![]() |
Yıldızlı Mesajlar Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen her yağmur damlasını tutmaya çalış; tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa; benim sana olan sevgimdir. Özel bölüm. |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hayattaki seviyenizi, birlikte yürüdüğünüz insanların seviyesi belirler; zîrâ 'hem-hâl' olduklarınızla 'bir-hâl' olursunuz. Özel bölüm. |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bir daha hiç göremeyeceğimiz insanların anılarıyla dolu içimiz. Özel bölüm. |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] Dumanla çıkardığım halkalar gibidir umutlarım,dağılır gider. . . Özel bölüm. |
Hell İn A Cell İnsanlar,aslında çok basitler,halbuki her şey aynıdır.Her iş,her olay,gördüğünüz bir şey çok kolay görünür,ancak içeriden hiçte öyle değildir. Eylemleri küçük fakat etkileri büyük oluyor.Bir nevi Kelebek Etkisi.Sevdiğiniz ya da saygı duyduğunuz bir insanın sizin duygularınızı incitecek ya da saygınızı,onurunuzu kıracak bir şey söylediğini,hatta hareket yaptığını düşünsenize.Bunu bir arkadaşınıza anlattığınızda "Amman ne taktın be,buna mı kırıldın?,ohoo,bu ne ki"gibi laflarını genelde duyarız.Çünkü dediğim gibi,dışarıdan çok kolay görünebilir,peki sizi tam anlamıyla anlayan birine rastladınız mı. Bir şeyler yapmaya çalışırız,en basitinden yaşamaya çalışırız.Hepimiz her güne böyle uyanmıyor muyuz zaten.Uyurken bile nefes alıyoruz,yaşamak için.Aslında çok basit ama bir o kadar da zor.Zorlaştıran insanlar.Okumak;çok basit bir şeydir,okula git,okuldan gel ve uyu.Sonra tekrardan okula git.12 sene boyunca aynı terhane,aynı kısır döngü.Ancak hepimiz hemen hemen o okula ya küfrederek,ya söylenerek ya da okuldan kaçarak gittik.Bizi bunaltan okul değildi ki,içeride ki Öğretmen,habire azarlayan Müdür,çekilmeyen sınavlar,saçma dapan ödevler.Yani tekrardan insanlar. Çok çabuk değişkenlik gösterebiliyorlar.Farkında mısınız,bir ünlünün hareketine oha diyoruz,anormal bir şeye oha diyoruz veya anormal bir tepkiye oha diyoruz.Dediğim gibi çok çabuk değişkenlik gösterilebiliyor. En önemlisi ise hele ki şu sanalda manitacılık problemi. Sevmiyorsun agacım,sen sadece bir sonra ki durağını bekliyorsun.Bekleyene kadar ise diğeriyle idare ediyorsun.Senin uzaktan o kişiye verebileceğin tek yarar güzel sözlerdir,tek zararın ise kötü sözler.(: Ama bu basitlik seviyesi bile çok şaşırtıyor.Çiçekleri görüp çok güzel deriz,peki o güzelliği kazanmasına etki eden etkenler nedir? İslama göre Allah'ın işi der geçeriz,bilime göre fotosentez,teoriye göre evrim,doğacılara göre ise Toprak Ana. Her insanın bakış açısı işte.Yazarken de düşünüyorum;başka neyden söz etsem diye.Biliyor musunuz aslında çoğu şeyden bahsedebilirim,ancak neyi değiştirecek ki ya da neye yön verecek,neyi başlatacak. Yorum atmaktan ziyade anlaşılması gerekir bir yazının,"çok doğru denilmiş burada"denmesi gerekir. Kasmanıza çok gerek yok,içimden geçenleri yazdım,yazmaya da devam edeceğim. |
Boş verirsin bir anda tüm her şeyi,bencillik olur aslında ama yine de senin hayatındır.Aslında kendi benliğine bencillik edersin.Kendi ruhuna. Dayanamazsın;olur ya katlanamayıp bir anda çekip gitme düşüncesi gelir ama sonrasında da boş veremezsin ve bu ikilem seni mahveder. Bu tıpkı ipi boynuna geçirirken bir yandan da korkmak gibidir,evet;intihar ile denk bir şey.Ha bunda sadece hayatını öldürüyorsun,değişen tek şey nesneler.Düşünceler değil. Ne zaman ki bu seni bastırdığında bir şey yapma,olduğun mekanda,bulunduğun bölgede başka insanlara bak.Bu günlere nasıl geldiğini,bugün ki insanı nasıl oluşturduğuna bak,belki zor geldin,belki de kolay yoldan ama yine de gözden geçir ki aynı şeyleri yapabilesin.Eminim ki çoğu kişi şu an ki haline sahip olmak için ya bir şey ya da bir şeyler vermiştir,belki de vermeye hazırlanıyordur.Hepimizin bir amacı var.Amaçsız bir şey düşünemezsiniz bile. Dolayısıyla istediğiniz tüm galaksiyken,daha bir meteor görünce her şeyi bırakmayın.. |
Soğuk olan dışarısı değil,düşüncelerdir. Esen o rüzgar şiddeti,düşen kar cemreleri ise hiddetidir.Şiddet ve hiddet her ne kadar başka kavramlar ve hissiyatlar olsalar da tek bir kapıya tokmak vururlar.Duygulara. Bir sözün,davranışın ya da olayın şiddetini beş duyu organınızdan biri ile kavrayabilirsiniz.Ne yazık ki bir olayın hiddeti;tam da ölüm döşeğindeyken vurabilir.O olayın hiddetini seneler,günler,uzun süreler sonunda öğrenirsiniz.Genelde bunun sonunda duyulan tek badire pişmanlık olur.Bir gün eğer buraya yazmadığım olursa,bu da benim pişmanlığımın hiddeti olsun :) Şiddeti çoktan verdim çünkü. |
Karanlık odanda tüm hayatını ve hayallerini halı denilen boşluğa dök çocuk. Sonrasında ise gözyaşlarını benzin niyetine dök üzerine,hepsini kavrasın,hepsi için akıt onları.Sonrasında da kendine sözler ver,bu vereceğin sözler ateş olsun çocuk; Yaklaşanı yaksın,izleyenin gözlerini dahi yaksın.Sonrasında o benzinlere doğru söz ver ki yansın tüm hayallerin ve hayatın o boşlukta. Sonrasında o yangının aydınlığı;odanın karanlığıyla savaşsın.Otur ve kendine yer et onlardan.Bir yanın aydınlık,bir yanın ise karanlık olsun. O aydınlığını ise karanlığına güneş olarak ekle.Karanlığını hiçbir zaman kaybetme çocuk. Eğer kaybedersen,başkalarının karanlıklarıyla yüzleşirsin ve başkasının karanlığında kendi aydınlığını ararsın. Dik kal çocuk,artık insanlar dik olana değil yamuk olan çiviye vurarak ya düzeltiyor ya da yerin dibine sokuyor.Sen kendin dik dur :) |
Gözlerimin neden simsiyah olduğunu benden daha iyi biliyorsun çocuk. Körlükten değil,anlamıyorsun.Bu gözler görmüyor,büyük sorun.. |
Bazen gecelere düşman kesilirsin. Göremezsin,dokunamazsın ya da kinli veyahut kan toplayan gözler ile bakamazsın fakat içindeki nefret ile ona sessiz bir haykırış atabilirsin. Nedenini sorabilirsin mesela ama yine de cevap hep boşlukta yankılanacaktır. Bazen de gündüzlere beslersin bunları. Güneşi görebilirsin, gündüze kusabilirsin ama yine de ne geçer ki eline? Her ne kadar da beslesen,o beslediklerin de senden beslenmiş olacak. Her uykusuzluğa bir nefret çizsem belki de tablolanan sahtelik değil de nefretin tebessümü olurdu. |
