Tekil Mesaj gösterimi
Alt 18 Eylül 2026, 04:32   #1
Malefiz
✓
Malefiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Standart Atatürk’ün Kitaplarının Kenarlarında Neler Yazıyordu?

Atatürk’ün Kitaplarının Kenarlarında Neler Yazıyordu?



Atatürk’ün binlerce kitap okuduğu sıkça anlatılır.
Fakat onun kitaplığına baktığımızda bundan çok daha ilginç bir ayrıntıyla karşılaşıyoruz:

Bazı kitaplar yalnızca okunmamış, Atatürk tarafından işaretlenmiş ve notlarla doldurulmuş.

Bugün bu kitapların bir kısmı Anıtkabir’de korunuyor. Üstelik Anıtkabir’in resmi kitaplık kataloğunda bazı eserler için doğrudan “Bazı sayfalar işaretli ve notludur.” şeklinde kayıtlar bulunuyor.

Yani elimizde yalnızca Atatürk’ün hangi kitapları okuduğunu gösteren bir kütüphane yok.

Aynı zamanda onun hangi cümlelerde durduğunu, hangi bilgileri önemli bulduğunu ve bazı metinlerle nasıl ilişki kurduğunu araştırmamıza yardımcı olan bir belge topluluğu var.

“Okudu ve Bıraktı” Değil

Atatürk’ün kitapları arasında farklı türlerde işaretlemeler bulunuyor.

Bazılarında belirli sayfalar işaretlenmiş, bazılarında notlar bulunuyor, bazılarında ise kitapla bağlantılı başka belgeler yer alıyor.

Örneğin Anıtkabir’in resmi kataloğunda Lûtfi Simavi’nin Devr-i İnkılap adlı eseri için “Bazı sayfalar işaretli ve notludur.” bilgisi bulunuyor.

Bu küçücük katalog notu aslında oldukça önemli.

Çünkü bize şunu söylüyor:

Atatürk kitabı yalnızca kütüphanesine koymamış; okurken bazı bölümlerde durmuş ve onları işaretlemiş.

Kitabın Yanındaki Bir Pusula

Daha da ilginç bir örnek ise Lûtfi Paşa’nın Tevârih-i Âl-i Osman adlı eseri.

Anıtkabir kataloğunda bu kitabın yanında Atatürk’ün el yazısıyla Türk Dil Kurumu'na yazdığı bir pusulanın bulunduğu belirtiliyor.

Pusulada kitap hakkında bilgi istenmiş ve Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan iki sayfalık daktilo edilmiş cevap da bu pusulayla birlikte muhafaza edilmiş.

Yani burada yalnızca bir kitap görmüyoruz.

Bir kitabın yanında:

Atatürk’ün el yazısı → araştırma talebi → kurumsal cevap

şeklinde küçük bir belge zinciri oluşuyor.

Bu da Atatürk’ün kitapları yalnızca kişisel merak için değil, araştırma ve çalışma amacıyla da kullandığını gösteren somut örneklerden biri.

Falih Rıfkı Atay’ın Kitaplarında da İzleri Var

Atatürk’ün kitaplığında dönemin yazarlarından Falih Rıfkı Atay’ın eserleri de bulunuyor.

Anıtkabir kataloğunda Roman adlı eser için kitabın yazar tarafından imzalı bir armağan olduğu ve “işaretli ve notlu” bulunduğu belirtiliyor.

Bir başka eseri olan Zeytindağı için ise kitabın imzalı armağan olduğu ve fihrist sayfasının işaretli olduğu kaydedilmiş.

Böyle ayrıntılar, Atatürk’ün kitaplığının sadece “çok kitap bulunan bir oda” olmadığını gösteriyor.

Kitapların üzerinde okunmuşluğun izleri bulunuyor.

Asıl İlginç Olan: Ne Okuduğundan Çok Nerede Durduğu

Bir insanın hangi kitabı okuduğunu bilmek bize onun ilgi alanları hakkında fikir verebilir.

Ama kitabın hangi sayfasını işaretlediğini bilmek çok daha farklı bir şeydir.

Çünkü burada artık okuyucunun karşısına çıkan metin ile Atatürk’ün dikkatini çeken bölüm arasında bir bağlantı kurulabiliyor.

Bir paragrafın altındaki çizgi.

Bir sayfanın kenarındaki işaret...

Bir kitabın arasındaki el yazısı pusula...

Bunlar, Atatürk’ün düşünce dünyasına doğrudan ulaşmamızı sağlayan küçük izler.

Atatürk’ün El Yazıları Başlı Başına Bir Araştırma Konusu

Atatürk’ün el yazıları yalnızca kitapların kenarlarında bulunan küçük notlardan ibaret değil.

Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan “Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları” adlı çalışma tam 644 sayfa ve Atatürk’ün el yazılarını ayrı bir kaynak olarak ele alıyor.

Bu bile konunun ne kadar geniş olduğunu gösteriyor.

Atatürk'ün el yazıları arasında kitap notları, çalışma notları ve çeşitli konular üzerine kaleme aldığı metinler bulunuyor.

Örneğin araştırmalarda, eski Türklerde heykel sanatı üzerine yaptığı çalışma notlarından birinin günümüze ulaştığı ve burada eski Türkler, balballar ve mezar gelenekleri hakkında notlar aldığı tespit edilmiş.

Bir Başka İlginç Özellik: Düşüncelerini Yazdırması

Atatürk’ün not alma alışkanlığı yalnızca kendi el yazısıyla sınırlı değildi.

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi’nde yayımlanan bir araştırmaya göre Atatürk, bazı durumlarda herhangi bir konu hakkındaki düşüncelerini yanında bulunan kişilerden birine yazdırıyor, ardından bu notu orada bulunanlara okutuyordu. Bu notların bir bölümü daha sonra yayımlandı.

Dolayısıyla Atatürk’ün düşüncelerini takip etmek için yalnızca yaptığı konuşmalara değil, el yazılarına, çalışma notlarına, kitap işaretlerine ve yazdırdığı notlara da bakmak gerekiyor.

Peki Bu Kitaplar Bize Ne Anlatıyor?

Belki de en ilginç tarafı burada.

Atatürk’ün kitaplığını incelerken yalnızca “kaç kitap okudu?” sorusunun cevabını aramıyoruz.

Şunları da görebiliyoruz:

Hangi konulara ilgi duyuyordu?

Hangi eserleri önemli buluyordu?

Hangi sayfalarda duruyordu?

Hangi bilgileri araştırmak istiyordu?

Bir metni okurken onu başka kaynaklarla karşılaştırıyor muydu?

İşte kitapların kenarındaki küçük işaretler bu soruların peşinden gitmemizi sağlıyor.

Belki de En İlginç Tarafı

Bir tarih kitabında Atatürk’ün adını görmek başka bir şey.

Ama yıllar önce eline aldığı bir kitabın sayfasını açtığınızda, kendi kaleminden çıkmış bir çizgiyle karşılaşmak bambaşka.

Çünkü o çizgi, bir tarihçinin sonradan yaptığı yorum değil.

Bir fotoğrafın altına yazılmış açıklama değil.

Bir anının yıllar sonra aktarılmış hâli değil.

Okuma sırasında bırakılmış doğrudan bir iz.

Bu yüzden Atatürk’ün kitapları yalnızca onun okuma alışkanlığını değil, düşünce dünyasının nasıl çalıştığına dair ipuçlarını da taşıyor.

Ve belki de en güzel tarafı şu:

Bazen Atatürk’ü anlamak için uzun bir nutuk okumaya gerek yok.

Bir kitabın kenarında kalmış küçücük bir çizgi bile, onun o sayfada durup düşündüğünü bize yıllar sonra anlatabiliyor.
________________

Kaybettiğin şeyin değerini,
yerine koyamadığında anlarsın.