![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
|
Kısa bir tatil sanırım iyi gelmişti. Artık eskisi kadar acımıyordu sol yanım. Acıyordu, acıyordu da... Önceki kadar değil işte. Hani derler ya; zaman belki unutturmaz ama kesin olarak alıştırır. Bizimki de o misal işte. Alışmıştım artık O'nsuz da O'nu sevmeye. Ama geceleri yalnız kaldığımda ayrı bir özlem vuruyordu yüreğime. Duvarlar üstüme üstüme geliyordu. Bağıra çağıra ağlamak istiyordum. Tıpkı o gece olduğu gibi. Ne yapayım ben de vurdum yollara. Nereye olacak? Yine Heybeli sahiline işte. Yosun kokusunu ciğerlerime çeke çeke yürüdüm. Bizim ihtiyar aynı yerde bekliyor bak. Vazgeçmemiş. Hani saçına sakalına aklar düşmüş, balıkçı bereli hani. Parkasının düğmeleri kopmuş...Adı, Tecrübe. İnanıyor, illaki o gemi birgün gelecek. Yaklaştım yanına. Eskilerden bir şarkı mırıldanıyordu; Dertlerimi zincir yaptım Birbirine ekliyorum Geleceksin diye birgün Seni hala bekliyorum Oturdum yanına, 'Ben geldim' dedim. Hatırladı beni hemen 'Ooo evlat, çabuk dönmüşsün. Ne oldu? İçindeki yangın seni geri çağırdı anlaşılan' dedi ve şarabından bir yudum aldı. ^Kimse yoktu^ dedim. ^Konuşacak kimse yoktu. Oysa çok arkadaşım var sanıyordum. Meğer kötüyken kimse kalkıp gelmiyormuş yanına^ Sigarasından derin bir nefes çekti. Ve yine şarabından bir yudum aldı. Gözlerime baktı; 'Demedik mi sana evlat? Mutluluğu herkes sever, mutsuzluğa var olanı bulmak önemlidir, demedik mi? Sen gerçekten kötü bir öğrencisin. Çok zor öğreniyorsun be evlat. Ama merak etme; ben, kötü öğrencilerimden kolay vazgeçmem. "Dertler paylaştıkça azalır derler. Dostlar bu yüzden vardır… Olur mu hiç öyle şey! Dertler azalır mı paylaşınca? Ne anladık o dostluktan? Derdini anlat dostuna, o da sadece kafasını sallayıp dinlesin. Öyle dost mu olur? Dost dediğin, dostunun derdini dert edinir. Onunla uykusuz kalır, onunla üzülür, onunla ağlar, onunla çare arar. Kendi canı yanmış gibi koşturur. Çare bulamadı mı, omuz verir, yükü bölüşür. Yani dertler paylaştıkça çoğalır anladın mı? Ya dostun derdini dert edinir ; bir kişi daha dertlenmiş olur. Yada karşındakinin umursamazlığını gördükçe yükün daha da ağırlaşır, dert katlanarak çoğalır. Herhalükarda Dertler paylaşınca çoğalır evlat. Gerçi dostluk mu kaldı bu dünyada? O da borsa oldu artık. Paran kadar dostun var, gösterişin kadar, giydiğin elbise, bindiğin araba kadar dostun var. Menfaatler bitti mi, rehberden numaralar da siliniyor, selamlar da tükeniyor. İyilik bile artık bir yatırım aracı olmuş. Eskiden böyle miymiş? İzliyoruz ya Sadri babadan, Kemal abiden, Münir abiden… Hani o siyah beyaz filmlerdeki fukara ama yüreği zengin insanlar vardı ya… Nasıl canla başla, hiç tanımadıkları kimsesiz bir kızı yetiştirmek için, tüm haylazlıklarına rağmen arka çıkardı ona tüm mahalle. Mahallenin bakkalı, kasabı, turşucusu bir araya gelir; o yetime ana olurdu, baba olurdu, abi olurdu. Birinin evinde tencere kaynamadı mı, o mahallede kimsenin boğazından sıcak lokma geçmezdi. Fakirlik vardı belki ama vicdanlar zengindi. Sokaklarında merhamet yürürdü o şehirlerin. Şimdi öyle mi? Dünya dijital bir tiyatro sahnesine döndü. Kadını sokak ortasında dayak yerken gör, durdurmak için parmağını bile kıpırdatma; hemen çıkar telefonunu, çek kameraya, at oraya buraya… Bir de altına 'Yazık, ne günlere kaldık' diye süslü cümleler yaz. Asıl yazık olan sensin! Öyle izle dur anca. Seyirci kal hayata, seyirci kal acılara… Belki iki gün fazla etkileşim alırsın, üç gün boş boşuna şaşarsın o ekranın başında, sonra başka bir acının videosuna kaydırırsın parmağını. İnsanlık, o telefon ekranlarının camında kırılıp gitti. İnsan işte tam bu yüzden durup düşünüyor; keşke diyor, keşke o eski zamanlarda yaşasaydık. Gaz lambasının ışığında, ahşap radyonun başında, birbirimizin gözünün içine bakarak konuşsaydık. Beton binaların arasında değil, bahçesinde asma yaprakları olan o kerpiç evlerin sıcaklığında yaşasaydık. Ha bir de o var; 'keşke'… Ne demiş şair: ^Şu keşkelere bir şey yapardım da, çoğalmasından korkuyorum.^ Biz keşkeleri biriktirdikçe dünya daha da soğuyor. Ama yine de o eski filmleri her izlediğimizde içimizde bir yerlerde o sıcaklığı arıyoruz. Çünkü biliyoruz; bizi kurtaracak olan şey bugünün modernliği değil, eskinin o kaybolan naif insanlığıdır." 'Neyse' dedi ve devam etti şişesini ağzına yaklaştırırken; 'Nerde kalmıştık ey sevgilim?'' derken şişenin çoktan boşalmış olduğunu farketti. ''Haa tamam, tamam..Hatırladım...Bitmiştik!'' 👍 1❤ 1 | |
| |
| | #2 |
|
^Şu keşkelere bir şey yapardım da, çoğalmasından korkuyorum.^ Biz keşkeleri biriktirdikçe dünya daha da soğuyor Emeğinize sağlik.. 👍 1 | |
| |
| | #3 |
| Perde iner. şıklar söner. Sesler susar. Geriye sadece hatıralar kalır. Emeğinize sağlık.... 👍 1
________________ ![]() | |
| |
| | #4 |
| çok teşekkürler
❤ 1 | |
| |
| | #5 |
| teşekkür ederim
👍 1 | |
| |
| | #6 |
| emeğine sağlık reis | |
| |
| | #7 |
| | |
| |
| | #8 |
|
Emeğine sağlık
❤ 1 | |
| |
| | #9 |
| | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |