<?xml version="1.0" encoding="Windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi - Boketto</title>
		<link>https://www.ircrehberi.net/</link>
		<description />
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2026 22:40:22 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.ircrehberi.net/images/irctema/misc/rss.jpg</url>
			<title>IRCRehberi.Net- Türkiyenin En iyi IRC ve Genel Forum Sitesi - Boketto</title>
			<link>https://www.ircrehberi.net/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Ve Ben Doğdum</title>
			<link>https://www.ircrehberi.net/boketto/253980-ve-ben-dogdum.html</link>
			<pubDate>Thu, 01 Oct 2026 13:44:37 GMT</pubDate>
			<description>* 
 
Ve Ben Doğdum! 
 
Doğduğum günü hatırlıyorum ben, 
Sessiz, sakin bir kış günüydü. 
Kar henüz inmemişti toprağa, 
Sıcacık kalbimle 
Gelmek...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="left"><b><i><font color="Black"><br />
<br />
<font color="Orange">Ve Ben Doğdum!</font><br />
<br />
Doğduğum günü hatırlıyorum ben,<br />
Sessiz, sakin bir kış günüydü.<br />
Kar henüz inmemişti toprağa,<br />
Sıcacık kalbimle<br />
Gelmek istedim dünyaya.<br />
<br />
&#8203;Hatırlıyorum ben nasıl doğduğumu...<br />
Önce korktum,<br />
Sindim bir köşeye.<br />
Uzanan bir el vardı bana,<br />
Tutamadım başlarda,<br />
Döndüm tekrar dünyama.<br />
<br />
&#8203;Sakladım bütün bebeksi hallerimi,<br />
Çıkardım güçlerimi,<br />
Savaştım bir süre;<br />
Karanlığımda kalmak ister gibi.<br />
Oysa doğmak istiyordum.<br />
<br />
&#8203;Gördüğüm hüzme beni çekiyordu,<br />
Gülümsüyordum.<br />
Masumane uzanmış eller,<br />
Hiç acele etmeden,<br />
Hâlâ beni bekliyordu.<br />
<br />
&#8203;Hatırlıyorum o soğuk günü...<br />
Soğuğun içindeki sıcaklığı<br />
Yakından görmek istedim.<br />
<br />
&#8203;Yavaşça attım adımlarımı,<br />
Sıyrıldım karanlığımdan.<br />
Uzanan ellere doğru gittim,<br />
Ve ben doğdum.<br />
<br />
&#8203;Hatırlıyorum o günü;<br />
En soğuk günde<br />
En sıcak yere doğdum.<br />
<br />
<br />
<br />
İmza: Boketto</font></i></b></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.ircrehberi.net/boketto/">Boketto</category>
			<dc:creator>Boketto</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.ircrehberi.net/boketto/253980-ve-ben-dogdum.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>EKSİK</title>
			<link>https://www.ircrehberi.net/boketto/253662-eksik.html</link>
			<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 08:21:42 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*&#8203; 
 
