10 Nisan 2026, 17:10
|
#1 |
| | Sınırın Bir Değeri Olduğunu Biliyoruz.
Biz her hissettiğimizi sergilemeyi marifet saymıyoruz, her yakınlığı samimiyet zannetmiyoruz. Susmanın da bir vakarı, sınırın da bir değeri olduğunu biliyoruz. Kalabalıklar içinde kaybolmak yerine, kendi iç sesimize kulak vermeyi seçiyoruz. Bu yüzden çoğu zaman yanlış anlaşılıyor; eksik, uzak ya da soğuk bulunuyoruz. Oysa gerçekte yaptığımız şey, kendimizi ve duygularımızı daha özenli yaşamaktan ibarettir.
Bazen içimize çekilmemiz, dünyadan uzaklaştığımızdan değil; iç dünyamıza biraz daha yaklaşmak istememizdendir. Her şeyi herkesle paylaşmamak bir eksiklik değil, bilakis bir kıymet bilmektir. Çünkü biz, her duygunun gelişi güzel harcanacak kadar sıradan olmadığını düşünüyoruz.
Gürültünün değil sükûnetin, kalabalığın değil derinliğin peşindeyiz. Bu yüzden az konuşur, çok hissederiz. Ve belki de en çok bu yüzden, bizi gerçekten anlayabilenler; kelimelerimizden çok susuşlarımızı dinleyenler olur. |
|
| |