IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi

IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi (https://www.ircrehberi.net/)
-   Şiirler - Güzel Sözler (https://www.ircrehberi.net/siirler-guzel-sozler/)
-   -   SohbetGulum.Com Özlü Sözler/Şiirler (https://www.ircrehberi.net/siirler-guzel-sozler/48987-sohbetgulumcom-ozlu-sozler-siirler.html)

serCiya 14 Mayıs 2021 12:20

Alıntı:

SanalizasyonFaresi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 476598)
Emeğine sağlık kardeşim :memnun: Allah mesut etsin.:utangac:

bu nsl nik ya vala yazmam :=)) saol var ol can

serCiya 14 Mayıs 2021 12:21

Alıntı:

Lyra Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 476630)
Bana da böyle şeyler yazan çıkar mi be ?

inş çıkar :=))))

serCiya 14 Mayıs 2021 12:22

Alıntı:

She Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 476739)
Emeğinize sağlık @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

okuyan yüreğine sağlık :=)

serCiya 14 Mayıs 2021 14:23

Aşk ebruli
 
Aslında hep korkardım. Bir gün, bir yıldız kayarken, ya ben, ona yetişemezsem veya dileğimi unutursam, ya da dileyecek bir düşüm yokken, bir yıldız kayarsa diye… Ama, senken dileğim, seni dilemişken, bir yıldız tuttum, bir dilek kaydı. Bir kumsal düşledim o an, ve bir aşk çizdim. Aşkın, ebruli yürek kumsalı.

yürek kayalarımız, aşınmakta olan. Korunaksız kalıyoruz adeta.. Ama, kumsala vuran her dalga , yığınlarla da, kum tanesi getiriyor beraberinde, çoğalıyoruz. Yüreğimizin kayalarından ufalanan parçaların taneleri belki de, geri dönenlerden bazıları. Belki de, onarmak için, bu geri geliş. Ebruli kumsalda, ışıltılı, sedefli kum parçacıklarının kristalinde bir onarış. Doğanın yıkıp yapıcılığı sanki bu. Ve yüreğin sularının sarışı, sevdiklerini.. eksiltmelerden çok, çoğaltmalar için, yürek kumsalını. Suyu kumdan, kumu kumsaldan, kumsalı sudan ayırabilmek mümkün mü zaten?

Seviyorum o halde seni…

Sonra, bir yürek düşündüm ve bir çadır örüldü düşlerimin önünde, gördüm. Bir koza gibi örüldü. Yüreğin çadırı… Kumsalın tam ortasında… İçinde, sakınıp saklanılan sevgiler, düşler, umutlar, sevgililer… Aşk bir kumsalsa diye düşündüm, yürek onun çadırı olsa gerek… Yüreğin çadırına girdi mi insan, en güvenli ve en güzel yerindedir evrenin ve o evrendeki kendisinin… Çünkü ne kadar kendimizsek, ne kadar yüreğimizceysek ve ne kadar yüreğimizdensek, mutlu olur ve mutlu ederiz…. Kendinden uzağa düştü mü insan, arar durur, yollara düşer, kendinin izini sürer… İz ize eklenir, ama bitmez yol, varılmaz menzile bir türlü… Oysa insan, yüreğinin çadırında olsa hep ..olabilse.. Kavlar dolusu mutluluk meyleri sunacaktır sakiler… Aşk şiir olduğunda, kelimeleri bahar olacaktır çadırın… Bir yaprak titreyişinde, keman notaları gibi, aşka esecektir yürek.. Bilinmez bir iklimde, bir beşinci mevsim valsinde uzanacaktır eller birbirine, yürek yüreğe…

Camdan deniz kabuklarının, yüreğime batışının acısıyla irkildim bir anda.. Özlem, kömür parçaları arasındaki bir cam kırığıdır ya sanki, parlar durur kara tozlar arasında… O parladıkça, acır canımız, acıdıkça canımız , daha çok severiz. Acıttığı kadar, değerlidir birşeyler bence…birşeyleri değerli kılan, anlamlı kılan acısallığının yoğunluğudur, bizi mutlu eden şeylere pek değer vermiyoruz sanki… Ve aşk, bu sebeple bunca değerli ve tatlı geliyor olmalı… Aşkı tatlı yapan da, bu acı yanının çokluğudur aslında.. Aşkın çoğu acıdır zaten…. Canım acıdıkça ve cam kırıkları özlemini kanattıkça, özlüyorum seni…. Sözler gönlün ortasında oturur, aşk sözün ortasında… Mutluluk uçuruma ses atmaktır… ve yürek o sesi tutar…. Ben, aşkın sesini, attım uçuruma ve yüreğin, yüreğimin ortasında tuttu o sesi… Ses bizim artık, gönlümüzün ortasında.

Peki ya bir gün gelir de, özlemezsem seni, özlemezsen beni, biterse aşkın yüreğimdeki acıtmaları? O zaman, bir uçurtmadan inip, bir gemiye mi bineceğiz dersin? Usul usul ilerleyen bir gemi..Ve bir limana mı varacağız? Limanın dingin ve güvenli sularına mı sığınacak aşkın sevgi çocuğu? Aşk uçurtmada mı kalacak?

Aşk bir kumsalsa, yürek çadırıdır onun… Martılar elleri… Deniz fenerleri gözleridir… Ebruli, rengidir sularının… Sular sözleridir, yıldızlara yansıdıkça… Deniz kabukları özlemidir… Kumlarsa düşleridir aşkın… Aşk ebrulidir…

Bu mektup, masalımızın sokaklarından ebruli bir uçurtmadır, sana uçurduğum, seninle uçurduğum.. Ipsiz bir uçurtma… Seni seviyorum demek için, daima…

oMeN 15 Mayıs 2021 17:20

Kalemine ve yuregine saglik @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

WildCat 15 Mayıs 2021 17:23

emegine yuregine saglik dostum guzel paylasim :kedi:

serCiya 16 Mayıs 2021 13:35

Ayçiçeği
 
Bir zamanlar küçük bir papatya varmış. Kocaman bir kayanın siperciğinde yaşarmış. Çevresinde ballıbabalar, katırtırnakları, utangaç mavi mine çiçekleri açarmış. Her sabah, gün doğumunda bütün çiçekler uyanırmış. Sabah aydınlığıyla genişleyen gökyüzünü izlerler, mutluluk türkülerini bir ağızdan söylerlermiş. Hepsi birbiriyle dost, hepsi arkadaşmış.



Aradan uzun bir zaman geçmiş. Günlerden bir gün, bizim küçük papatya her zamanki gibi tan atımında uyanmış. Uyanmış uyanmasına ama eskisi gibi keyfi yerinde değilmiş. İncecik gövdesi kırılıp dökülüyormuş. ” Herhalde akşam yağan yağmur yüzünden hastalandım” diye düşünmüş. O sırada gözü yakın arkadaşı ballıbaya ilişmiş. Zavallı ballıbaba, ıslak toprağa serilmiş, yatmıyor mu?.. “Ne oldu sana kardeşim” diye seslenmiş ballıbabaya.. Ballıbaba başını güçlükle papatyaya çevirmiş, gözlerinden ip gibi yaş akıyormuş. ” Bu soruyu yalnız bana sorma papatyacık. Hepimiz perişan durumdayız. Öteki arkadaşlar da benim durumumda. Akşam durmadan yağan yağmur toprağı alıp götürdü, çiçeklerin kökleri dışarda kaldı. Hepimiz yavaş yavaş ölüyoruz”

Papatya duyduklarına inanamamış, çevresine bakınmış, bir düşte karabasan gördüğünü sanmış. ” Peki, demiş. Ben neden hala ayaktayım? Neden benim köklerim sapasağlam toprakta?” Öteden mavi mine sızlanmış. ” Çünkü seni koruyan bir kaya var. Onun siperinde yaşıyorsun. Sonbahar yağmurları başladı. Bizler yağmur selinden kendimizi koruyamayız. Bundan kaçış yok. Elveda güzel yüzlü papatya” demiş. Papatya dostlarının birer birer yağmur sularıyla gidişini izlemeye dayanamazmış. ” Hayır, diye isyan etmiş. Tükenişinize dayanamam. Ben gelecek yıl da burada olacaksam sizler de benimle kalmalısınız.” “Nasıl olacak bu. Olanaksız” diye ağlıyormuş küçük çan çiçeği. Papatya kolay kolay vazgeçmezmiş ama. Dirençliymiş, kararlıymış. ” Sizleri bırakamam demiş, hepiniz tohumlarınızı bana verin. Onları gelecek yıla kadar kendiminkilerle birlikte saklayacağım. Ya birlikte tükeniriz, ya birlikte yaşarız”

Sonunda arkadaşlarını ikna etmiş. Hepsinin tohumlarını bir bir toplamış.Eh.. böyle bir dayanışmaya, böyle güçlü dostluğa kolay kolay rastlanmaz..Yeter ki kendi küçük de olsa, kocaman yüreğiyle bir papatyanın sevgisini taşıyabilelim. Ondan sonraki zamanını harıl harıl çalışmakla geçirmiş papatyacık. Kökleriyle sımsıkı toprağa sarılmış.Gövdesini genişletmiş. Giden arkadaşlarının tohumlarını göğsüne yapıştırmış. Kış gelmiş. Kötü rüzgarlar önüne gelen ne varsa almış götürmüş, papatya kayanın kuytusuna saklanmış. Rüzgara, yağmura, kara karşı direnmiş, dayanmış. Soğuk, zehir gibi havada tohumlar donmasın diye onlara daha bir sıkı sarılmış. Gözleriyle durmadan güneşi aramış. Bir parça gün ışığı görse yüzünü, gövdesini güneşten yana çevirirmiş.Ama o zorlu kışı geçirmek kolay değil. Toprağa öyle tutunmuş ki kökleri kalınlaşmış, soğuktan tohumları korumak için Sonra yaprakları uzamış, güneş izleyen yüzü büyümüş büyümüş.. Sıcak yüzlü ilkbahar geldiğinde dimdik ayakta bulmuş bizim güneş yüzlü çiçeği. Ama artık o bir Ayçiçeğiymiş.Hiç bir tohum zedelenmeden onunla yaşıyormuş. Dostluğun ölümsüz öyküsüdür Ayçiçeği, o gün bugündür güneşi izler dururmuş.Söylentiye göre dünyayı ve yürekleri aydınlatan güneş sevginin ta kendisiymiş.

JeSteR 16 Mayıs 2021 13:39

emeğine sağlık

She 16 Mayıs 2021 13:44

Güzel bir hikaye paylaşım için teşekkürler @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

serCiya 16 Mayıs 2021 14:01

Alıntı:

She Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 479327)
Güzel bir hikaye paylaşım için teşekkürler @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...]

okuyan yüreğine sağlık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:46.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Copyright ©2019 - 2025 | IRCRehberi.Net