| ZaLim | 13 Nisan 2021 01:33 | Diyarbakır'ın Sur'larına bitişik 2 katlı bahçeli bir evde doğdum. Ev sur içine bakan tarafta iken evin içinde aynı zamanda Sur'ların dışına, önce Çifte havuzlar mezarlığına oradan da Hevsel Bahçelerine inen bir kapı bulunuyordu. Mezarlığın hemen altında ahır, hayvanlar ve hevsel bahçelerinde arazimiz vardı. Evimizin çatısı dam dediğimiz teras şeklinde geniş bir alandı. Babamın güvercinleri vardı, güvercinlere özel ev yapmıştı evin çatısında. Uzun lafın kısası güzel günlerdi, önce hayvanları sonra araziyi sattılar. Sattığımız arazi şuan Unesco Dünya Mirası listesinde. Paha biçilemiyor. Sonra oturduğumuz evi devlet satın alıp yıktı, Sur diplerini yeşillendirdiler.. Yani o günlerden geriye bir tek anılar kaldı.. Gerçi ben pek hatırlamıyorum artık o günleri. Ancak şuan yaşansaymış o günler hiç bir şeye değişilmezmiş onun bilincindeyim. |