![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] İki Ayrı Dünya Bugün yine durup dururken içimi tarifsiz bir minnet duygusu kapladı . Bazen bir şarkının bir bölümü takılır ya insanın diline, gün boyu mırıldanıp durursun... her seferinde aynı tatla. Şükredecek çok şeyle karşılaşıyorum en zor anlarda, fark ettikçe de dökülüveriyor o kelimeler ağzımdan,kalemimden. Öyle usta bir yazar değilim, süsleyemiyorum da düşüncelerimi ama sıradan bir insanın sıradışı hislerini sizler de hissedin, ruhunuz gülümsesin istedim. Evimin içinde adeta sessiz bir gölge gibi süzülen, bembeyaz tüylere bürünmüş bir can var hayatımda. Öyle sıradan bir varlık değil bu; ne zaman göz göze gelsek, ılık ılık bir rüzgâr çarpıyor yüzüme ve hint müzikali gibi bir şey yaşanıyor :) Ara ara yüzüme dönüp baktığında, iki ayrı dünyayı taşıyan o bakışlarda kaybolup gidiyorum. O derinlikte denk geldiğim aşk sadece Ona değilmiş, anlıyorum. Onu çok seviyorum elbette, ama onu öyle incelikle,kusursuz bir zarafetle yaratan o büyük güce, sonsuz güzelliğin sahibine düşüyor kalbim O beyaz silüet sadece bir vesile oluyor bana, daha büyük bir mucizeye açılan gizemli bir kapı gibi... Bu muhabbete nail olanlar bilir,kelimelerin ötesinde bir bağ var aramızda. Bugün aldım karşıma ,gözlerine bakıp dertleştim "İstenmediğin yerde durma, olur mu?" dedim Olur dedi bence. Gözlerini kapatıp açtı... Belki de sadece olmasını istediğim bir şeyi hayal ediyorum, bilmiyorum ama kalbim anlaşabildiğimizi öyle derin hissettiriyor ki. Şüphe duymak mümkün olmuyor. Bu duru, hesapsız iletişimi nadir insanla kurmuştur çoğu kişi. Öylesi bir sevmeli düşünce mesaisi işte.. Arada bir içime kapandığımda, gözümden tek damla yaş akmaz belki ama, içim... İşte o anlarda kimseden tık yokken, gelir pıtı pıtı yanıma sokulur. Herkesten önce o görür içimdeki gizli sızıyı. Mutlu olduğumda da bambaşka bir enerji gelir; ben daha neşemi dışarı vurmadan başlar evde kıpır kıpır dönmeye, benden çok coşar. İnsan bazen en yakınından bile göremediği o hesapsız güveni bu sessiz canda buluyor. Bu derinliklerin ortasında taptatlı, komik ve gülümsemeli telaşlarımız oluyor.. Mesela odama bir bardak su getirip komodinin üstüne koymak gibi bir lüksüm yok benim. İki yudum içeyim de şuracıkta biraz dursun diyemem, im-kan-sız! Sahiplenir her şeyi,benim onu sahiplendiğim gibi.♡ Neyse işte; O bardağın üstü mecburen kapalı olacak! Aksi halde lıp lıp lıp içip,ortalığa dökecek. "Süt dökmüş kedi" olacak bize "Su dökmüş kedi." Hele bir de dışarı çıkacağım zamanlar var... Giyindiğimi, evdeki o ritmin değiştiğini anladığı an,gelip biblo gibi oturur kapının eşiğine. bakışlarını diker yüzüme; sözsüz, sessiz ama öyle ikna edici bir şekilde bakar ki... "Ya beni de götür ya da gitme" der gibi. O zaman dünyadaki bütün koşturmacaların, o telaşların ne kadar boş olduğu hissini zerk ediyor zihnime. Al işte bütün bağım koptu hayatla :) Tüm bildiklerimi unuttum,eridim,eridim .. Zaten dünya dili ve sahip olduğumuz sınırlı kelimeler, böylesine derin bir hissi tam anlamıyla ifade etmeye yetmiyor. Fakat yine de bu sessiz tanıklığı ve kalbimdeki teşekkür duygusunu birkaç güzel kalple buluşturmak isteği doğdu,aniden. Bazenler küçük bir varlığın sükunetinde, hayatın tüm karmaşasını aşan ve bizi o kusursuz Yaratan'a ulaştıran en samimi hakikati bulabiliyoruz. İmza: Boketto 👍 5❤ 4👏 1
________________ Ihlamur kadar da olsa iyi gelmeyeceksen bir insana hiç yoluna çıkma. | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |