IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi

IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi (https://www.ircrehberi.net/)
-   Genel İslami Konular (https://www.ircrehberi.net/genel-islami-konular/)
-   -   Dini Şiirler (https://www.ircrehberi.net/genel-islami-konular/702-dini-siirler.html)

Painfully 22 Aralık 2019 03:26

Dini Şiirler
 
Dini Şiirler

Nasip olacakmı

Yüreğime kavuşmanın
Saadeti dolacakmı
Birkez olsun gül yüzünü
Görmek nasip olacakmı?


Duymazmısın feryadımı
Aşkın sardı dört yanımı
Yoluna koydum canımı
Vermek nasip olacakmı?
Ey saadeti sultanım
Seni daim özler canım
Bu hasretle perişanım
Görmek nasip olacakmı?
Gizlenirsin gözlerimden
Seni yine özlerim ben
Aşk bağının güllerinden
Dermek nasip olacakmı
Ben bir çaresiz bendenim
Senin aşkınla yanarım
Ey sevgili peygamberim
Görmek nasip olacakmı
Benim canımda gizlisin
yüreğimde bir sızısın
Sen ZÜLCELALİN sırrısın
Görmek nasip olacakmı
Semanur seni yollarda
Arar seni hep kullarda
Hiç olmazsa rüyalarda
Görmek nasip olacakmı

Painfully 22 Aralık 2019 03:27

SENİ GÖRDÜ ŞU BAHTİYAR GÖZLERİM

Seni gördü şu bahtiyar gözlerim
Ol zamandır daim seni özlerim
Mahşere dek dinmez benim hasretim
Merhamet et Şefaat kıl kuluna
Canım başım feda olsu yoluna


Nebi ALLAH seni sevdiğim haktır
Bu sözümde bir zerre yalan yoktur
Sana aşkım Hak rızası içindir
Merhamet et Şefaat kıl kuluna
Canım başım feda olsu yoluna

El uzatıp tuttun elim kaldırdın
Dünya denen bataklıktan kurtardın
Yüreğimi aşk narına yandırdın
Merhamet et Şefaat kıl kuluna
Canım başım feda olsu yoluna

Nefsim ile tanıştırdın benliğim
Öğrettin ki bana gerçek düşman kim
Hem bildirdin bana asıl kimliğim
Merhamet et Şefaat kıl kuluna
Canım başım feda olsu yoluna

Painfully 22 Aralık 2019 03:27

RESULÜMÜ ÖZLERİM

Sızım sızım sızlamakta ciğerim
ruhumdayken hasretini çekerim
ben bu derrtle çok yaşamam ölürüm

Ey efendim feda olsun bu canım
Senden ayrı kalmak benim hüsranım

Gözüm yaşı hiç durmadan akmakta
hasretin gönlümde odlar yakmakta
Bu aşk beni taştan taşa çalmakta
Ey efendim feda olsun bu canım
Senden ayrı kalmak benim hüsranım
ben bu derdi kıyamete çekerim
sen sanmaki bu sevdadan geçerim
dert içinden türlü dertler seçerim
Ey efendim feda olsun bu canım
Senden ayrı kalmak benim hüsranım

vuslat sanki yüce dağlar ardında
rehbersizler şaşar kendi yurdunda
herkes şöhret ,dünya,mevki ardında

Ey efendim feda olsun bu canım
Senden ayrı kalmak benim hüsranım

Painfully 22 Aralık 2019 03:27

GÖNLÜME BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞDUN SEN YA RESULALLAH


Gönlüme bir güneş gibi
doğdun sen ya resulallah
Tutup günahkar elimi
Yücelttin ya Resulallah


Ben ümmetim sen nebisin
Gönlümün efendisisin
Sen derdimin çaresisin
Hasretim ya Resulallah
Sen bendesin kalbimdesin
Arzumda özlemimdesin
Sonsuza dek sevgimdesin
Yücesin Ya Resulallah
Mevlam Habibim buyursun
tüm mahlukat aşık olsun
Bu gönlüm nasıl sevmesin
Aşığım ya Resulallah
Ben muhtacım yardımına
boyanmışım günahlara
Sana sevgim hürmetine
ŞEFAAT YA RESULALLAH

Painfully 22 Aralık 2019 03:27

Can Muhammed

İstemem ben inci gÜher,
GönÜl gözÜm seni ister,
Söyleyelim hep beraber,
Muhammedim, can Muhammed.

SÜnnetinden aldık ilham,
Uzak dÜştÜ bize haram,
Getirelim salat, selam,
Muhammedim, can Muhammed.

Rahmet oldun alemlere,
Nurun doldu gönÜllÜre,
Rehber oldun alimlere,
Muhammedim, can Muhammed.

Kevser sana oldu şarab,
Senden uzak kullar harab,
Bizi yoldaş eyle ya Rab,
Muhammedim, can Muhammed.

Dermani'yim yok imkanım,
Cennet olsun tek mekanım,
Kalbimdeki hep yakanım
Muhammedim, can Muhammed...

Painfully 22 Aralık 2019 03:28

GÜL-Ü MUHAMMEDİ


Hiç bir an unutmadım seni ben ey Sevgili,
Sönmez içimde tutuşturduğun iman ateşi,
Hep canlıydı gönlÜmde ki o hidayet Ümidi,
Kalbimde solmayacak o GÜlÜ Muhammedi.

Seni tanıdım gÜnden beri senindir kalbim,
Huzur ile mutluluğa doygundur bu kalbim,
Karanlıktan nurunla aydınlandı bu kalbim,
Sen gÜneşin,aydınlandı seninle bu kalbim.

Yaratılıp tÜm alemlere sen rahmet kılındın,
BÜtÜn kullara yol gösteren rehber kılındın,
O son Peygamber,Hatem-Ül Enbiya kılındın,
Kurtuluş yollarına sen, mihmandar kılındın.

Ardından gelen kullara tÜm yollar asan olur,
Senin gittiğin yolda ki tÜm tuzaklar bozulur,
Burada sana uyan kul,cennette komşun olur,
Hem dÜnya da hem ahret de kurtulmuş olur.

Seni anan bir gönÜlde ne acı ne de tasa olur,
O kokunu duyan insanın içi gÜl gÜlistan olur,
O gÜl yÜzÜn kalbimiz de açar gonca gÜl olur,
Sen kalplerimize girince cennet bahçesi olur.

Painfully 22 Aralık 2019 03:28

YA RASULALLAH

Firkatin acısına can dayanmaz,
Bir gece geliver , Ya Rasulallah.
Tabibler yarama çare bulamaz,
Derdimin dermanı , Ya Rasulallah.

Kalplerin bağı , gönlÜmÜn huzuru,
Kaşın hilal , gözlerin çeşm-i ahu,
YÜzÜn gÜneş , rayihan gÜl kokusu,
Sen ayın ondördÜ , Ya Rasulallah.

Taş , toprak dekor canlı bir ahenksin,
Ulvi bir nasip , yegane rehbersin,
HÜrmetle beklenen gÜl misafirsin,
Sen bahar mÜjdesi , Ya Rasulallah.

Ilgıt ılgıt esersin gönÜllerde,
Davetin nurdur feyyaz şebnemlerde,
Sevgin bÜyÜdÜ , devleşti kalplerde,
Sevgini çok görme , Ya Rasulallah.

Yoktur mislin , vÜcud-i mÜbareksin,
Gidilecek yol , en parlak çizgimsin,
Ummanlar gibi en derin fikrimsin,
Salat , selam sana , Ya Rasulallah...

Painfully 22 Aralık 2019 03:28

SEN DOĞDUN YA RESULULLAH


Hazreti Cebrail (a.s.) Beni SaÂ’dÂ’ a geliyor,
Ya Resulullah, Sen çocuklarla oynuyorsun
Cebrail (a.s.) Seni çocukların içinden alıyor,
Usulca, İncitmeden yere uzatıyor,
Ya Resulullah, Sende ses yok,
Bedenin CebrailÂ’ e teslim,
Cebrail göğsÜnÜ yarıyor,
Kalbini dışarı çıkarıyor,
Şeytanın, Sen de olan nasibini alıyor,
Kalbini altın bir tasa koyup,
Zemzem suyuyla yıkıyor,
Ve kalbini yerine koyuyor...
çocuklar Halime2 ye koşmuş,
Halime bin bir telaşla Sana koşuyor,
çocuklarından ayırmadığı, çocuk gÜzeline,
Yaratılmışların en özeline koşuyor,
Kucağına alıyor,
Sarılıyor,
öpÜyor,
Kokluyor...



“Ve ma erselnake illa rahmeten lil alemin”

Seni anlayabilmek,
Seni anlatabilmek, Seni yaşayabilmek,
Seni canından çok sevebilmek,
Anam babam Sana feda olsun diyebilmek,
Canımı yoluna serebilmek,
Getirdiklerini benimsemek,
Ayaklarının altına aldıklarını terk edebilmek,
Seni yazabilmek,
YÜrekler gÜç yetirdiğince,
Kalemler yazabildiğince,
Denizler mÜrekkep olup yettiğince,
Senden kat reler yazabilmek,
Yoksa Seni yazabilmek MÜMKÜN MÜ?
MÜmkÜn değil YA RESULULLAH !..



Sen doğmadan kararmıştı dÜnya !
Huzur şahdamarından kesilmiş,
Mutluluk kayıp adreslere gizlenmiş,
İnsanlar, insanlıktan vazgeçmişti...
Emniyet denen olay yok olmuştu.
GÜven ve itimat öldÜrÜlmÜştÜ.
Asayiş keenlemyekÜn...
Kızlar diri diri toprağa gömÜlÜyor.
Analıklar miras diye alınıyor.
İnsanlar putlara tapıyor.
Kendi yaptıkları taştan putlara tapıyorlar...
GÜçlÜ zayıfı eziyor, Hak, hak sahibine değil,
GÜçlÜ olana veriliyor...
İnsanlar, İnsanlar vahşete birbirleriyle yarışıyor !..


Beni SaÂ’d b.Bekir Kabilesinden,
Halime binti Ebi ZÜeyb Seni alıyor,
Sana sÜt annelik yapacak,
Halime korkuyor,
Beni SaÂ’d yurdu kıtlık kıran,
Beni SaÂ’d yurdu perişan,
Korkma ya Halime !
Korkma ya Halime !
Ya Resulullah, beni SaÂ’d yurduna geliyorsun,
Beni SaÂ’d Seni Selamlıyor
Ben SaÂ’d yeşilleniyor,
Koyunların karnı doyuyor,
Koyunların memeleri sÜt doluyor,
HalimeÂ’ nin evi bereketleniyor !
Beni SaÂ’d bereketleniyor !
DÜnya bereketleniyor !..

Painfully 22 Aralık 2019 03:28

Siyahi Bir Çöl Gecesi Suskunluğunda Dilim...
Hasret Yağar Gözlerime Gece Gibi Simsiyah...
Hüznün En Soğuk Anı İle Üşüyor Yüreğim...
Sana Sevdalı Gönlüm...Sana Özlemde Ya RESULALLAH...

Akma! Gözyaşım..Ne Olur Akma Yüreğime...
Söndürme Bağrımdaki Ateşimi...Yansın Değme...
Dur! Gözyaşım.. Dokunma İçimdeki Çöle...
Ben Razıyım..Yansın Yürek..Feda Olsun CAN EFENDİME....

Göz Çölümde Seraba Döner Bakışlarım...
Sendelenir Ruhum...Depreminde Yüreğimin...
Ey Gece! Nerede? O Parlayan Yıldızlarım..
En Parlak Yıldız Varya İşte O CaN EFeNDiMiN...

Görünür İntizarın Yar...Yaldızlı Bakışlarda..
Kan Karıştı Yokluğunda Bulutlara...İnci İnci İner Yağmurla...
Gülleri Bile Bayıltan O Gül-Yüzünü Göster..Ne Olur Bu Aşığına...
Solan Yüreğime Yazdım İsmini..CaN EFENDİM..GözYaşlarımla..

Melekleri Bile Kendine Özendiren..Sevda Çiçeğim.. Can Efendim...
Birtek Hasretine Dayanamaz..Onca Hüznü İçinde Barındıran Yüreğim...
Sensiz Değilim Biliyorum..Ama Nur Cemalini Görme Özlemindeyim..
Beni,Ben Yapan İçimde Sevdan Var..Solmaz..Soldurmam Can Nebim...

İçimdeki Varlığından Güç Alır...Sana Sürgün Yüreğim..
Senle Hayat Bulur Sevdam..Senle Tebessümde Gözlerim...
Özüm Sana Dönük..Senin Şefaatine Muhtaçtır..Efendim..
Tükenecekse Sende..Sadece Sende Tükensin..Senle Atan Yüreğim..

Painfully 22 Aralık 2019 03:29

Ey; gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan
nebi!.

Ey; Yaradan'ın en guzel eseri!. "Sen olmasaydın, sen olmasaydın..
alemleri yaratmazdım!." dedigi!. Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!.

Ey; insanoğlunun ufku -en güzel insan.. Allah'ın sevgilisi, kainatın
gozbebeği!.

Ey; rahmeten li'l-alemin!.

Senden şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem.. şefaat eder
misin?.

Ey; kupkuru çölleri cennete ceviren gül!.

Ey; gönlünden gül dökülen resul!.

Küçak kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa
başsağlığı dileyen.. gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen
resul!.

Benim de gözümün yaşını siler misin?.

Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; yüreğimden binlerce
kuş uctu, bin'i de öldü desem.. bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder
misin?.


Ey; Islam'ın peygamberi!. Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin.. en
guzel çiçeği!. Ama mahzun, ama kederli...

Daima düşüncede, daima hüzün icinde ömründe, bir defa bile, kahkahayla
gülmemiş.. gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!.

Gözlerimi yumsam, ve; hulyana dalsam.. o gül kokulu gülüşün ile, benim
de gözlerimin içine güler misin?.

Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma,
tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana.. işte onun, işte onun hatrına!.

Ey; gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!.

Ey; gönlümün sultanı efendim!. Ümidim, muradım, kurtarıcım, mujdecim...

Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim?. desem..
bulundugun yerden, yureğime bir damla su serper misin?.

Seni sevsem!. Cok, cok sevsem!. Öyle cok sevsem ki; sen koksa özüm,
yüreğim.. sen koksa nazım, edam.. gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan !

Ali'n, Fatıma'n gibi olsam!. Seni, onlar gibi seviyor olsam.. sen
de; beni, onları sevdiğin gibi sever misin?.

Ey; bize bizden daha ziyade merhamet eden!. "Ümmetim, ümmetim!."
diyerek, üstümüze titreyen!.

Ey; en ziyade muhtacımız, en cok isteyenimiz!. Bizi, Hak'tan
dileyenimiz!.

Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin!. Sen, senden isteyeni geri
çevirmezsin!.

Senden, senin rahmetini dilesem.. ey; alemlere rahmet olsun diye
gönderilen, banada rahmet eder misin?

Ey; Rahim!. Ve.. ey; Kerim!.
Asr-ı saadet'ten değilim!. Kokladığın gül, soludugun hava, yediğin
hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu, bindiğin deve, avuçladıgın kum dahi
değilim!. Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!.

Lakin; ben, senin.. "Kardeşlerim!." dediğindenim!. Ve; sana ve
sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!. Ve lakin; daha hala sevgili Veysel Karani'nin tırnağının ucu misali bile değilim, desem.. bana da
hırkandan gonderir misin?.

Doğduğun günün, gecenin hürmetine.. bu gün ve gece; yüreğime, bir nur
olup düşer misin?.

Sevgili Peygamberim!. Rabbim; sana ve, senin al ve ashabına..
ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları
sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin; amin!.

Painfully 22 Aralık 2019 03:29

GÜLE AŞIK

Medine,de bir gül yatar,
O gül’ dür bu dünyaya gelişimizin sebebi,
O gül’ dür bütün acıları dindiren,
O gül medine de yatar

Ne garibtir ki...
Giden bir daha gitmek ister
Ne dersiniz? Varmıdır bunda bir hikmet?
Boşuna dememişler...
Alemlere rahmetsin Hz.Muhammed sav.

Gitmeyenler, gidip de görmelidir,
o manevi havayı, o tertemiz kaynaşmayı...

Onun aşkı ile yanıp tutulan
Bilir ne kadar mükemmel bir insan,
O dur insanı kırmayan
O dur zengin ile fakiri ayırt etmeyen

Muhammedül Emin dir onun ismi,
Budur onun herkese ideal olmanın sebebi
Cünkü hem kafir güvenir,
severdi o nur yüzlü rehberi

Ya Muhammed, tek rehber ve öndersin sen
Anlatmışsın islami en güzel dil ile sen
Ahlakın ile büyülendik hem düsman hem bizler
Ama kıymet bilmeyen yine bizler..

Painfully 22 Aralık 2019 03:29

GÜL yüzü buluşma yeridir,
En temel kavuşmalar GÜL yüzünden gerçekleşir.
Bakış ki,aşıkın maşuka dönüşüdür;
İlk tanışma ve son ayrılıktır.
Sonra mayelenir bakış,
Bakış aşk olur bakış vuslat olur.
Aşuk ve maşuk tanışmaktan öte geçerler.
Geri döner ve sanki birbirlerini hatırlamış olurlar.
İlk bakışma sonsuz beklemelerin durulduğu bir göl olur.
Güzellik GÜL yaprağında beklemiştir aşkı
Aşk GÜL yüzünden güzelle buluşur
Aşk GÜL tenlerde kılar kendini
Ve güzellik aşkın bakışıyla seyre dalar kendini.

..........

Meğer GÜL,yüzüne Nazar Eden olduğu için GÜLmüş.
Her şeyi ve herkesi Varedenin Teveccühüyle GÜLmüş.
Önce Teveccüh Eden varmış.
Yokluğa yönelmiş Ebedi Güzellik Sahibi.
Bilinmek dilemiş,sevilmek irade etmiş.
Gizliden açığa çıkmış''Mahfi Hazine''
Hiçlik şafağı kızıla boyanmış.
Varlık güzel yüzlü bir GÜL olmuş.
Varedilen her şey bir GÜL yüzünde taçlanmış.


...........

Biz dikenlerdik aslında.
Yalnızca bir GÜL hatırına bu bahçeye vardık.
GÜL-ü Muhammed'in(as) yüzünde buluştuk.
GÜL-ü Muhammed'in(as) yüzünde tanış olduk.
Sonra her şeyi ve herkesi yüreğimize çağırdık.
Her şeyi elimize aldık.Herkese elimizi verdik.
GÜLün yüzüne vardık.
GÜL yüzünden varolduk.

............

Sevgilinin teveccühünü yüzüne devşiren GÜL'e,
Yüzümüzü sevgilinin vechine çeviren GÜL'e,
GÜL'lerce salat,yüz'lerce selam ettik...

Painfully 22 Aralık 2019 03:29

Ey!. Münevver Medîne, Ey!. Gönüller beldesi,
Ey!. Devri cehâletin, mahkûmiyet beldesi.
Çınlıyor göklerinde, her an Muhammed sesi.

Gör ki, yine ehli şirk, zulmediyor bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..

Susadım şefkatine, yine gönlümde serâb,
Sustu rahlede bülbül, bahçede güllür harâb,
Taşıyor sokaklardan, yine zillet ve şarâb;

Gör ki, nice âlemler, nifak soktu bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..

Adâletin kendi yok, dillerde kaldı adı;
Yeryüzü bir toz duman, kim suçludur, kim kadı!.
Doğruyu Allah için, söyleyen kul kalmadı,


Hep,"İRTİCÂ" diyorlar, buralarda bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..

O gözyaşlı kızların, başlarında peruklar,
Böyle fetvâ veriyor, ulemâda doruklar.
Suspus olmuş, tutulmuş, tüm nefesler soluklar?

Çok zoruma gidiyor, yapılanlar bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..

Bir yanda din tâciri, arkadan vurur beni,
Bir yanda zorbaların, hiç kızarmayan teni.
Elden ele geziyor, dinde reform bülteni;

Yeter artık!. Bu cür'et, revâ değil bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..

Çöktü insan fıtratı, payandalar yetmiyor,
Ekranlarda çığlıklar, kulağımdan gitmiyor,
Soygun, talan, cinâyet, çağdaşlıkla (!) bitmiyor;

Nesiller küstürüldü, çağlar üstü bu dîne;
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..

Ey!. Mübârek Medîne, Fahri Âlem beldesi,
Kardeşliğin, barışın, adâletin simgesi,
Çınlasın göklerinde, salât üs selâm sesi.

Ben ki; kâlû belâda, teslim oldum bu dîne,
O yemyeşil kubbene, beni de al MEDÎNE...

Painfully 22 Aralık 2019 03:30

Aleme ervah, bugün bizimle beraberdiniz
Meleği ala beraberdir bizimle
Ve şimdi biz meleklerle diz dize

Rebiüevvel ayının onikinci gecesi, yer Mekke
Ebu Tâlib mahallesi Leyl çarşısı
Bir ev Abdulmuttalib’den oğlu Abdullah’a kalan
Bir hane şimdi Abdullah ‘da yok,karanlık ve Hz. Amine
Üflesen sönecek gibi yıldızlar
Ve beklenen bir var, O ...

Rebiüevvel ayının onikinci gecesi yıl 571
Nisan ayının yirmisi,günlerden Pazartesi
Ebu Talib mahallesinde saadetli bir ev, saadetli bir oda
Abdimenaf kızlarını andıran huriler dolaşıyor oda da
Birinin elinde cam bir kase var içi şerbet dolu ama sanki kar
Hadi al, bu içecek cennet tavıdır ,al ve iç

Bu sana Allah’ın ikramıdır.
Ve yudumlanıyor şerbet
Allah’ın adıyla
O anda beyaz bir kuş bembeyaz kanadıyla Hz Amine’nin sırtını sıvazlıyor
Ve beklenen biri var , O...

Rebiüevvel ayının onikinci gecesi
Vakit seher vakti, yıldızlara uzansan tutacaksın
Hele biri var ki küçücük bir dolunay sanki
Bu onun yıldızı, ve bir nur denizi, O’nun denizi
Semave vadisi sular altında
Çünkü O geliyor
Çekilen ve kuruyan Save gölü , sönen Mecusi ateşi
Çünkü O geliyor
Zincire vurulan şeytan göklerden kovuluyor
Kisra saraylarından çatırdılar geliyor, çünkü dünyaya O geliyor
Ve gökten inen üç melek ellerinde üç bayrak
Biri güneşin doğduğu yerde,biri battığı yerde güneşin
Diğeri Kabe’nin üzerinde müjdesini veriyor kainat güneşinin...
Bu muştunun ardından kat be kat semalardan boşalıyor melekler
Allah’ın rahmeti üzerine olsun ey Nebi...

Ve bir nur doğdu ayın ondördü gibi
O doğdu, kalplere sürur doğdu
Gerçek oldu annesinin rüyası
Hz.İbrahim’in duası kabul oldu
Yer de ve gökte övülecek şan doğdu
Ümmetinin göz nuru habibi zişan doğdu
Şimdi kaplasın onu bir ak bulut
Ve dolaştırsın melekler, doğuyu ve batıyı
Varlıklar onu birde suretiyle tanısın
Yusuf’u görüpte parmağını kesenler baksın bir kez O’na da yürekleri doğransın

Hoş geldin ey ledün ilminin sultanı
Kabe’nin canı,
Dertlilerin dermanı,
Hoş geldin ey cihanın padişahı !
Kur’an’nın sırrı
İrfan ehlinin şahı
Hoş geldin ey enbiyalar sultanı !
Cemal bahçesinin bülbülü
Kainatın nazlı gülü,
Hoş geldin...

Rebiüevvel ayının onikinci gecesi
Yirmibirinci yüzyıl
Olanca genişliği ile yeryüzü
Ve efendiler efendisi gönüllerde doğmaya devam ediyor...

Ey Nebi
Alemlere rahmet geldi
Sana sâlat ve selam
Efendimiz
Hoş geldin....

Painfully 22 Aralık 2019 03:30

Sagdan geliyorlardı soldan....
önden ve arkadan...
sanki arı kovanından boşalıyorlardı...
hiçkimse kalmamıştı Sultanın yanında...
bir er vardı arslanlar kıskanır yüregini
bir er...
kurban bir gönül...
verdiği sözde duran bir arslan....
TALHA........r.a

yer Uhud meydanı ....
ter içinde TALHA....
canını hiçe sayıyor...
yarına (s.a.v.)kıyamıyor...
döne döne çarpişmakta TALHA.....
azrail sırayı şaşırmakta...
her inen kılıç...
bir ölüm fermanı yazdırmakta....

bir ok atıLmış...
hedefte GÜLLERİN EFENDİSİ...!
bir el açılıyor.....
perde Nurun ala nura...s.a.v.
el parçalanıyor,sinirler dagılmakta...
hiç haberi yok...
kendinde değilki TALHA...
tek derdi aman birşey olmasın...
kılına Efendimin kimse dokunmasın...!

GÜL SULTAN S.A.V. ANLATIYOR...
"o gün sagımda cebrail solumda TALHA...
başka hiçkimse yoktu arasamda..."

Heryeri kılıç darbesi TALHANIN....
kan musluğu yaralar...
altmışaltı büyük,sayısız küçük yara...
bayılınca bir ara aşkla savaşırken...
kuşuverdi EBUBEKİR kardeşinin yardımına...
su serpti yüzüne başını kaldırırken...
ayılınca TALHA...
soruverdi...
RASÜLULLAH NASIL?
iyidir deyince EBUBEKİR...
O iyiyse bizde iyiyiz deyiverdi...

görünce ayıldığını TALHA'nın...
Rasülullah geldi yanına...
öpülesi eller mesh etti,sıvazladı...
ellerine açıp RABBİNE AGLADI..
"ALLAHIM TALHA'MA ŞİFA VER"

takipteydi nasipsiz bir kafir bu ara...
yılan gibi Rasüle sokulmakta...
Bir kılıç darbesi vurdu Peygambere...s.a.v.
düşüverdi Gül sultan çukura.
düşerken migferinin demirleri yüzüne battı...
yüzü yaralandı...
çok kötüydü durum...
DURULMAMALIYDI BU MEKANDA..
Yetmişten ziyade kılıç darbesi almıştı Peygamber...
ayakta duramıyor yürüyemiyordu...
bir şey yapmalıydı TALHA.....r.a
sırtlayı verdi kendi yaralarını unutup SULTANI...
ta kayaların başına taşıdı...
öldü öldü derlerken RASULE...
BASINIZ EFENDİM SIRTIMA...
ÇIKINIZ ŞU KAYAYA...
GÖRSÜNLERDE ANLASINLAR...
BİZ ÖLMEDİK DEYİVERDİ...
VE ÇIKTI GÜLLERİN EFENDİSİ...s.a.v.
ÜMMETİN SEVGİLİSİ...

O zaman Resûlullah efendimiz buyurdu....
"TALHA bana yardım ettiği zaman
Cennet ona vacib oldu"

SELAM OLSUN...
UHUD EHLİ....
SELAM OLSUN TALHA R.A..
SAYISIZ SALAT SAYISIZ SELAM OLSUN
EY GÜZEL PAYGAMBERİM...S.A.V.

Painfully 22 Aralık 2019 03:30

Arş'ın kubbelerine, adı nûrla yazılan,
İsmi; semâda ''Ahmed'', yerde ''Muhammed'' olan,
Yedi katlı göklerde, Hâk Cemâli'ni bulan,
Evvel-Âhir yolcusu, Yâ Hazreti Muhammed.
Sağnak nûr yağmurları, inerken yedi kattan,
O gece, Sendin gelen, ezel kadar uzaktan,
Melekler, her zerreye, müjde verirken Hâkk'tan;
O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

Güneşler, o gecenin, nûruna secd ederken,
Yıldızlar, meşk içinde, kâinat vecd ederken,
Bütün hamd ü senâlar, Yüce Rabb'e giderken,
O gece sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

Kâbe'de şirk taşları, putlar yere dönerken,
Cehâlet bayrakları, birer birer inerken,
Bin yıllık, küfr ateşi, ebediyyen sönerken,
O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

O gece, Sâve Gölü, mûcizeyle kururken,
Kisra Saraylarında, sütunlar savrulurken,
Arz'dan Arş'a , Âlemler, rahmetini bulurken,
O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; doğum kundağı, ak bulutla örülen,
Doğar doğmaz, Allah'a secde emri verilen,
Alnında, âlemlere rahmet tâcı görülen,
Kâinat Efendisi, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; asâletine, ezelden hükmedilen,
Tertemiz rahimlerle, lekesiz soydan gelen,
Beşeri şüpheleri, Kur'ân ilmîyle silen,
Seçilen sevgilisin, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; büyük yargıda, şefaat müjdecisi,
Bunca âciz beşerin, Mahşer günü bekçisi,
Sen ki; Kur'ân şâhidi, Allah'ın son elçisi,
Kurtuluş habercisi, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; Âdem neslini, uçurumdan döndüren,
Zulüm sancılarını, şefkâtiyle dindiren,
İnkâr yangınlarını, irfânıyla söndüren,
Âlimlerin sultanı, Yâ Hazreti Muhammed.

Sen ki; güzel huyların, ahlâkın meş'alesi,
Sabır doruklarında, beşerin en yücesi,
Senin Cennet mekânın, fakirlerin hânesi,
Gönüller hazinesi, Yâ Hazreti Muhammed.

Câhiliye devrini, kapatan, ulu Sultan,
Şefaatin, Allah'a yalvaran kolu Sultan,
Rabb'imin, en sevgili, en yakın kulu Sultan,
Melekler Sana hayran, Yâ Hazreti Muhammed.

Sana şâhid, sonsuzlar, ezelden beri her an,
Sana şâhid, âyetler, her zerre ve her mekân,
Senden uzak kalmaya, nasıl dayanır ki can?
Sen, her canda Cânânsın, Yâ Hazreti Muhammed.

Mîraç gecesi, bir bir, açılıyorken gökler,
Seni selamlıyorken, her katta peygamberler,
Öyle bir an geldi ki; durdu bütün melekler,
Hâkk' a yalnız yürüdün, Yâ Hazreti Muhammed.

Gönül gözü görmeyen, can gözünü neylesin,
Dünya'da dönmeyen dil, mahşerde ne söylesin,
Allah, bütün beşeri, ümmetinden eylesin,
Sancağının altında, Yâ Hazreti Muhammed.

Hâkk ile, kul vuslatı, o îlahi düğünde,
Hiç kimseden kimseye, fayda olmayan günde,
Hasatları, has tartan, o terazi önünde,
Noksanları bağışlat, Yâ Hazreti Muhammed.

Bu îman meş'alesi, hiç sönmeden yanacak,
Ümmetin, Seni her an, mahşere dek anacak,
Gönül tortularımız, nûr'unla paklanacak,
Andımıza şâhid ol, Yâ Hazreti Muhammed.

Biliriz ki; hükmü yok, bu dünya nîmetinin,
Gönüldür sermayesi, âhiret servetinin,
Sana, Salât ve Selâm, gönderen ümmetinin,
Cennetler şâhidi ol, Yâ Hazreti Muhammed

(SALLALLAHÜ ALEYHİ VE SELLEM)

Painfully 22 Aralık 2019 03:30

GUL DESEM

Sahte güneşlerde kavrulan gönlümün çatlayan vadilerine, pırıl pırıl gülümseyen bulutlar, gül kokan yağmurlarını usul usul indirse..Mevsimleri alsam kollarımın arasına.. Kışta kalan bütün tohumlar gecelerinde, gülün kırmızı düşünü görse..İçimden kopup toprağa titreyerek düşen her yaprak,hazanımı güle açılan bir yol bilse..

Bu dünyanın kızgın dalgalarının dehşeti ile parçalanan kıyılarım,bir gül vaktinde Ay’ın yüreğime vuran gölgesinde yetim başlarını okşayan o şefkatli elin merhametiyle onarılsa..Gecenin siyah perçemine karışan yalnızlığımın solgun yüzü, bütün sessizlikleri sızlatan bir sedayla gönül aynalarıma çarpıp kırılsa..Kırılan her parça, yeni bir yüz olup bir gülün sesine dost olsa..

Gül desem..

Bu dünyaya dair ne varsa yeni bildiğim, hepsi eskise bir bir içimde.Soğuk bir hançer gibi damarlarımı yırtan isyanlarımı çekip çıkarsam kalbimden..Kanayan yaralarımın sancısını bir gül yaprağının sıcaklığıyla dindirsem..Sıcak, buhar buhar yükselirken semaya,ufkun ince çizgisine doğru aşkı soluyarak savrulan mahzun bir kum zerresi olsam..Gülün ayağını kaldırdığı yere, ben bıraksam yüreğimi.. Uzun yolların yorgunluğuna sükut eden bir çehreyle,kafesinden kurtulan bir güvercin misali, tutsaklığı ruhumda elesem,ömrümün bir ucundan diğer ucuna dek koşar adım gülün ateş kırmızısı izini sürsem…

Gül desem..

Yalanın ve riyanın gökte yıldızların ışığını söndürdüğü,mum ışığına sürgün düştüğüm vakitleri unutsam..Karanlık zincire vurulsa önce yedi yerinden, sonra eriyip aksa gözlerimden.Gül gölgelerinde oluk oluk kandiller yansa mehtabın titreyen gamzesinde..

Puslu çöllerin susuz feryadına bulansam içimin sessiz çığlıklarını..Bir akşam yıldızı duysa iniltilerimi de İnse, göklerden simleri dökülmüş gecenin gerdanına..Gül adında bir ışık saçsa ruhumun girdabına..
Artık hüzün şarkılarını söylemekten vazgeçse iklim..Şiir şiir bir özlemi taşısa ellerim.Her ıslandığında bir gülü büyütse içinde gözlerim..

Gül desem..

Taif’e gitsem.Atılan taşlara bir perde olup gerilsem.Sevr mağarasında kanatlanmayan kuşun kanadında bir tüye dönsem..Mağarayı kapatan örümceğin ağındaki bir ilmeğe ersem.

Gül desem..

İntizarımda kapanmayan gözlerime gül tozundan sürmeler çekilse,kalbimin surları gül yaprağından örülse.Gönlümün kabuk bağlayan yanıklarına gül adında bir merhem sürülse.

Çehrelerin engebeli yollarına gülden bahçeler döşense..Her bahçede güle tutkun bir bülbül ötse.Kuş yavruları sımsıcak gülden hikayelerle ısınsa..

