Uzun zamanlara sevgiyi değil hep acıları bıraktık,
değmeyecek gönüllere su serptikçe ateş olup yandık,
yanarken de yakana defalarca ağladık,
aklımızın önüne koyduk sevgimizi, izledik kaybedişimizi,
oyalamışlar bizi, oyalarken ötede bırakmışlar kalplerimizi.
Sevildik zannederken itilenlermişiz.
Daha çok sevmenin cezasını hep yalnız çektik,
başka çiçekleri sularken toprağımızın kuruduğundan habersizdik,
Gün doğumunu izlerken ardımızdaymış karanlıklar.
Güneş bizi çok yanıltmış,
her şeyi, herkesi affederken kendimizi affedemedik.
Gün geçti, sevgimiz de güvenimiz de bitti,
Nasıl bir denk gelişse bu.
Değmeyecek zamanlar hep değmeyecek kalplerdeydi.
-Mürekkebin sancısı-