| İçeriği Görebilmeniz için Üye olmalı / Giriş Yapmalısınız..! | | En'am 100
Buna rağmen tuttular, cinleri Allah’a ortak koştular; halbuki onları da Allah yaratmıştır. Bir de kesin bir bilgiye dayanmaksızın O’na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Allah, onların ileri sürdükleri bütün bu nitelemelerden sonsuz derecede uzak ve çok yücedir.
En'am 112
İşte biz her peygamberin karşısında insan ve cin şeytanlarından oluşan bir düşman şebeke var etmişizdir. Bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldayıp dururlar. Şayet Rabbin dileseydi böyle yapamazlardı. Bu bakımdan onları, uydurdukları yalanlarla başbaşa bırak!
En'am 128
Allah bütün insanları ve cinleri huzurunda toplayacağı kıyâmet günü: “Ey cinler topluluğu! Siz insanlardan pek çoğunu yoldan çıkardınız” buyuracak. İnsanlardan cinlere uymuş ve onlarla iyice yakınlık peyda etmiş olanlar da: “Rabbimiz! Doğrusu biz, birbirimizden faydalandık ve böylece bizim için takdir ettiğin sürenin sonuna geldik” diyecekler. Bunun üzerine Allah şöyle buyuracak: “Sizin varacağınız yer ateştir. Allah aksini dilemedikçe, hepiniz orada sonsuza kadar kalacaksıznız.” Şüphesiz senin Rabbin, her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olan, her şeyi hakkıyla bilendir.
Yani o kadar çok ayet var ki...
Cin Suresi 1 ve 2 ayetler:
Sûre Hakkında
Mekke'de nâzil olmuştur: 28 (yirmisekiz) âyettir. Cinlerin Kur'an dinleyip hidayete geldikleri anlatıldığından, sûre bu ismi almıştır. Hz. Peygamber, amcası Ebu Talip ve eşi Hz. Hatice'yi kaybettikten sonra Tâif'e gitmiş, orada çirkin davranışlarla karşılaşmıştı. Bu sıralarda Kureyş müşrikleri de müslümanlara karşı düşmanlıklarını iyice arttırmış bulunuyorlardı. işte Tâif dönüşünde nâzil olarak Resûl-i Ekrem'e teselli veren bu sûre, yalnız insanların değil, cinlerin de Kur'an'a tâbi olduklarını bildiriyor, İslâm'ın muzafferiyetini müjdeliyordu.
1,2. (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."
Daha devamı var ve farklı surelerde birçok ayet var. Hatta merak edenler meal ile yetinmeyip açıklamalı olarak okuma çalışması yapmalıdır. Çünkü sadece meal yetmiyor. Sahabenin ana dili Arapça olmasına rağmen, her kelimenin manasını bilmelerine rağmen, ayetler her indiğinde "Ya Resulullah, Rabbimiz burada tam olarak ne demek istedi?" diye sorarlardı ve peygamberimiz de ayetleri hem zahiren hem de batınî olarak izah ederdi. Buna da tefsir yani açıklama denir. Meal sadece çeviri demektir, translete etmek demektir. İzahat işte çok başka bir ilim dalı. Çünkü ayetler muhkem ve müteşabih olmak üzere ikiye ayrılır. Bazıları açık, direk ve kolay anlaşılırken bazıları ise uzun uzun açıklamalara muhtaçtır. Elbette peygamberimiz hiçbir eksik bırakmadan Kuranı hem sözlü hem de fiili olarak yaşayarak anlatmış ve göstermiştir. O sebeple şiddetle tavsiyem, güvenilir tefsirlerden okuma yapmanız yönünde. Birkaç tavsiye listeleyeyim. Belki faydamız dokunur.
- Ruhul Furkan / Mahmut Ustaosmanoğlu
- Bahrül Medid / İbni Acibe
- Ruhul Beyan / İsmail Hakkı Bursevi
________________
True to its name, Narco loves sleep. |