| İçeriği Görebilmeniz için Üye olmalı / Giriş Yapmalısınız..! | | Herkesin konuştuğu bir çağda susabilmek, bir geri çekilme değil; bir ahlak meselesidir.
Çünkü her söz hakikat değildir, her tepki de cesaret sayılmaz.
Bazı insanlar susar; çünkü konuştuklarında çoğalacak olan şey iyilik değil, gürültüdür.
İnsan her gördüğüne cevap vermek zorunda değildir.
Her haksızlığa bağırarak karşı çıkmak da erdem değildir.
Bazen susmak; öfkeyi dizginlemek, nefsin önüne set çekmek, kalbi kirletmemek için bilinçli bir tercihtir.
Modern insan susmayı kaybetti.
Herkesin bir fikri var ama kimsenin bir sorumluluğu yok.
Konuşmak kolaylaştıkça düşünmek zorlaştı.
Söz çoğaldı, anlam seyreldi.
Oysa suskunluk, içsel bir olgunluğun işaretidir.
İnsan sustukça dinler;
dinledikçe anlar;
anladıkça yumuşar.
Susmayı bilen insan, gücünü sesinden değil vicdanından alır.
Susarak büyüyen insan;
haklı olduğu hâlde bağırmayan,
incindiği hâlde kirlenmeyen,
anlatabileceği hâlde gösterişe kaçmayandır.
Bugün en çok buna ihtiyacımız var:
Sözle değil hâliyle konuşan insanlara.
Gürültüyle değil duruşla var olanlara.
Çünkü bazı insanlar yükselmek için bağırır;
bazıları ise susarak derinleşir... |