Saatimin gelmesini bekliyorum ben. Bazen bir akbaba gibi bazen de bir postacı,bazen bir güneş bazen de ölüm gibi. O vakitsizliğime hiçbir şeyi sığdırmak istemiyorum. Sadece ciğerlerime fazladan birkaç nefes sığdırmak istiyorum,tabii yapabilirsem. Ne zaman solusam o havayı,havanın kendisi bana cehennemden bir arsa gibi koku savuruyor. Boğazımda ise bir hançer oluyor,bir pim gibi,çektikçe tetiklenen ve birkaç santim daha ilerleyen. Buna rağmen yine de bekliyorum,vakitsizce ve merakla. Çünkü yapabilecek başka bir şeyim yok.Çaresizlikten nefret etmeme rağmen bekliyorum,artık bir şeyler için cabalamak değil de,sonuçları görmek istiyorum Petrios.. Fazla şey istemiyorum,fazla şeyi boş verip tek bir şey istiyorum. O da haklı çıkmamayı.. Çünkü insanlar;bir noktadan sonra besledikleri ağacın meyvesini almak isterler,arkasını dönüp umutsuzca gitmeyi değil.. |
İnsan bazen beceriksizliklerini ve umutsuzluğunu kadere bağlar. Aslında bir şeyleri değiştirebiliyorsan bu kaderin değil seçimindir.Şayet engel olamadığın şekilde bir şeyler değişmiyorsa bu kaderdir. İnsanın kaderi olmaz,kaderleri olur Petrios. Mesela her insanin kaderinde insanları memnun etmek olur,her şey birbiri ile ilişkili olur,bazen bu tahammül sınırını aşar bazen ise zorlamaz seni. Kadere küsmek veyahut kaderden umut kesmek ise tamamen güçsüzlük ve zayıflık göstergesidir. Bu süreçte maalesef yanınızda kimse olmaz,olsa bile duramaz.Dedim ya;herkesin kaderi kendinedir.İmtihanı da sınavı da.Önemli olan sabır taşınızın sertliğidir.Kalbinizin yumuşaklığı değil. Umarım herkesin karşına kendisi gibi insanlar çıkar. Kısacası Allah kalbinize göre versin.İyiyseniz iyi,kötüyseniz kötü. |
İstemediğin şeylerin dibinde belirmesi çok trajikomiktir.Bazen de sansasyonel. Hayır dediğin şeylerin tekrar ve tekrarên olması gibi.Ne de olsa bir hayal kırıklığıdır,hayata küsmektir. Aksine inadına inadına üstüne gidilmelidir bu tür olaylarda,pes etmeden,korkmadan ve bıkmadan.O zaman gün ışığı vuruyor tepeden insanin simasına.Zaten bu tür şeyler insanı zorlamaya veyahut pes ettirmeye yönelik olan şeyler.Sitem edilmeksizin bir saniye durmaksızın karşı konulması gereken şeylerdir. Yine de her şeye rağmen üstün gelmek en önemlisi. Her insan pes eder,pes etmek kolaydır.Ancak her insan başaramaz Petrios. |
Hiçbir zaman çaresiz kalmadım,bu şans veyahut kader değildi tamamen kendi seçimimdi.Her adımımı ise çaresiz ve muhtaç kalmama adına atıyorum.Her defasında üstüne koya koya daha yukarısına ulaşıyorum.Bunun için ise ihtiyacım olan şeyler insana ait şeyler değil.O yüzden de hiçbir avel beni yolumdan alı koyamaz. Ne saçma sapan aşkvari olaylar,ne de saçma salak çıkarcı ahmaklar. |
Ne istediğimi bilmiyorum aslında. Hoş,bir şey de istemiyorum zaten.Mutluluktan uzak bir yaşam sürmeye alıştım haylice.Tek isteğim huzur ve finali görüp beklemek.Onun dışında ne hızlı gidesim var,ne de yavaş.Zamanında hayli hızlı gidip bir kez duvara çarpınca anlıyor insan stabiliteye özen göstermesi gerektiğini. Yaşamadığım ne kaldı diye de düşünmeden edemiyorum tabii,elbette beterin beteri oluyor fakat bunların ne kadar beteri olabilir ona da pek aşina olamıyorum. Hiçbir zaman ortası ile yetinemedim,hep ilerisine ve doruk noktasına oynadım. Her birini de tek tek aldım.Gerek olması gerektiği gibi,gerekirse de zorla.Ama iyi kötü yine de aldım. Artık gözümü dikebileceğim bir şey de kalmadı,ne isteğim var başka şeylere ne de hevesim.Erkenden yaşlanmanın vurduğu yaşlardayım sanırım.Neyse,bu da zamanla ilerler.Her zaman olduğu gibi. |
Bazılarının da ihtişam meraklarına gülüyorum istemsizce.Şan,şöhret,para,lüks. Şahşahlı oldukları için değil;ne de olsa insan hep elde edemediğini arzu eder.Bu da böyle ironik bir vaka tabii ki ne de olsa.Genelde endişesi yarın için olanlar hep bugün ölürler. Plansızlığın getirdiği sonuçları da sonrasından kabul etmezler nitekim,hep kadere yorarlar veyahut nazara.İnsanoğlu sürekli kendini suçlamaktan kaçar.Eğer ki kendini suçlarsa;kendi cehennemini oluşturmuş olur.Finalinde de kendini kurtarması için bir Mesih beklerler.İnsanlar hep bekler,bekler,bekler... Kendileri bir şey yapmak istemez,hem;kim uğraşsın ki bunun için zaten? Günümüzde de bu durum böyle,artık kimse sevmek istemiyor.Sadece sevilmek istiyor.Gerek yorgunluğu bahane etsinler,gerek kendi tecrübelerini,gerek ise dünya standartlarını.Her adımda ise kendilerini daha dibe çekerler.Bunu da diğerlerine yüklemeye çalışırlar.Vicdan muhasebesi denen şey bu olsa gerek. Neyse ki her şeyin en finalinde;insan istediğine kavuşur,elde eder,başarır.Ancak bu yolda giderken de ironik bir şekilde kendini mahveder,yıpratır.Bunu da o insana yıkar. Evet Petrios,bu bir sarmal veyahut döngü.Ama bu döngüde yine yapan kendine yapıyor.. |
Görmeye değer bir şey de yok,çabalamaya değer bir şey de. Hem,çabalasan bile neye yarar ki? En sonunda finalde hep aynı senaryolar döner.Bu senaryolarda da tekrar başı çekersin ve aynı şeyleri yaşayarak bir nevi fanusta tıkılıp aynı döngü sarmalında hapis olursun.Bir nevi kendi ceheneminin zebanisi ve tutsağı olursun. Çoğu kişi anca konuştuğu kadar olabiliyor bu hayatta,kimse bir şeyler için çabalamak istemiyor.Söylüyor ve bitiyor.Yalan ya da doğru,samimi veyahut yapmacık,iyi veyahut kötü.Bu durum hep böyle ilerler. İleride hayat kaygısı ile karşılaşamayan aveller ise bu tarz durumlara gülerek geçerler.Başarılı olduklarını sanıyorlardır belki ya da umursamaz tavırlarla atlatabileceklerini.Ama bilemezler ki kazık nereden gelir. En iyisi uzak kalmak,uzaktan taş bile zor değer insana.O yüzden geri kalan hiçbir şeyin önemi kalmaz. Yine de;her daim kendine dönmeli insan.Ne fazla zarar görmüş olur ne de fazlalığa maruz kalmış olur. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:51. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Copyright ©2019 - 2025 | IRCRehberi.Net