Gül taşıyan çağlayanlar süzülse parmaklarımdan, topraktan gül devşiren düşlerime..sokaklar,solgun ışıklar,yakamozlar gül koksa..Caddelerde ağaçlar,pencerelerde saksılar gül koksa..Demir parmaklıklar gül dalından yapılsa,onlar da baharda gül diye açsa..

Ayaz gecelerin kuytusunda,uykuyu bekleyen dertli gözlere, gül yudumlayan ninniler asude uykular taşısa.

Gül desem..

Gül renginde katmer katmer açılan guruptan ruhuma dökülse melekler.demet demet gül rayihasında sallansa bütün beşikler…Bir kuşluk vakti gül adında bir sızı düşse yüreğime..Kabaran denizler gül diye çıldırsa..Silkelense gök maviliğinden.Gül yağınca semadan ızdırabım inşiraha dönüşse..

Gül desem..

Hasretinin soğuğunda kırağı vuran çiçeklerim dirilip gürbüzleşse.Günahlarımın karasına boyanan kanım, gül renginde temizlense…Ağır aksak yürüyen vicdanıma can gelse..Ruhumun viran olmuş bağları bir tutam bahar ışığı ile tazelense..Gülün şefkati ile süslense boynu bükük fidanlarım..

Buket buket gülle doldurup heybemi, uzak diyarlara ömrünü adayan bir seyyah olsam.Her ülkenin açılmamış paslı kapılarına taze bir gül dalı bıraksam.Gözlerini yazmaya adamış bir hattat olsam.Her harfime bir gül düşürsem.
Ellerini nakışlarına adayan bir nakkaş olsam..Her nakışıma bir gül sığdırsam.

Gül desem..

Güle yazılan bütün yazıları ben okusam.

Bütün şiirleri ben ezberlesem. Güle adanan nefeslerim tükenene dek, bir gül destanını içinde ömür sürsem. Bütün şakıyan bülbüller sussa.. Güle aşkımı ben söylesem, ben anlatsam..

Dökülse kanlı pasları gözkapaklarının.Kırılsa kapıları gülsüz geçen yıllarımın.İçimi yakıp yıkan rüzgarlar gül sularında durulsa..

Gül desem..!

Beni bir gül sevse..!
Beni bir gül anlasa..!

Painfully 22 Aralık 2019 03:30

NURUNDANDIR BÜTÜN NURLAR

“Beni seven cennette benimle beraber olur”

Mihrabım!

Mihrabıma uğra saba yeli,huzuruna varıp edeple, selamımı ilet, heceler yarım yamalak, heyecanlar salkım saçak….

“Ant olsun kuşluk vaktinde…” O’nun saçlarını kıskanmaktan gecenin bağrı yanık; gece yarısı hasretle uyanıktır.

“Güneşe ant olsun …” O’ndan daha kutlu bir faniyi hiç izlemedi ve ondan daha kıymetli bir hazineyi hiç gizleyemedi.

Ahmed (S.A.V.) !… Gönüller gıdası ruhlar şifası… Gözlerin feri, şerefin zaferi…

Dudağının değdiği bir güle bin can feda Ahmed (S.A.V.), eline değişmiş bir ele cihanca cihan feda !

Işığım!

Göz kırpasıya Burakınla vardığın yere bin yılda varamazken berk uran melekler, nasıl aşkına dönmesin zeminler ve zamanlar, nasıl tutulmasın burçlar ve felekler. Sen var iken kıblem, gök ile yerin hangi varlığa adansın ya emekler, ya hangi renk iltica etsin dallarına çiçekler ?

Cemalini gören aşık iken nurum,gamzene rüyada olsun ermesin mi tennure kelebekler ?

Günaydınım !

Tohum versen de bize mahsul olabilseydik, kanat olsan da bize katına varabilseydik.
Şarkıların ürperdiği şebnem avuçlarında Medine rüzgarlarının ışıltılı kumlarınca yanabilseydik, Sana kanabilseydik.

Bir kez olsun aşkınla döktüğümüz gözyaşlarından abdest alabilse ve denizine bir kez olsun dalabilseydik, ya denizinde kalabilseydik.

Himalayalar kadar kara yüzümüzü kara yerlere sarabilseydik; bağrından raziye ve marziye ilhamlar alabilseydik.

Sevgilim!

Kutlu gelişine yüz bin selam olsun, sen aydınlık içinde aydınlık,sen açıklık içinde açıklıktın.
Seninle sevgiler sevgili olur, seninle muhalimiz hâle dururdu.
Mühürleri kaldırmada son idin sen, can kilitlerini açmada sonuncu, gülümsesen.
Seni görenlerin güneş düşerdi gözünden, seni sevenlerin ışık yayılırdı yüzünden.
Birer efsaneydi iki yanağın; hayal ile hatıra eleğim sağmalarıyla karanın ve ağın.

Sultanım !

Adına altınlar bastıran sultanlar şehirler alırdı, şimdi şehirleri düşüyor adınsız sultanların, adını gizli anıyor aşık-ı nalanların.

Kulluk prangaları çözülünce ayağımızdan, azat oldu zülfünün zinciri solumuzdan ve sağımızdan…

Ashabının kara kerpiçte gözsüz gördüğünü , biz cilalı aynalarda yitirdik de yaptık düğünü.
Tedavisinde hayat bulmuş hekime düşman hasta gibiyiz, mürebbisine kin güden çocuklara yasta gibiyiz.
İnsanlık güneşe nispet zulmete döndü, balıklar suya öfkelendi, kuzgun ete döndü, bahtımız hasrete döndü…

Hasretim !

Gümüş tenli Yusuf’u arayanlar gül teninde Yusuflar Ülkesine girdiler;cennet peşinde koşanlar gül cemalinde cennetlere erdiler…

“Körün elinden tutana Hak’tan yüzlerce ecir vardır!” buyurmuştun.

Kıyam et, tut körlerin elinden ve İsrafilleyin kıyametten evvel bir kıyamet kopar.
Yıllar yılı kendi yatağını öpen nehirlerce ak ezeli özlemlerimizin yokuşlarına ve öğüt, yine öğüt , yine öğüt aşk tanelerimizi değirmenlerinin nakışlarına…

Övüncüm!

Ruhlarımızdan kuşluklar geçti, gün geçti…
Akşam oldu, düğün geçti… ve gece olmadan, Yesrib’in güneşi, kerem kıl, tüllenen hayallerimize bir huzme bıraksın himmetin ve artık getirdiğin kutsal emanetin kaybolacağından korkmasın ümmetin!
Kalbimizi kaydırmadan, bize onu haşre dek baki kılma ruhsatı ver ve yalın unutuşların poyrazında bırakıp bizi bir başımıza, belleklerimizin tereddüt dolu zembereklerinde kıvrandırma yeter.

Gel son kez ilk baharımız ol!

Bu mevsim güller incitilmesin, g*********üsarımız ol!

Ömrüm!

Tâhâ ve Yâsin aşkına…

Öncesinde Sen’in aşkın yoksa neye yarar ölüm !

Selam ve duâ ile..

Painfully 22 Aralık 2019 03:30

Aşkı arzulayıp erişmek lazım,
Ağla gönül ağla hu diye diye...
Hakk'ı destekleyip savaşmak lazım,
Ağla gönül ağla hu diye diye...

Şu sendeki kibri atıver hele,
Gaflete, zillete çatıver hele,
Dünyayı ukbaya katıver hele,
Ağla gönül ağla hu diye diye..

Görüneni görmek hüner değildir,
Kahkahayla gülmek huzur değildir,
Zikretmeyen kalp özgür değildir,
Ağla gönül ağla hu diye diye...

Nefsini ateşte yak ta uslansın,
Seherlere kadar amansız yansın,
Ruhun bu kazanda güzel arınsın,
Ağla gönül ağla hu diye diye...

Hayat seni hiçe itmeden evvel,
Güz gelip te sana çatmadan evvel,
Can teninden uçup gitmeden evvel,
Ağla gönül ağla hu diye diye..


