| İçeriği Görebilmeniz için Üye olmalı / Giriş Yapmalısınız..! | | Diyarbakır'da zamanın birinde sokağa çıkma yasağı geliyor, 3 gün süren bir yasak.. Bazı olaylar nedeniyle. Şehirler bomboş, iş yerleri yağmalanmış, sokaklarda insanlar bir çatışma içinee girmişti... Tabi polis yetmeyince Askeri cunta duruma el koyuyor. Şehire asker girmiş.. Her 10 adımda Toma'lar özel hareket polisleri, tanklar felan.. O kadar ciddi bir durum...
Bir bekar evinde kalıyorduk arkadaşlarla, kafamız bir dünya.. Gece 3 e geliyor.. Bir anda kendi evime gitmeye karar verdim.. Ben gidiyorum dedim arkadaşlara, zaten hepsi yarı baygın.. Uçuşlarda..
Baktım dünya ile alakaları yok, çıktım evden... Ama nasıl sallanıyorum yolda.. 4 adım sağa 3 adım sola, 2 adım ileri 1 adım geri....
Yürüyorum öyle gecenin bir vakti...
Yol kenarlarında askerler, ellerinde otomatikler, kafalarında kompozitler... Beni gören önce bi duruşunu değiştiriyor, sonra bakıyor ayyaşın biri, sipere geçip izliyor sadece....
Bunu niye anlattım.. Sokağa çıkma yasağı gelince sokaklar benim olur... O yüzden..
Şehir benim olur, sokaklar benim..
O kos koca şehirde 20 dakika felan yürüdüm..
Gece karakolda biter sanmıştım, evimde yatağımda bitmişti...
Gençtim, henüz daha 17' idim..
Yaşıyordum...
________________ Fuego, sonrisas, realidad y dolor . . . birazdan yorgun bir atı vuracaklar uyuşturmadan, rüyamda, üstelik ben henüz daha uyumamışken... 
28/08/2025 |