![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| |
| | #1 |
|
Nil, elindeki plağı gramofona koydu ve iğnesini yerleştirdi. O kırkbeşliklerin meşhur cızırtısı eşliğinde çalıyordu Santa Esmeralda. En çok, gramofonun sol çaprazındaki pencereye sırtı dönük, tam iki duvarın köşesinde duran, koyu yeşil renkli tekli koltuğunda kitap okumayı seviyordu evde olduğu zamanlar. Yine geçti koltuğuna. Önündeki sehpada dumanı üstünde kahvesi ve günün kitabı hazırdı. Keyifle kahvesinden bir yudum aldı. Kitabını eline alıp iyice yaslandı arkasına bacaklarını bağdaş kurarken. Müziğin derinliğinde kaybolurken, yüzünden eksilmeyen huzurla kitabını okuyor, zaman zaman da kahvesinden almayı ihmal etmiyordu. Tam yanında bulunan telefonun sesiyle irkildi bir an. Kitabını dizleri üstüne koyduktan sonra kaldırdı ahizeyi. -Alo -Nil. Nasılsın kuzum? -Hastaneden çıktım, yeni geldim sayılır eve anne. Dinleniyorum biraz. -Biz de babanla oturduk öyle portakal soyup elleriyle besliyor beni. Ne iş çevirdiyse yine arkamdan. Geliyorsun değil mi kızım? -Bugün biraz dinlenirim. Sabah yola çıkarım anne. -Aman kızım dikkatli ol, uykunu al iyice, öyle çık yola. -Merak etme anne, koca kadın oldum artık. -Benim kızım büyümüşte doktor olmuş. Maşallah kızıma. Ne de olsa ben yaptım. -Klinik psikolog anne. Psikolog. Ben, doktor değilim. Cep telefonundan erkek arkadaşının aradığını gördü Nil. Cep telefonunu sessize alıp; -Anneciğim kapatıyorum ben şimdi. Yarın akşam görüşürüz. Telefonu kapatıp, cep telefonunu açtı. Erkek arkadaşıyla araları biraz bozuktu. Gönlünü almak istiyordu Erdem. Ama Nil oldukça kırılmıştı bir kere. Kolay kolay barışacak gibi konuşmuyordu. ..................... ..................... -Benim biraz düşünmeye ihtiyacım var Erdem. -İnan bana benim bir suçum yok aşkım. Kadın kendi kendine gelin güvey oldu. -Ben bundan emin değilim Erdem. Şimdi konuşmak istemiyorum, lütfen -Yarın zaten ailenin yanına gidiyorsun. En azından bir kahve içsek. Kendimi ifade etmeme bir müsaade etsen Nil. -Çok yorgunum. Yarın yola çıkmadan önce ararım konuşuruz, lütfen. ................. ................. Bir süre konuştuktan sonra telefonu kapattı. Nil'in tüm keyfi kaçmıştı. Yine de kendini toparlamaya çalışıyordu. Yeniden eline aldı kitabını. Okumaya başladı. Zaman zaman esniyordu. Bir süre sonra yorgunluğa yenik düştü ve kitabı elinden kucağına düştü. Oturduğu yerde, başını arkaya yaslayıp uyuyakaldı. Gecenin geç saatinde çalan telefonun sesiyle uyandı. Boynu tutulmuştu resmen. Biraz hareket ettirdikten sonra ahizeyi uyku sersemliğiyle kaldırdı. -Efendim anne. Ancak bir karşılık duyamadı. Sadece bir nefes sesi geliyordu. Bir süre sonra meşgul sesi çalmaya başlayınca arayan kişinin kapattığını anladı. Ahizeyi kapatıp, yatak odasına gitmek üzere odadan çıkacaktı ki yeniden telefon çaldı. Telefonun başına geri döndü Nil. Ahizeyi kaldırdı. -Efendim. Ses gelmiyordu. Nil telefonu kapattı. Arkasını döndüğünde yeniden çaldı telefon. Ve yeniden kaldırdı ahizeyi. Yine ağlamaklı bir nefes sesi geliyordu. Bir süre dinledikten sonra; -Alo. Kimsiniz? Ses gelmeyince yineledi sorusunu. -Kimsiniz? Alo! -''Sen yaptın'' dedi ağlayan adam. -Anlayamadım, kimsiniz beyefendi? -Sen yaptın. Senin yüzünden! Devam Edecek... 👍 1❤ 1 | |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |