![]() |
| | Makale Ayarları | Stil |
| | #1 |
| Bugün 21 Aralık. En uzun gece... Zamanın en ağır, karanlığın en koyu olduğu yer. Saatler duvarda asılı kalmış, görüyor musun? Zaman buz tutmuş sanki. Takvim yaprağı yirmi biri gösterdiğinden beri, Ne akrep yol alabiliyor, Ne de yelkovan kıpırdıyor. Sadece "Hasret" işliyor tıkır tıkır... Bu gecenin karanlığıyla yarışıyor. Burası diyorum kendi kendime... Burası son durak. Unutmanın en sapa, en tenha ve en dik yokuşu. Sırtımdaki yükü, Aklımda çınlayan ismini, Tam buraya bırakıyorum. Bu gece ne kadar uzunsa... Seni o kadar derine gömüyorum... Sanki dünya nefesini tutmuş. Güneş küsüp gitmiş şehirden. Herkes uykuda. Bir ben... Bir de senin o silik hayalin uyanık. Ama biliyorum. En koyu karanlık, aydınlığın kapı komşusudur. Dayan diyorum kalbime... Şurada şafağa ne kaldı? Çünkü yarın... Güneş bir dakika daha fazla kalacak gökyüzünde. Ve ben... Bir dakika daha az düşeceğim içime. Dünya dönmekten vazgeçmiyorsa eğer, İnsan da hatırlamaktan vazgeçebilir. Pencereme vuran o ilk gri ışıkla anlıyorum, Kışın beli kırıldı. Yasın hükmü bitti. Geceler kısalıyor artık. Hatıran yavaş yavaş siliniyor. Derin bir nefes al şimdi. En uzunu bitti. Ve hiçbir gece... Bu gece kadar cesur olamayacak artık karşımda. "Gün"aydın artık. Sabah oluyor. 👍 2
________________ — “Bazen en büyük kayıp, yaşanmamış ihtimallerdir.” | |
| |
| Şu Anda Bu Makale Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| |