![]() |
| yazan Mesafe Bugün, 03:26
Bir gün gelir, acı sessizce sokulur sana doğru. Kapıyı çalmaz, çoktan var olmuştur seninle. Sabah gözlerini açtığında, bir yanının eksik kaldığını hissedersin içinde. Aşkın nasıl başladığını hatırlarsın birden. Kahkahalarınızın arasında kaybolan o küçük bakışları, “sonsuz” dediğiniz anın sıcaklığını, parmak uçlarınızın tende bıraktığı o tarifsiz ürpertiyi… Ama sonunu hatırlamak istemezsin. Çünkü bazı sevgiler iz bırakmaz; sadece içerde bir yerlerde usulca solar gider. Yok olur derinlerde. Bir şeyler kopmuşçasına. “Bir daha sevmem” der insan kendine. Sesin titrerken bile inanmak istersin buna. Ama geceleri yastığa gömüldüğünde hâlâ kokusu gelir burnuna. Hâlâ o eski şarkı yarım kalır dudaklarında. Her şey aynıdır aslında, aynı sokak, aynı kahve fincanı, aynı gökyüzü… Ama hiçbir şey eskisi gibi kalmamıştır hayatında... O olmadan her yer biraz daha soğuk, her nefes biraz daha ağır gelir. Birlikte anlam bulan şeyler, yerini sessizliğe bırakmıştır. Şarkılar eksik kalır. Bir film yarıda biter. Bir sokak lambasının ışığı, yalnız düşer yüzüne. Ağlarsın. Bazen usulca, bazen içinde fırtınalar kopararak… Gözyaşların akarken onu düşünürsün; gülüşünü, boynuna düşen birkaç saç telini, ona sarıldığın o eşsiz anın sıcaklığını. Zaman geçer. Acı kolay geçmese de, rengi solar usul usul yalnızlığının. Bir sabah uyanırsın, hatıralar can yaksa da, sevmenin güzelliğine şahit olur anılar sana... “Bir daha sevemem” dediğin yerden küçük bir “belki” filizlenir. Narin… kırılgan… Ve o güçsüz umut fısıldar kulağına, “Yaralar kapanır, mevsimler en baştan yaşanır.” Gidenlerin ardından düşünürsün, dalarsın sessiz düşüncelere... Bir buruk tebessüm edersin. Çünkü artık bilirsin, Hikâyeler bazen biter, bazen de yarım kalır Ama hayat, inatla devam eder.... |
| Görüntüleme 11
Yorumlar 0
|
| Şu Anda Bu Makale Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| |