![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Eksik İnsan yokluğa alışıyor, buna inanıyorum artık. Bir sandalye boş kalıyor önce, sonra gözün alışıyor boşluğuna. Bir ses kesiliyor evin içinden, duvarlar susmayı öğreniyor. Çay iki kişilik demlenmiyor bir zaman sonra. Kapının sesi eskisi kadar heyecanlandırmıyor insanı. Akşam oluyor, kimse gelmiyor. Ve insan, gelmeyeceğini bilmenin ağırlığını taşımayı öğreniyor. Ama senin yokluğun başka. Çünkü seni hiç tanımamış olsaydım belki bu kadar üşümezdim. Hiç dokunmamış olsaydın ellerime, seni aramazlardı her gece. Sesini bilmeseydim, sessizlik bu kadar derin olmazdı. İnsan, hiç sahip olmadığı bir hayatın yokluğuna üzülmüyor belki. Ama bir kez sarıldığı biri gidince kollarında kalan boşluğu nereye koyacağını bilemiyor. Ben en çok buna yenildim. Seni unutmak değildi mesele. İnsan unutuyor. Bir tarihin üstünü çiziyor, bir fotoğrafı kaldırıyor, bir ismi daha az söylüyor. Ama insan bir zamanlar mutlu olduğu halini nasıl unutabilir? Bazen düşünüyorum, belki de seni değil, sen varken olduğum insanı özlüyorum. Daha kolay inanıyordum o zaman. Daha çabuk gülüyordum. Birinin gelmesine, birinin kalmasına bu kadar şüpheyle bakmıyordum. Şimdi yokluğunla yaşamayı biliyorum. Ama bu, seni özlemediğim anlamına gelmiyor. Çünkü bazı insanlar gidince insan kendinden de eksiliyor. Sonra ne kadar alışsan da aynı yerden bakamıyorsun hayata. Belki büyümek dediğimiz şey budur. "Eksilene alışmak değil, eksildiğin halinle yaşamayı öğrenmek." ❤ 1
________________ — “Bazen en büyük kayıp, yaşanmamış ihtimallerdir.” | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |