![]() |
Genç Osman'ın Katli Bildiğimiz gibi Osmanlı’da taht kavgalarına son vermek için Fatih Sultan Mehmet kardeş katline izin vermiş, hatta gerekli görmüş ve emretmiştir. Bu konuda Prof. Ahmet Mumcu, “Osmanlı Devleti’nde Siyaseten Katil” adlı yapıtında şöyle diyor: “Kanunname gereğince (Fatih yasası), idam edilen kardeş ve yeğenlerin katli için soruşturma ve yargılama yapılması ve fetva alınması gereksizdir. Zira onlar, kanun gereğince ‘yaşaması mümkün olmayan’ kimselerdir. Bu yüzden cülus vaki olunca derhal katledilirler.” Hanedan üyelerinin idamında eski Türk-Moğol geleneğine uyularak kan dökülmeden, yani boğularak infaz uygulanmıştır. Bence bu doğru bir karar değildir ve bir buçuk asır sonra I. Ahmet devrinde (1603-1617) “kardeş katli” kaldırılarak kafes uygulamasına geçilmiştir. KAFES UYGULAMASI Ailede başa geçemeyen, ama padişah olma şansı devam eden şehzadelerin hapis altında tutulmasıdır. Ne yazık ki bu uygulama uzun sürmeden I. Ahmet’in oğlu Genç Osman, kardeşi Mehmet’i boğdurarak yeni saltanat veraset sistemine karşı hareket etmiş ve Tûğî Solak Hüseyin Çelebi’ye göre Tanrı bu zulmü cezasız bırakmamıştır. Osman’ın altı erkek kardeşi vardı. Çocuk padişah tahttaki ilk iki yılında onların hayatına dokunmadı. Ancak II. Osman, Lehistan Seferi sırasında herhangi bir taht girişimini önlemek amacıyla kardeşi Şehzade Mehmet’i boğdurttu. Tarih 1621. 1617’de I. Ahmet öldüğünde kardeşi Mustafa tahta geçti, ancak kısa süre sonra “akıl zayıflığı” gerekçesiyle fetva verilerek tahttan indirildi. Yeniçeri Hüseyin Tûğî “İbretname” adlı eserinde bunu açıkça anlatır. Tahttan indirilirken Mustafa’nın söylediği şu söz dikkat çekicidir: “Bir gün aynı kimseler beni padişah yapacaklardır.” [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ve gerçekten de Genç Osman’ın yaptıkları yanına kalmamış, Sultan Mustafa’nın yeniden tahta çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Genç Osman, Osmanlı tarihinde tahttan indirildikten sonra öldürülen ilk padişah olmuştur. ********** Genç Osman’ın sonunu hazırlayan ilk gelişme, Kâbe’ye gitmek istemesiyle başlamıştır. Bu fikri ona aşılayan kişiler Hoca Ömer Efendi ile Sadrazam Dilaver Paşa’dır. Çünkü Hoca Ömer Efendi kardeşini Mekke kadılığına tayin ettirmiş ancak Mekke Şerifi bunu kabul etmemiştir. Bu nedenle Genç Osman’ın Mekke’ye gitmesi istenmiştir. Burada dikkat çekici bir gerçek vardır: 38 Osmanlı Padişahı içerisinde Kâbe’ye giden hiçbir padişah olmamıştır. Yolun uzunluğu ve saldırı riski nedeniyle hiçbir Osmanlı sultanı bu yolculuğu göze alamamıştır. Genç Osman, Veziriazam Dilaver Paşa ve Hoca Ömer Efendi’nin tavsiyesiyle Üsküdar’a geçmiş ve hac hazırlıklarına başlamıştır. Bunun üzerine yeniçeriler At Meydanı’nda ayaklanmış ve Şeyhülislam Esad Efendi’den fetva almışlardır. Verilen fetva şöyledir: “İslam Padişahını azdırıp, padişaha hacca gitmek lazım değil iken, böyle fitneye sebep olanlara katl lazım gelir!” Bu olay Osmanlı’daki güç dengeleri açısından son derece önemlidir. Çünkü:
Halk, Genç Osman’dan:
Genç Osman hacca gitmekten vazgeçmiş, fakat hocasını görevden almayı kabul etmemiştir. Bunun üzerine yeniçeriler Topkapı Sarayı’na girerek Sultan Mustafa’yı yeniden tahta çıkarmak istemişlerdir. Fatih’ten beri ilk kez yeniçeriler Harem’e kadar girmiştir. Böylece Osmanlı’da aynı anda iki sultan ortaya çıkmıştır. Bu olaydan sonra padişahlığın kaderini belirleyen güç artık yeniçeri ocağı olmuştur. Genç Osman durumu kurtarmak için Dilaver Paşa’yı ve Darüssaade Ağası’nı isyancılara teslim etmiştir. Ancak bu yeterli olmamıştır. Yeniçeriler Genç Osman’ı ata bindirip halk arasında aşağılayarak dolaştırmışlardır. Genç Osman gözyaşları içinde şöyle demiştir: “Behey edepsiz, Padişah değil miyim? Tazelik başınızdan geçmedi mi?” Ancak kimse onu dinlememiştir. Daha sonra Ortacami’de halka seslenmesine izin verilmiştir: “Benim ağalarım, benim yeniçeri babalarım ve sipahi babalarım... Münafık sözüyle, tazelik belasıyla bir küstahlık eyledim. Bana bu şekilde muamele etmektense keşke öldürseydiniz. Ya beni istemez misiniz?” Yeniçerilerin cevabı ise çok sert olmuştur: “Seni istemeziz, öldürdüklerine de rızamız yoktur.” Bu sözler Osmanlı padişahının kendi kulları karşısında düştüğü acizliği açıkça göstermektedir. Genç Osman son kez hayatının bağışlanmasını istemiştir: “Bari beni Sultan Mustafa’nın olduğu yere hapsedin, öldürmeyin.” Ancak kabul edilmemiştir. 20 Mayıs 1622’de Sultan Mustafa yeniden tahta çıkarılmış, Genç Osman ise Yedikule Zindanları’na kapatılmıştır. Ne yazık ki burada yalnızca hapsedilmemiştir. Genç Osman, Yedikule Zindanları’nda boğularak katledilmiştir. Çetin Altan bu olayı şöyle aktarır: Genç Osman öldürülmeden önce ırzına da geçilmiştir “Gerçekte bir anarşi tarihi olan Osmanlı tarihinde, en rezil sayfalardan biri de Genç Osman vakası’dır…” Kaynaklar Kaynaklar: Ana Kaynak: İnalcık, Halil: Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler, s.17-24, NTV yayınları, İstanbul, 2015 Mumcu, Ahmet: Osmanlı Devleti’nde Siyaseten Kati, TUĞİ, Hüseyin Çelebi, Musîbetnâme (Tahlil-Metin ve İndeks), haz: Şevki Nezihi Aykut, Türk Tarih Kurumu Basımevi-Ankara 2010. YAŞAROĞLU, Hasan: Osmanlı’da bir darbe ve tahlili: Genç Osman örneği, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 8/7 Summer 2013, sayfa: 705-732, Ankara, 2013 Altan, Çetin: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] Altan, Çetin: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:46. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Copyright ©2019 - 2026 | IRCRehberi.Net