Painfully 22 Aralık 2019 03:30

Bizleri de Mahrum Eyleme

Durmaz yanar vücudum Allah
Bizleri de mahrum eyleme Allah
Sensin benim maksudum Allah
Bizleri de mahrum eyleme Allah

Gül bülbülün ormanı Allah
Ver derdime dermanı Allah
Şükür erdik bugüne Allah
Bizleri de mahrum eyleme Allah

Halas eyle narından Allah
Ayırma didarından Allah
Cennette cemalinden Allah
Bizleri de mahrum eyleme Allah

Kandiller yana yana Allah
Dervişler döne döne Allah
Son nefeste imanından Allah
Bizleri de mahrum eyleme Allah

Painfully 22 Aralık 2019 03:31

Tut elimden kaldır beni
Aşkın ile yandır beni
Haber gönder aldır beni
Derde derman ey sultanım

Yol yürürüm yollar çamur
Ha dolu yağmış ha yağmur
Sana varmak bana onur
Derde derman ey sultanım

Yollarımı sana getir
Her sonucu sende bitir
Yiteceksem sende yitir
Derde derman ey sultanım

Aşkın ile kıl derbeder
Gönül bu derde sabreder
Aşktan gelen aşka gider
Derde ferman ey sultanım

Yola düştüm yarıda kaldım
Güle düştüm harda kaldım
Dile düştüm darda kaldım
Derde ferman ey sultanım

Yollarımı sana getir
Her sonucu sende bitir
Yiteceksem sende yitir
Derde ferman ey sultanım

Painfully 22 Aralık 2019 03:31

Cürmüm Ile

Ey rahmeti bol padisah

Cürmüm ile geldim sana

Ben eyledim hadsiz günah

Cürmüm ile geldim sana



Rahman Allah Rahim Allah

Tüm dertlere derman Allah

Ben eyledim hadsiz günah

Cürmüm ile geldim sana



Ismin gani Gaffar iken

Ayp örtücü Settar iken

Kime gidem sen var iken

Cürmüm ile geldim sana



Senden uzak kaldim heman

Ettim hata gizli ayan

Vurma yüzüme el aman

Cürmüm ile Geldim sana

Painfully 22 Aralık 2019 03:31

dokuz ay karnında taşıdın beni
kulağıma nenni söyledin nenni
canım anam gönül arzular seni
ayağını altında cennet var anam

nerdesin anam özledim seni
geleceksin diye yolunu gözlerim
anam anam anam ey canım anam
bilmiyorum hangi derdime yanam

gece ağladıysam uykun kaçardı
melekler üstüne rahmet saçardı
senin nur yüzünde güller açardı
ayağını altında cennet var anam

ak sütün büyüttü küçük bedeni
beşiğe koyupta sallardın beni
bilsen ki ben nasıl özledim seni
ayağını altında cennet var anam

fatma anamıza komşu olasın
gönlümün içine akıp dolasın
sen cennet ehli bir ana olasın
ayağını altında cennet var anam

senin hasretine dayanmak çok zor
senden ayrı kalmak ne zor geliyor
gönül hasretine yanıp eriyor
ayağını altında cennet var anam

Painfully 22 Aralık 2019 03:31

Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi,
Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi;
Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..
Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi.


Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam,
Rûhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam.
Bir bilsem, vuslata ne zaman ferman gelecek?.


Yoksa bu yanan gönlüm durmadan inleyecek;
İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek..
Bir bilsem, vuslata ne zaman ferman gelecek?.
Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından,


Ne olur Sana ulaşmam için kanadından;
Bana bir tüy ver, pervaz edeyim hep ardından..
Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından.
Ey kupkuru çölleri Cennet'e çeviren Gül;


Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet'e çeviren Gül!
Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım,


Bir kor saç içime ocaklar gibi yanayım;
Sen'siz geçen bu acı rüyâdan kurtulayım..
Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım..
Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta,


Rûhuma sisli-dumanlı bir kasvet yaymakta;
Göster çehreni ki, güneş gurûba kaymakta..
Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta...
Son demde hiç olmazsa gurûbum tulû olsun,


Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun;
Her yanda tamburlar çalınsın; neyler duyulsun..
Ne olur, hiç olmazsa gurûbum tulû olsun..!

Painfully 22 Aralık 2019 03:31

Ey Nefsim Düşün;
SEN;


Doğum tünelinden çıkıp,
Dünya hanında oyalanıp,
Ölüm asansörüne binip,
Berzah âlemine geçip,
Haşir meydanında kalkıp,
Mizanda hesabını verip,
Sıratta Burak’a binip,
EBEDİ SAADET diyarına varıp,
HABİBULLAH’ (A.S.M)a kavuşup,
RÜ’YETİ CEMALİ seyredip,
EBEDİ HAYY olmak istemezmisin?
ELBETTE İSTERSİN.
ÖYLEYSE DURMA;
Şâkir bir abd ol, asilikten vazgeç,
Ma’siyetten kurtul, masivayı bırak,
DUA merdivenine tırman,
Tefekkür pınarından iç,
Marifet baklavasından ye,
AŞK-I İLAHİ’ye ulaş.
Yoksa!!
Berzah ta azap görüp,
Mahşerde çok sıkıntı çekip,
Mizanda hesabı veremeyip,
Sırattan geçemeyip,
CEHENNEM’e düşebilirsin.
Bu dünyayı kendine ZİNDAN ettiğin gibi,
EBEDİ HAYATINI da berbat eyleme.
ÖLÜM sekeratı uyandırmadan evvel uyan,
O zaman çok geç kalmış olabilirsin.
Sen Bilirsin,Tercih Senin.


Painfully 22 Aralık 2019 03:31

Aşkın odu ciğerimi
Yaka geldi, yaka gider
Garip başım bu sevdayı
Çeke geldi, çeke gider

Tak etti firak canıma
Âşık oldum cananıma
Aşk zincirin dost boynuma
Taka geldi, taka gider

Sadıklar durur sözüne
Gayri görünmez gözüne
Bu gözlerim dost yüzüne
Baka geldi, baka gider

Bülbül eder ah-u figan
Hasret ile yandı bu can
Benim gönülcüğüm ey can
Haktan geldi Hakka gider

Bitmez ayrılık savaşı
Onulmaz bağrımın başı
Gözlerimin kanlı yaşı
Aka geldi, aka gider

Miskin Yunus'un sözleri
Coşturur hep bülbülleri
Dost bahçesinin gülleri
Koka geldi, koka gider


Painfully 22 Aralık 2019 03:32

Aşksızlara verme öğüt öğüdünden alır değil
Aşksız âdem hayvan olur hayvan öğüt bilir değil

Kara taşa su koyarsan elli sene ıslatırsan
O taş yine kara taştır hünerli taş olur değil

Taştan çıkar türlü sular ayağında pişer neler
Cahil gönlü taştan beter cahil yola gelir değil

Şah balaban şahin doğan güzel övmüş onu öven
Doğan zayıf olur ise doğanlıktan kalır değil

Güneşler güneşi gitti ahireti teşrif etti
Cahil onu öldü sanır o hiç ölmez ölür değil

Yunus olma cahillerden ırak kalma ehillerden
Cahil salih olur ise cahillikte kalır değil

Painfully 22 Aralık 2019 03:32

Bilmeyenler bilsin ki aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmayan gönül sanki taşa benzer

Taş gönülden ne biter dilinde ağı tüter
Çok yumuşak söylese sözü savaşa benzer

Aşk dolu gönül yanar yumuşar muma döner
Kararır taş gönüller sarp katı kışa benzer
***
Senin aşkının oku, demirden taştan geçer
Aşkına düşen kişi can ile baştan geçer
Gece gündüz eder zâr, aşkın ile olur yâr
Endişesi sen olan yemekten aştan geçer

Aşkına düşenlerin yanar durur yüreği
Sana veren kendini lüzumsuz işten geçer
Başında aklı olan ücretle amel etmez
Her güzele kapılmaz, göz ile kaştan geçer

Gerçek âşık olasın, can vermeye ivesin
Dostla pazarlık eden nice bin baştan geçer
Yunus’un gönül evi doludur Hak sevgisi
Tercih eden sohbeti dosttan tanıştan geçer

Painfully 22 Aralık 2019 03:32

Canlar feda yoluna bu can kaygısı değil
Sen can gereksin bana cihan kaygısı değil

Canlar içinde cansın, bize iki cihansın
Hem din ile imansın, iman kaygısı değil

Yaramı yuyup sildim yaram kimdendir bildim
Bendeki yâr kaygısı yaram kaygısı değil

Sırrı açığa verdim saklamam gayri derdim
Apaçık seni gördüm, gizli kaygısı değil

Derman ola mı bana derdim benim kim ona
Dertli varayım sana derman kaygısı değil

Gelin âşık olalım aşka dönüp duralım
Baygın halde yatmışım dönmek kaygısı değil

Aşkın zehirli oku saplandı yüreğime
Aşkın için öleyim okun kaygısı değil

Can ü gönülü nittim aşkın oduna attım
Doğruyu da unuttum şüphe kaygısı değil

Aşkın burcundan uçtum dönüp dolaşıp geçtim
Ben dost ile buluştum dönmek kaygısı değil

Denizlere dalmışım ne sedefler bulmuşum
Cevher olup gelmişim deniz kaygısı değil

Durduğum yer Tûr ola, baktığım dîdâr ola
Ne hacet Musa bana, sen ben kaygısı değil

Bu Yunus’u andılar, kervan gitti sandılar
Ben menzile eriştim kervan kaygısı değil

Painfully 22 Aralık 2019 03:32

Ben Hak ile dost olmuşum
Başkası dost olmaz bana
Münkirler bakar gülüşür
Selam bile vermez bana