*EKSİK 
* 
 
Uyandığında elleri ve ayakları tutmuyordu. 
&#8203;Yürümeye çalıştı ama basamıyordu bile zemine.  
Ayak tabanı karınca yuvası gibi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>&#8203;<br />
<br />
<b><div align="center"><font color="Red">EKSİK</font></div></b><br />
<br />
Uyandığında elleri ve ayakları tutmuyordu.<br />
&#8203;Yürümeye çalıştı ama basamıyordu bile zemine. <br />
Ayak tabanı karınca yuvası gibi inceden kıpırtılarla doluydu. Ellerini uzattı, dokunmaları hissedilmiyordu. Bir şeyler eksikti ama ne?<br />
&#8203;Biraz bekledi, anlamaya çalıştı. Gözlerini ve zihnini sabitledi. Uzunca bir süre sadece cama vuran güneşe baktı.<br />
&#8203;Güneş vardı, kuşlar vardı, arada konuyordu denizliğe. <br />
Dışardan sesler de geliyordu. Koşturma ve yaşama sevinci ile dolu çocuk sesleri.<br />
<br />
 Her şey tamdı. <br />
Eksik olan neydi?<br />
<br />
&#8203;Simitçi uyanmış, simitlerinin yarısını satmış. Her gün aynı sokaktan geçen genç-yaşlı insanlar çoktan geçip gitmiş.<br />
<br />
&#8203;Ayakları hâlâ hissiz, elleri hâlâ çaresizdi.<br />
 Güneş tepeye geldiğinde de değişen hiçbir şey yoktu. Bu hissizlik ve çaresizlik tam olarak neydi bilmiyordu ama yavaştan gözlerini dolduruyordu. <br />
Yaşadığı şeyi daha önce hiç tatmadı ama beğenmedi de. Bütün gün hissiz, hareketsiz beklemek ona göre değildi ama güçsüz ayakları onu bir adım ileriye bile götüremiyordu.<br />
<br />
&#8203;Biraz daha bekledi. Çok sakindi ve hiç acele etmiyordu. Gözlerini kapatıp uzun uzun açmıyordu. Tepeden tırnağa sakinlik hissi ile doluydu.<br />
 Burnuna bir koku gelsin istiyordu. Bari bir koku gelsin de anlatsın,anımsayacak bir sebep sunsun. Hâlâ gözleri kapalı sakinliği yaşarken uzanmaya çalıştı olduğu yere. Uyandığından beri aynı yerden kalkamayınca yavaş yavaş tekrar yattı çaresizce.<br />
&#8203;Derin nefesler alırken bir koku geldi burnundan içeri. Yavaş yavaş zihnindeki acılara doğru yaklaştı ve açtı birer birer kapıları. Her kapıdan bir acı. Hâlâ gözler kapalı ve kirpikler nemli. Acılar ise taptaze.<br />
&#8203;Kapıları açılan acılar hızlı ama sırasıyla çıktılar. Zihinden burnuna doğru bir sızı var ettiler. Tüm budak yerlerinde hissetti ve aniden gözlerini açtı. Açtı ama hâlâ karanlıktı etraf. Tekrar açmayı denedi gözlerini.<br />
&#8203;Durup baktı dikkatle.<br />
<br />
&#8203;Anladı ki güneş batmıştı, ondandı bu karanlık.<br />
&#8203;Her gün bu saatte hazır olan sofrası artık yoktu. Onu hazırlayanın yokluğu vardı bir tek odada. Yüzleşti eksik olanla. <br />
Ellerinin çaresizliği, ayaklarının güçsüzlüğü yiyemediklerinden değil duyamadıklarındandı. O an anladı. <br />
Sadece nemli olan kirpikler biraz daha ıslandı.<br />
&#8203;Eller, ayaklar tutmuyordu, üstüne karanlık bastı o da yetmedi her şey buğulandı.<br />
&#8203;Dudaklarını oynatmayı denedi, seslenmeyi denedi boşluğa. Çıkmadı sesi bir süre.<br />
&#8203;Acılar sırayı ve sakinliği bozunca sızı arttı burun direğinde. Artık ne nemliydi kirpikler, ne de ıslak. Tamamen yaşa bulanmıştı gözler.<br />
 Az önce çıkmayan ses şimdi inletiyordu odayı, hatta mahalleyi.<br />
&#8203;Kendi sesini duyuyordu bir tek. İstemiyordu ki kendini duymak! <br />
İstemiyordu ki yalnız olmak!<br />
&#8203;Ve artık istemiyordu ayağa kalkmak.<br />
 Hissizleşen ayakların anlamsızlığını izlediği günlerde doluydu yarınlar.<br />
&#8203;Biliyordu...<br />
&#8203;Bildiği hiçbir şeyi istemiyor<br />
İstediği her şeyi biliyordu...<br />
&#8203;Yeniden oda aydınlandığında bu yaşadıklarını anlatmak istiyordu. Uyandığında gözlerini kamaştıran, pencereden vuran güneş değil; sevdiceği olsun istiyordu.<br />
&#8203;Ama biliyordu. İstediğini bildikçe olmuyordu, olmayacaktı.<br />
<br />
&#8203;Yine de &quot;Hep sana anlatmak üzere yaşadıklarımı biriktiriyorum&quot; diyordu.<br />
&#8203;Artık duruldu. Elsiz, ayaksız yaşamayı öğrenecekti. Nasıl öğrendiğini de belki bir gün Ona anlatacaktı.<br />
<br />
...<br />
<br />
<br />
İmza:Boketto</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.ircrehberi.net/boketto/">Boketto</category>
			<dc:creator>Boketto</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.ircrehberi.net/boketto/253662-eksik.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sefiller</title>
			<link>https://www.ircrehberi.net/boketto/253323-sefiller.html</link>
			<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:21:15 GMT</pubDate>
			<description>* 
 
 
Gülümsüyorum :) 
 
Görenler şaşırıyor 
 
Anlamsız geliyor gülümsemelerim. 
 
