![]() |
| | #1 |
| Aşırığı kıskançlığa kılıf bulmuşlar sürekli “Seni çok sevdiğim için yapıyorum” diyorlar. Ama işin aslı öyle değil hanımlar, beyler. “Seni çok seviyorum ama...” diyorsa bir insan ve aşkını bazı şartlara bağlıyorsa, sevme konusunda asla samimi değildir. Seni çok seviyorum ama şuraya gitme...”, “Seni çok seviyorum ama şununla görüşme...”, “Seni çok seviyorum ama şunu giyme...” gibi şarta bağlı sevgiler ‘kalitesiz’ kategorisine girer. Çünkü ‘kaliteli sevgi’de sevgiliyi, olduğu gibi, kayıtsız şartsız kabul etmek vardır. Bu yüzden ne kadar çok sevdiğin değil, nasıl sevdiğin önemlidir. Bakın burada ‘kabullenmek’ demiyorum, özellikle‘kabul etmek’ tamlamasını kullanıyorum. Çünkü kabullenmek mecburiyetten kaynaklanır. Kabul etmek ise iradeye dayanır. Bilinçli bir davranıştır. Hepimiz sevebildiğimiz kadar insanız. Ne kadar çok seversek sevelim sevgimizin dışa vurumu ‘kaliteli’ değilse hiçbir anlamı yoktur. Belki de bu yüzden “Seni çok seviyorum” diyen birine “Beni çok sevme, beni güzel sev” dememiz gerekiyor artık. 👍 3
________________ ** Tabii ki her zaman hüzünlü olmayacaksın. Bir şarkı çalacak, güneşin batışına sevinecek , planlar yapacak ve her şey geçiyor diyeceksin. ![]() ** | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |