IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi  
 sohbet
Sohbet chat


2Beğeni(ler)
  • 1 Gönderen Mesafe
  • 1 Gönderen Rüya


 
 
Makale Ayarları Stil
  #1  
Alt
Mesafe Editör
Mesafe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


Standart Kaygılı Beklentiler
yazan Mesafe 04 Şubat 2026, 14:55

KAYGILI BEKLENTİLER

Bazı insanlar bekler.
Ama herkes aynı şekilde beklemez.

Kimi bir telefonu bekler,
kimi bir “günaydın” mesajı,
kimi bir “geliyorum” cümlesini...

Ama bazı bekleyişler vardır ki;
içinde umut taşımaz.
Sadece endişe taşır.

Bu bekleyiş, bir şeyin güzel olacağına inanmak değil;
tam tersine, bir şeyin yine kötü biteceğini bilerek zamanın içinde sürüklenmektir.

Ve insan buna alışır.

Öyle bir alışır ki mutluluk ihtimali kapıya dayansa bile
içeriden kimse açmaz.

Çünkü o kapının anahtarı,
çoktan cebimizde unutulmuştur.

Kaygılı beklenti, insanın kendine kurduğu en sessiz tuzaktır.

Birinin gelmesini beklersin ama aynı anda şunu düşünürsün:
“Kesin yine gelmeyecek.”

Birinin seni anlamasını istersin ama içinden geçen cümle bellidir:
“Kimse anlamaz zaten.”

Hayatında bir şeylerin iyi gitmesini beklersin ama
aklının arka tarafında hep aynı ses konuşur:
“İyi olan şeyler uzun sürmez.”

İşte tam burada başlar içsel çöküş.

Çünkü insanın beklediği şey aslında artık kişi değildir.
İnsan, sadece kendi korkularının doğrulanmasını bekler.

Ve bekledikçe...
beklemek bir eylem olmaktan çıkar.

Beklemek… bir kimlik olur.


Biz bazen birini değil,
bir ihtimali bekleriz.

Bir dönüş ihtimalini...
bir özür ihtimalini...
bir mucize ihtimalini...

Ama kaygı, mucizeleri bile zehirler.

Gelecek güzel bir şey bile olsa,
içimizdeki ses fısıldar:
“Dikkat et. Bu da geçecek. Bu da bitecek.”

Ve insan o anda şunu fark eder:
Asıl sorun yaşanan şeyler değil...

Yaşanacak olanları daha olmadan kaybetmektir.


Çünkü kaygılı beklentiler,
insanı geleceğe değil;
geleceğin mezarlığına taşır.

Orada her şey önceden gömülüdür:
mutluluk,
heyecan,
güven...

Ve en kötüsü:
İnsan kendi içinde hâlâ yaşıyor görünür.

Ama aslında çoktan çekilmiştir.

Kimseye söylemeden...
kimseye belli etmeden...

Gülümser...
konuşur...
işine gider...

Ama içinden geçen tek cümle şudur:

“Ben burada değilim.”

Bir gün daha yaşar,
ama bir gün daha eksilir.

Bir gün daha nefes alır,
ama bir gün daha kendinden vazgeçer.

Ve sonra...

İyi olma ihtimali bazen gelir.
Ama insan, mutluluğa dokunacak kadar yaklaşınca
kendi içinden geri çekilir.

Çünkü bazı yaralar,
iyileşmekten çok
alışkanlık ister.

Belki de insanın en büyük trajedisi budur:
Karanlıktan çıkmayı istemek…
ama ışığa alışamamaktır.

İşte bu yüzden kaygılı beklentiler,
yalnızca bir ruh hali değil...
Uzun süre taşınırsa, bir hayat biçimidir.

Ve insan, en çok da bunu fark etmediğinde kaybeder.

———


“Bazen en büyük kayıp, yaşanmamış ihtimallerdir.”
👍 1
Görüntüleme 112 Yorumlar 3
Toplam Yorumlar 3

Yorumlar

Alt 04 Şubat 2026, 15:28   #2
Standart

Bazen kendi kahramanın olmak gerek, bazen küstürdüğün içini yine kendin barıştırmak gerek.. Gerek de gerek. Ama en çok da kendi yanında yine kendin olmak gerek.

Kalemine sağlık.

👍 1
 
Alt 04 Şubat 2026, 17:04   #3
Standart

Yüreğine sağlık olsn

________________

Sana ait olan hep seni bulur..


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 
Alt 04 Şubat 2026, 17:25   #4
── ⋆⋅𖤓🍒𖤓⋅⋆ ──
Chloe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Standart

Yüreğine kalemine sağlık.

________________

🍒


: ( :
𝑯𝒆𝒓 𝒉𝒊𝒌𝒂𝒚𝒆𝒏𝒊𝒏 𝒊𝒌𝒊 𝒕𝒂𝒓𝒂𝒇𝒊 𝒗𝒂𝒓𝒅𝒊𝒓.
 


Şu Anda Bu Makale Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı





Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:53.