Tekil Mesaj gösterimi
Alt 14 Ağustos 2026, 21:24   #1
SokağınTavanı
✓
SokağınTavanı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Standart Ve Perde..! (6)

Yalnızlığı iliklerime kadar hissettim o gece. Anladım ki elimde kalan tek şey Heybeli sahili. Korkuyordum da yalnızlıktan. Koştum hemen sahile. Kimsesiz hissediyordum. Oradaydı işte. Her zamanki bankına oturmuş, elinde şarap şişesi, mehtaba dalmış... Hani şu parkasının düğmeleri kopmuş olan, ak saçlı.. Tecrübe işte.. Yaklaşınca duydum, eskilerden bir şarkı mırıldanıyordu;

-Dertlerimi zincir yaptım, birbirine ekliyorum
Geleceksin diye birgün, seni hala bekliyorum..

Oturdum yanına.

-'' Oooo evlat bu gece de beraberiz anlaşılan.. Nasılsın? dedi.

''iyiyim'' dedim sadece.

Şarabından bir yudum aldı.Mehtaba daldı;

-''İyiyim! Öyle bir kelime ki anlatması destanlara sığmaz. Aslında iyiniyetli, kalp kırmak istemeyen naif insanları kelimesidir...İyiyim!
Hani sanane lan! diyemezsin.
Git başımdan, yalnız bırak,
Neden soruyorsun? Bir çözümün mü olacak? diyemezsin.
Bu ne biçim hayat? Yaşamak bu mu? diyemezsin...
İyiyim... Der , susarsın...İyiyim!

Gülümsedim. Haklıydı.
-''Sen nasılsın?'' dedim.

Baktı gözlerimin içine;
-^İyiyim!^ dedi.
Güldüm öylece.

-Kendimi çok yalnız hissediyorum Tecrübe... Kimsem kalmamış gibi... Sanki tek kazancım sen olmuşsun gibi...

Bir yudum daha aldı şarabından... Mehtaba daldı.

''Yalnızlık!, dedi.
Yalnızlık, bakkaldan ekmek alırken bile
kendini ele verir be dostum.
Farkında olmadan iki ekmek uzatırsın tezgahın üstüne,
sonra durur hatırlarsın:
Evde seni bekleyen kimse yok.
Çay demlersin, alışkanlıkla iki bardak çıkarırsın raftan;
sonra o ikinci bardak tezgahta
öylece boynunu büker, soğur.
Yalnızlık, hayatı hala iki kişilik yaşama refleksine karşı
kalbinin her gün verdiği o sessiz savaştır.
yalnızlık eve giderken en küçük karpuzu almaktır.

İyi günde, başarıda, paranın ve şöhretin
olduğu zamanlarda herkes yanındadır,
etrafın dost kaynar.
Ama yalnızlık,
en çok da canın yandığında,
bir gece yarısı ateşler içinde uyandığında ortaya çıkar.
Elin telefona gider,
rehberi yukardan aşağı kaydırırsın ama
"Ben kötüyüm, gel" diyebileceğin tek bir isim bulamazsın.
Yalnızlık, acını sadece kendi duvarlarına anlatıp,
kendi gözyaşını yine kendi elinle silmektir.

Ama bak evlat, yalnızlık sadece bir azap değildir;
o aynı zamanda insanın
kendi küllerinden doğduğu muazzam bir okuldur.
Dünyanın tüm gürültüsü çekildiğinde,
insan nihayet kendi içindeki o gerçek bilgeyle tanışır.
Artık ne bir beklentin kalır kimseden
ne de bir kırılma korkun.

^Neyse... Nerde kalmıştık ey sevgilim...^ dedi şişesini kaldırıp. Ama şişenin boş olduğunu gördü.

-''Haa tamam, tamam hatırladım... Bitmiştik!''