Bir köprünün üzerindeyim Nalan
Karşımda sırtın, uzaklaşıyor anbean
Bacaklarım gururumun zincirlerine dolanmış
Dilim, geç kalınmış özürlerin koynunda
Suskunluğun çığlıklarıyla perçinlenmiş
Ve yanaklarımda nemli bir kaşıntı
Yokluğunun varlığımı yendiği yerdeyim Nalan
Gerisin geri dönmeli mi şimdi buradan?
Yahut çiğneyip bana dair ne varsa
Koşmalı mı sana?
Hangi yalvarış öldürür vedaları?
Hem bu acınası ihtiyaç, direniş midir sanki?
Düpedüz dileniş!