24 Şubat 2024, 03:06
|
#27 |
| | sonsuzluk isteğiyle alakası var sanırım | İçeriği Görebilmeniz için Üye olmalı / Giriş Yapmalısınız..! | | Alıntı: Brittle Nickli Üyeden Alıntı
Bir yere, bir insana , bir gruba ve belki de hayata ait olamama duygum beni hiç yalnız bırakmıyor.. Her daim birlikteyiz.. Nereye gitsek beraberce hareket ediyoruz..
Bazen onu geride bırakacak gibi oluyorum o eşiğe çok yaklaşıyorum ama sonra yine bir şeyler oluyor ve o eşikten öteye adım atamıyorum..
Bir sohbet ortamında akışa kendini kaptırmış, koyu bir şekilde sohbet eden insanların arasında iken birden ''Benim burada işim ne , ne yapıyorum ki'' dediğim o noktada buluveriyorum kendimi..
Aitlik duygusunun temelinde güvenmek ve kabul görmek yatar ya hani.. Nedir peki beni güvensiz yapan şey.. Kendimi eksik hissetmek mi.. Kabul görmessem dünyamın başıma yıkılacağını sanmak mı? Bilmiyorum.. Güvendiğim , tüm çıplak duygularımla kendimi teslim ettiğim insanlar tarafından sırtımdan hançerlenmek mi getirdi beni bu noktaya, yoksa içten içe zaten kendime olan güvensizliğim mi anlamlandıramadığım bir muamma..
Aidiyet duygum olmadığı için sürekli bir duygusal yaralanma ile baş etme çabası hem beynimi hem bedenimi yormakta bunun da farkındayım..
Kendimi gelişine bırakıp ne olacaksa olsun, kabul görsen ne olur görmesen ne diyebilmeyi çok isterdim ama olmuyor.. Bu kendimi kandırmaktan öteye geçmiyor..
Çocukluğumdan beri o herkezden farklı olma duygusu var ya ..o dışlandığını sanma hissi hayatım boyunca da sanırım yakamı bırakmadı ve verdiğim kararlarda , yaptığım seçimlerde hep etkili oldu.. Daha on yaşında tüm arkadaşlarınızın annesi varken sizin annenizin olmayışı sizin arkadaşlarınızdan farklı olduğunuzu düşündürürse, o yaştaki bir çocuğun bununla baş edebilmesi de çok zor.. Annemin olmayışını kendi kabahatim gibi gördüm ben hep.. Her anneler gününde kızlar sınıfta toplanıp ''Ne hediye alsak'' tartışması yaparken ben görünmez olmayı yeğleyip bir köşeye sinerdim..
Tek sıkıntı bu değildir illa ki.. Bugün geldiğim noktada bir şeyleri aşmışımdır mutlaka ama yine de bu bir yere ait olamama hissini hala sık sık yaşamaya devam ediyorum.. Ve o duygu benliğimi ele geçirdiğinde kaçma hissi doluyor damarlarıma.. Bu aralar yoğun bir şekilde kaçıp uzaklaşma modundayım.. | ;;;;;
bugünlerde gerek etrafımda gerek sosyal medyada epeyce rastgeldigim bir konu galiba sağlık gibi hani yitirmeden pek değerini bilmediğimiz ancak kaybedince önceliğimiz oluyor ya öyle. yön , taraf , veya , bakış açısı ile yola çıkıldığında bunun sorgulanmadığı yer olmalı.
insan başını koyduğunda aklı başka yerde değilse doğru yerde uyumuştur yanında kendi gibi biri olduğu biriyle birlikte ise o kişiye aittir, yahut mesai bittiğinde koşarak çıkmıyorsa o iş yerine mesleğe aidiyet duygusu vardır ez cümle aidiyet duygusu varsa zamanın nasıl geçtiğini anlayamaz. insan zamanın nasıl geçtiğine dair soruların dirençlerin olduğu yerde ne aidiyet ne de bunun duygusu yoktur.
kitap okumak benim için ait olunacak bir yerde bulunmak demek her kitapta degil tabi bu. nasil ki her insanla olan konuşma iyi bir sohbet olmuyorsa her kitap da o aitligi vermiyor. o hissi veren kitapları okudukça anlaşılıyor ama üzücü olan o kitabin bitmesi bir ülkede yaşarken ya da sevdiğin birinin yanindayken yakin zamanda bu aitligin biteceği endişesi olmaz genelde. ama kitapta oluyor ne kadar yavaş okusan da biteceği yeri biliyorsun. aitlik hissini başka bir insanin zihninde oluşturduğu dünyada bulmak kırıcı.
yeryüzünden silinmesi gereken insan onuruna kendi benliğine veya cinselliğine veya tarzına hükmedenlerin rızasını alabilmek için ideallerinden dahi vazgeçiren gereksiz çabaya sokan duygu;;;;;
emeğine sağlık @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]
. |
|
| |