Ben dost ile dost olurum
Ölmeden önce ölürüm
Bu canı kurban veririm
Dünya baki kalmaz bana

Ben âşık-ı biçareyim
Baştan aşağı yâreyim
Şöyle deli divaneyim
Aklım da yar olmaz bana

Hiç kimse bilmez halimi
Aşk odu yaktı canımı
Bilmesem sol ve sağımı
Elbet ayıp olmaz bana

Zannederler ben deliyim
Dost bağının bülbülüyüm
Mevla’nın aciz kuluyum
Kimse değer vermez bana

Bülbül olup da öterim
Dost bahçesinde biterim
Gül alıp da gül satarım
Bahçıvanlık olmaz bana

Derviş Yunus ben ne derim
Ben bu canı terk ederim
Dostla yan yana giderim
Perde örtü olmaz bana

Painfully 22 Aralık 2019 03:32

Perişan halin oldum sormadın hal-i perişanım
Gamından derde düştüm kılmadın tedbir-i dermanım
Ne dersin rüzgarım böyle mi geçsin güzel hanım
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Esir-i dam-ı aşkın olalı senden vefa görmem
Seni her kanda görsem ehl-i derde aşina görmem
Vefa vü aşinalık resmini senden reva görmem
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Değer her dem vefasız çerh yayından bana bin ok
Kime şerh eyleyem kim mihnet ü enduh u derdim çok
Sana kaldı mürüvvet senden özge hiç kimsem yok
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Gözümden dembedem bağrım ezip yaşım gibi gitme
Seni terk eylemezem çün ben beni sen dahi terk eyleme
İgen hem zalim olma ben gibi mazlumu incitme
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Katı gönlün neden bu zulm ile bidade ragıbtır
Güzeller sen tegi olmaz cefa senden vaciptir
Senin tek nazenine nazenin işler münasiptir
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Nazar kılmazsan ehl-i derd gözden akıdan seyle
Yamanlıktır işin uşşak ile yahşı mıdır böyle
Gel Allah'ı seversen bendene cevr eyleme lutf eyle
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Fuzuli şive-i ihsanın ister bir gedayındır
Dirildikçe seg-i kuyun ölende hak-i payındır
Gerek öldür gerek ko hükm hükmün ray rayındır
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım
Şair Fuzuli

Painfully 22 Aralık 2019 03:32

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Şair Fuzuli​

Painfully 22 Aralık 2019 03:32

Asr-ı Saadette çocuk olmak
Ümmü Halid olmak
Halid bin Said’in küçük kızı
Kırmızı bir elbise var üzerinde
Ve babasıyla beraber ALLAH(CC) Rasulü’nün huzurunda
Bu kız çocuğu Habeşistan’da doğduğu için Efendimiz,onu görünce;
‘Sene!Sene!’diye sesleniyor ona
Habeş dilinde ‘güzel kız’ anlamında
Sohbet ilerledikçe Ümmü Halid,
Efendimize daha çok yaklaşıyor
Ve bir ara sırtındaki Peygamberlik mührüyle oynamaya başlıyor
Halid bin Said hemen müdahale ediyor kızına
Ama HzPeygamber ona engel oluyor;
‘Bırak oynasın’diyor

Bir keresinde Efendimize bir yerden kumaş gelmişti,
Arasında iki tarafı da işlemeli bir de elbise vardı
Bana Ümmü Halid’i getirin buyurdular
Ümmü Halid getirilince,
Elbiseyi ona giydirdiler ve iki kez;
‘Bunu giy üzerinde eskisin’dediler
Sonra da elbisede bulunan çiçek işlemesini parmaklarıyla göstererek ‘Ümmü Halid!Bak bu güzel,bu çok güzel’dediler

Asr-ı Saadette çocuk olmak
Abdullah,Ubeydullah veya kesir olmak,
HzAbbas’ın çocukları,
Fahr-i Kainat onları yan yana dizer,
Sonra karşılarına geçer,ve
Kim benim yanıma daha önce gelirse,
Ona şunu şunu verecem derdi,
Onlarda koşarak gelir
Hzeygaberin sırtına tırmanır
Göğsünün üzerine çıkarlardı
HzPeygamberde onları öpüp bağrına basardı

Abdullah bin Cafer anlatıyor,
Çocukluğumda Abbasın oğlu Kusem ve Ubeydullahla oyun oynadığımız bir sırada
Rasulullah yanımızdan geçti
Beni gördüklerinde şu çocuğu bana uzatınız buyurdular
Beni bineğinin önüne oturttular
Sonra da Kusemi göstererek şimdide şunu uzatınız dediler
Ve onuda terkisine bindirdiler
Sonra da Fahr-i Kainat başımı üç kere sıvazladılar
Her sıvazlamada da
EY RABBİM(CC) Sen Caferin yokluğunu çocuklarına hissettirme
Ve onun yerini Sen doldur diye dua ettiler

Asr-ı Saadette çocuk olmak
Hasan Hüseyin olmak
Efendimizin gül demetleri
Selman i farisi anlatıyor
Bir gün Rasulullah la birlikte oturduğumuz bir sırada
Ümmü Eymen gelerek Ya RasulALLAH
Hasan la Hüseyin kayboldular dedi
Hz Peygamber etrafında oturan bizlere
Kalkınız ve oğullarımı arayınız buyurdu
Ve herkes bir tarafa dağıldı
Bende Hz Peygamberin gittiği tarafa yöneldim
Bir dağın eteğine kadar geldik
Bir de ne görelim
Hasan la Hüseyin birbirlerine sarılmış uyuyorlar
Hz Peygamber onların yanına gitti
Onları birbirlerinden ayırdı
Yüzlerin,i okşayıp şöyle dedi
Annem Babam size kurban olsun
Siz ikiniz ALLAH(CC)katında ne kadar değerli ve şereflisiniz
Sonra da birini sağa öbürünüde sol omzuna aldı
Onları böyle görünce ben dedim ki
Cennet sizlerin olsun ne güzel bir bineğiniz var böyle
Rasulullah da şöyle buyurdu
Ama onlarda ne güzel binicidirler


Asr-ı Saadette çocuk olmak
Ümame olmak
Hz Zeynebin küçük kızı
Efendimizin bir başka gülü
Fahr-i Kainat onu çok seviyor
Ve namaz kılarken bile onu yanından ayırmıyor
Öyleki ALLAH(CC)Rasulü namaz kılarken ümame onun sırtına biniyor
Rükuya eğildiği sırada Efendimiz onu yere indiriyor
Kalkarkende yine dedesinin sırtında
Ve bir gün oluyor Ümame hastadır
Ve bu hastalıktan kurtulamıcaktır
Hz Zeynep Babasının gelmesi için haberci gönderir
Hz Peygamber torununu son kez görecektir
İçeri girip Ümamenin yanına oturunca
Ümame hemen dedesinin kucağına çıkar
Ve ona sokulur
ALLAH(CC)Rasulü onu bu halde görünce
Gözlerinden yaşlar boşalır

Şefkat ve merhamet nazarıyla dolmak
Veya Asr-ı Saadette çocuk olmak

Dursun Ali Erzincanlı

Painfully 22 Aralık 2019 03:33

Asr-ı Saadette çocuk olmak
Ümmü Halid olmak
Halid bin Said’in küçük kızı
Kırmızı bir elbise var üzerinde
Ve babasıyla beraber ALLAH(CC) Rasulü’nün huzurunda
Bu kız çocuğu Habeşistan’da doğduğu için Efendimiz,onu görünce;
‘Sene!Sene!’diye sesleniyor ona
Habeş dilinde ‘güzel kız’ anlamında
Sohbet ilerledikçe Ümmü Halid,
Efendimize daha çok yaklaşıyor
Ve bir ara sırtındaki Peygamberlik mührüyle oynamaya başlıyor
Halid bin Said hemen müdahale ediyor kızına
Ama HzPeygamber ona engel oluyor;
‘Bırak oynasın’diyor

Bir keresinde Efendimize bir yerden kumaş gelmişti,
Arasında iki tarafı da işlemeli bir de elbise vardı
Bana Ümmü Halid’i getirin buyurdular
Ümmü Halid getirilince,
Elbiseyi ona giydirdiler ve iki kez;
‘Bunu giy üzerinde eskisin’dediler
Sonra da elbisede bulunan çiçek işlemesini parmaklarıyla göstererek ‘Ümmü Halid!Bak bu güzel,bu çok güzel’dediler

Asr-ı Saadette çocuk olmak
Abdullah,Ubeydullah veya kesir olmak,
HzAbbas’ın çocukları,
Fahr-i Kainat onları yan yana dizer,
Sonra karşılarına geçer,ve
Kim benim yanıma daha önce gelirse,
Ona şunu şunu verecem derdi,
Onlarda koşarak gelir
Hzeygaberin sırtına tırmanır
Göğsünün üzerine çıkarlardı
HzPeygamberde onları öpüp bağrına basardı

