 👍 1
________________ — “Bazen en büyük kayıp, yaşanmamış ihtimallerdir.” | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |