![]() |
| | #1 |
| Yazmak, herkesin bildiği bir eylemdir; kalem alınır, kelimeler kağıda dökülür. Ama her kelime yazı değildir. Bazı kelimeler vardır ki, sadece kağıtta kalmaz; ruhun en derin köşelerinden süzülüp gelir, sessiz bir melodiyi, gizli bir duyguyu açığa çıkarır. İşte o, özel bir yetenektir. Şiir yazmak, sadece cümleleri bir araya getirmek değildir. Duyduğunu değil, hissettiğini aktarabilme sanatıdır. Kelimeler, bazen dudaklardan dökülen birer ses olmaktan çıkar; okuyanın yüreğinde bir yankı bulur, orada yaşamaya başlar. Herkes yazabilir, herkes bir şeyler karalayabilir. Ama gerçek yetenek, kelimeleri ruhun derinliklerinden çekip çıkarabilen, sessiz çığlıkları, gizli sevinçleri, görünmeyen acıları görünür kılabilen kişiye aittir. Bu yetenek, gözle görülmez, ölçülemez; sadece hissedilir. O, ruhun karanlık ve aydınlık köşelerinde filizlenen bir ışık gibidir; kimileri onu göremez, kimileri ise bir bakışta fark eder. Herkes yazar, şiir dener; ama bazıları, yazdıklarıyla hayatı değiştirir, bir anıyı unutulmaz kılar, bir duyguyu ebedileştirir. İşte yazma ve şiir yeteneği, sadece kelimeleri kağıda dökmek değil, ruhun sesini dünyaya taşımaktır. Ve belki de en büyüleyici tarafı budur: Bu yetenek, ne eğitimle ne de kitaplarla öğrenilir. O, kişiye doğuştan verilmiş bir ışık gibidir; ruhun kendi melodisini bulması ve dünyaya onunla dokunabilmesidir. Bu yüzden bazı yazarlar sadece yazar; bazıları ise, kelimeleriyle ruhun sessiz fısıltılarını dünyaya taşır, görünmeyeni görünür kılar ve zamanı aşan bir iz bırakır. 👍 1
________________ güneşli günler bulutlu anılarla anlam kazanır.. | |
| |
| Şu Anda Bu Makale Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| |