[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Seni okuyunca, "Ben hangi tarihe gitmek isterim?" diye düşündüm.
1998 yılının yazına...
Pakize nenenin ayvalarını gizli gizli aşırdığım,
mezarlığa gidip çiçekleri incelediğim o yaza.
Dut ağacına tırmanırken sırtıma giren kertenkeleyi hatırlıyor musun?
Cabbar dedenin süpürge yapmak için kullandığı iplerine yaptıklarımı ya?
Hakan abinin Dilek ablayı öperken gizli gizli izlediğim o ahıra ne demeli?
Sonra arı sokunca şişen yerlerimde vıcık vıcık domatesle dolaşmama
Domateslerime sinen sineklerle ettiğim kavgalara...
Ben hem çok mutlu hem de çok mutsuz bir çocuktum.
Ağlardım. Annem bir kez sarılsın isterdim.
Sarılmazdı.
Gözyaşlarım biterdi.
Yanaklarımdan parmak uçlarımla toplar, damlaları yeniden gözlerime koyardım.
"Hadi, sizi görünce beni sevecek," diye umut edişlerim geldi aklıma.
Birden gönlüme buruk bir hüzün çöktü.