Abdullah bin Cafer anlatıyor,
Çocukluğumda Abbasın oğlu Kusem ve Ubeydullahla oyun oynadığımız bir sırada
Rasulullah yanımızdan geçti
Beni gördüklerinde şu çocuğu bana uzatınız buyurdular
Beni bineğinin önüne oturttular
Sonra da Kusemi göstererek şimdide şunu uzatınız dediler
Ve onuda terkisine bindirdiler
Sonra da Fahr-i Kainat başımı üç kere sıvazladılar
Her sıvazlamada da
EY RABBİM(CC) Sen Caferin yokluğunu çocuklarına hissettirme
Ve onun yerini Sen doldur diye dua ettiler

Asr-ı Saadette çocuk olmak
Hasan Hüseyin olmak
Efendimizin gül demetleri
Selman i farisi anlatıyor
Bir gün Rasulullah la birlikte oturduğumuz bir sırada
Ümmü Eymen gelerek Ya RasulALLAH
Hasan la Hüseyin kayboldular dedi
Hz Peygamber etrafında oturan bizlere
Kalkınız ve oğullarımı arayınız buyurdu
Ve herkes bir tarafa dağıldı
Bende Hz Peygamberin gittiği tarafa yöneldim
Bir dağın eteğine kadar geldik
Bir de ne görelim
Hasan la Hüseyin birbirlerine sarılmış uyuyorlar
Hz Peygamber onların yanına gitti
Onları birbirlerinden ayırdı
Yüzlerin,i okşayıp şöyle dedi
Annem Babam size kurban olsun
Siz ikiniz ALLAH(CC)katında ne kadar değerli ve şereflisiniz
Sonra da birini sağa öbürünüde sol omzuna aldı
Onları böyle görünce ben dedim ki
Cennet sizlerin olsun ne güzel bir bineğiniz var böyle
Rasulullah da şöyle buyurdu
Ama onlarda ne güzel binicidirler


Asr-ı Saadette çocuk olmak
Ümame olmak
Hz Zeynebin küçük kızı
Efendimizin bir başka gülü
Fahr-i Kainat onu çok seviyor
Ve namaz kılarken bile onu yanından ayırmıyor
Öyleki ALLAH(CC)Rasulü namaz kılarken ümame onun sırtına biniyor
Rükuya eğildiği sırada Efendimiz onu yere indiriyor
Kalkarkende yine dedesinin sırtında
Ve bir gün oluyor Ümame hastadır
Ve bu hastalıktan kurtulamıcaktır
Hz Zeynep Babasının gelmesi için haberci gönderir
Hz Peygamber torununu son kez görecektir
İçeri girip Ümamenin yanına oturunca
Ümame hemen dedesinin kucağına çıkar
Ve ona sokulur
ALLAH(CC)Rasulü onu bu halde görünce
Gözlerinden yaşlar boşalır

Şefkat ve merhamet nazarıyla dolmak
Veya Asr-ı Saadette çocuk olmak

Dursun Ali Erzincanlı

Painfully 22 Aralık 2019 03:33

Aşk'tan kanatlar ver bana RABBİM!​

Uçayım taşayım koşayım !sana mekke sokaklarında!​

AŞK'tan kanatlar ver bana hasretin dindireyim​

seninle dolayım RABBİM !EFENDİME kavuşayım!​

susamadan acıkmadan günlerce oruç tutayım​

kendimi unutayım Zikrinle doyayım​

Ne olur aşk tan kanatlar ver bana​

Esman'a kanayım dilimde nurunla uyanayım​

Aşktan kanatlar ver bana​

Nefsi ve şeytanı bıktırayım​

seninle aramda tüm perdeleri kaldırayım​

izin ver RABBİM!​

ırmak olup taşsın gözyaşlarım​

demlensin aşkınla yüreğim​

küfrün benlerini kırayım​

küfrü gözyaşlarımla boğayım​

İzin ver bana dinine sahip çıkayım​

her gördüğüme seni tanıtayım​

her görene halimle seni hatırlatayım​

aşktan kanatlar ver bana RABBİM!​

Aşk şarabına kanayım​

iman kevserine dalayım​

zikrinle doyayım​

esma ve salavatlarla nurlanayım​

aşktan kanatlar ver RABBİM!​

SENSİZ SÖZLERİ SUSTURAYIM​

SENİ ANMAYANLARA KAN KUSTURAYIM​

AŞKINLA BÖLÜNÜR UYKULARIM​

AŞKTAN KANATLAR VER RABBİM CANLANDIR BİZİ​

UYANDIR AŞKINLA HEPİMİZİ​

AŞKINLA NURLANDIR BİZİ! ​

iktibas

Painfully 22 Aralık 2019 03:33

Hâcet var mı Sen’den Sen’i istemeye güzel yârim?
Tâ ezelden bir nefesle rûhum içre dolmuş isen.
Hem pek abestir, bendeyken geri istemek, bilirim,
Hem ne olur, tekrar tekrar yine Sen’i lûtfeylesen...



Arzûyu rızâya tebdîl, isyânı sükût eylesen!
Gönül yurdumu aşkına gidilen bir yol eylesen!
Hasreti vuslata tebdîl, ateşi pür nûr eylesen!
Bakışımı cemâline, sonsuza dek hapseylesen

Neslihan Nur Türk​



Painfully 22 Aralık 2019 03:33

“Ayağın kırıldı diye üzülme.
Allah sana belki kanat verecek.

Kuyu dibinde kaldın diye kırılma,
belki oradan bile bir kapı açılır.
Yusuf kuyudan sultan oldu..”

- Mevlana Celaleddini Rûmi -​



SiyahLi 13 Mart 2020 08:05

Artar durmadan dertler,
Günahlara dalınca.
Yakıp yıkar namertler,
Her fırsatı bulunca.

Fitne toplumu sarar,
Çoğuna verir zarar,
Düşer başını yarar,
Ayakları kayınca.

Ölümü uzak sanır,
Ecel gelir uyanır,
Musallaya uzanır,
Şöyle boylu boyunca.

Kabir denen dar kafes,
Kesilir artık nefes,
Bakıp ürperir herkes,
Ölü kabre konunca.

Ömrü günahla geçer,
Ektiği zulmü biçer,
Kabri başına göçer,
Münker Nekir sorunca.

Ehl-i sünnet olan er,
Sahabeyi çok sever,
Kurtuluşa o erer,
Gider sünnet yolunca.

Bir aşktır Ehl-i sünnet,
Onu bekliyor cennet,
Verilir sonsuz nimet,
Mevla’ya kavuşunca.

Bid’at ehli hilekâr,
İşlerinde riyakâr,
Bilmese de, hesap var,
Terazi kurulunca.

Reform ister mezhepsiz,
Atıp tutar mesnetsiz,
Dine çatar sebepsiz,
İnkârı çoğalınca.

Layt İslamcı takımı,
Yeni Haçlı akımı,
Hızlandırır yıkımı,
Soldan destek alınca.

(Üç din de haktır) diyor,
Kiliseye gidiyor,
Haçı vaftiz ediyor,
Din sahipsiz kalınca.

İşi gücü rezalet,
Gittiği yol dalalet,
Bekler onu felaket,
Âhirete varınca.

Salihlerin şuuru,
Yıkar kibri gururu,
Bulur gerçek huzuru,
Sohbete kavuşunca.

Hile yapmaz işine,
Şefkatlidir eşine,
Düşmez nefsin peşine,
Gönlü ihlâs dolunca.

Lâ ilâhe illallah,
Muhammed Resulullah,
Elbet affeder Allah,
Resulüne uyunca.

GuPSe 28 Ekim 2021 17:28

Alıntı:

Painfully Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1333)
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Şair Fuzuli​

Fuzuli'nin en sevdiğim gazeli

GuPSe 28 Ekim 2021 17:31

Ezelden aşkınla bir yane geldim Ya Rasulallah
Visalin şem'ine pervane geldim Ya Rasulallah
Şu hüsnün bağını seyrane geldim Ya Rasulallah
Gönülden sıdk ile kurbane geldim Ya Rasulallah
****
Yoruldum alem-i insane geldim Ya Rasulallah
Yıkıp gamhaneyi divane geldim Ya Rasulallah
Hem tabibimle hal olduğum söyler Ya Rasulallah
Devayı dert için dermane geldim Ya Rasulallah
****
De madem hasretinle yanar canım Ya Rasulallah
Şefaatse deyim hayrane geldim Ya Rasulallah
Çok defalar dergahına yüz sürüp Ya Rasulallah
Gedayım lütfunla ihsane geldim Ya Rasulallah

Grup Yeniçağ-Naat


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:15.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Copyright ©2019 - 2025 | IRCRehberi.Net