Dün, 14:40
|
#1 |
| | Yasaklı Lisan Yasaklı Lisan
Adın, içimde yasaklı bir lisan.
Sessizliğim, çığlıkların müzesi.
Bu gece kâğıda mürekkep değil,
doğrudan nabzım damlıyor.
Ayrılık terazisi bozuktur sevgilim;
giden kuş gibi hafifler,
kalanın payına yerçekimi düşer.
Bazı geceler kalem tutulmaz…
Yaranın kendi alfabesi vardır.
Ve insan en çok susarak yazar.
Senden sonra öğrendim;
insan en çok kalabalıkta yalnız kalır,
bir şarkı sustuğunda kanarmış.
Gülüşün bir yerde çalıyor hâlâ,
ama benim dünyamda
hiçbir nota yerini doldurmuyor.
Sen başka bir cümlenin öznesisin artık.
Ben ise sana söyleyemediğim her şeyin
içimde çürüyen mezarıyım.
Beni öldüren gidişin değil…
Beni öldüren,
dönüş ihtimalinin bile artık
bir masal kadar uzak olması.
Sen şimdi belki başka bir yerde,
başka bir gülüşün içinde,
başka bir hayatın ortasındasın.
Ben ise aynı yerdeyim.
Aynı gecede.
Aynı cümlede.
Sana söyleyemediğim her şey
içimde birer şiire dönüştü.
Ve bazı şiirler var…
sesli okunmaz.
Sadece boğazda düğüm olur,
ömür boyu yutkunulur... — “Bazen en büyük kayıp, yaşanmamış ihtimallerdir.” |
|
| |