Haksız da değiller.</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><i><br />
<br />
<br />
Gülümsüyorum :)<br />
<br />
Görenler şaşırıyor<br />
<br />
Anlamsız geliyor gülümsemelerim.<br />
<br />
Haksız da değiller.<br />
<br />
Benim gözümden göremiyor Sefiller.<br />
<br />
<br />
Anlatıyorum kulak tıkıyorlar<br />
<br />
İşaret ediyorum, zıttına bakıyorlar<br />
<br />
Acıyı tatlı,Beyazı siyah <br />
<br />
Güzeli çirkin görüyorlar.<br />
<br />
Gülümsenmeyecek şeylere gülümsüyor<br />
<br />
Kendisine gülümsensin diye bekleyen<br />
<br />
sayısız güzelliğe, yüz asıyorlar.<br />
<br />
<br />
Yüz asmak kötü,<br />
<br />
Yüz asmak çirkin,<br />
<br />
Yüz asmak kırıcı.<br />
<br />
...<br />
<br />
Kedili bir silgi siliyor yazdıklarımı <br />
<br />
<br />
<br />
Burası yarım kalırken<br />
<br />
Dışarıdaki şimşeklerin şarkısı çalsın!<br />
<br />
Arabaların sesi saz,<br />
<br />
Yağmurun damlası söz olsun.<br />
<br />
Loş ışık umutla yanarken<br />
<br />
Turuncu nakışlar hayal kursun.<br />
<br />
Yaşadıklarıma,yaşayacaklarıma<br />
<br />
Aldıklarıma,verdiklerime<br />
<br />
Ve artık vermeyeceklerime<br />
<br />
Gülümsüyorum :)<br />
<br />
<br />
Ayaklarım birbirini saklıyor<br />
<br />
Biliyorum hepsi birazcık,<br />
<br />
bende soluklanıyor.<br />
<br />
Bir gülüyor,bir ağlıyor,<br />
<br />
Kimbilir neleri gizliyor.<br />
<br />
<br />
Bende yaşıyor<br />
<br />
ama çok uzaklarda ölüyor.<br />
<br />
Neler getiriyor bana,<br />
<br />
Neler götürüyor.<br />
<br />
<br />
Her güzel bana gelsin,<br />
<br />
Hep bende kalsın, <br />
<br />
İstemezse bakmadan geçsin.<br />
<br />
Ben yine de, <br />
<br />
Gülümsüyorum :)<br />
<br />
Çünkü;<br />
<br />
Her şeyle beraber ben de yaşıyorum.<br />
<br />
<br />
İmza: Boketto<br />
</i></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.ircrehberi.net/boketto/">Boketto</category>
			<dc:creator>Boketto</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.ircrehberi.net/boketto/253323-sefiller.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İki Ayrı Dünya</title>
			<link>https://www.ircrehberi.net/boketto/252791-iki-ayri-dunya.html</link>
			<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 19:34:45 GMT</pubDate>
			<description>* 
Resim: https://i.ibb.co/x8M2PLC6/20260815-160144.jpg  (https://ibb.co/Dg71sWVQ) 
 
İki Ayrı Dünya  
 
Bugün yine durup dururken içimi tarifsiz bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><br />
<b><font color=red>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="register.php">Lütfen Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</font></b><br />
<br />
<font color="Red">İki Ayrı Dünya </font><br />
<br />
Bugün yine durup dururken içimi tarifsiz bir minnet duygusu kapladı . <br />
Bazen bir şarkının bir bölümü takılır ya insanın diline, gün boyu mırıldanıp durursun... her seferinde aynı tatla.<br />
Şükredecek  çok şeyle karşılaşıyorum en zor anlarda, fark ettikçe de dökülüveriyor o kelimeler ağzımdan,kalemimden. <br />
Öyle usta bir yazar değilim, süsleyemiyorum da düşüncelerimi <br />
ama sıradan bir insanın sıradışı hislerini sizler de hissedin, ruhunuz gülümsesin  istedim.<br />
<br />
Evimin içinde adeta sessiz bir gölge gibi süzülen, bembeyaz tüylere bürünmüş bir can var hayatımda.<br />
 Öyle sıradan bir varlık değil bu; ne zaman göz göze gelsek, ılık ılık bir rüzgâr çarpıyor yüzüme ve hint müzikali gibi bir şey yaşanıyor :) <br />
<br />
Ara ara yüzüme dönüp baktığında, iki ayrı dünyayı taşıyan o bakışlarda kaybolup gidiyorum. <br />
O derinlikte denk geldiğim aşk  sadece Ona  değilmiş, anlıyorum.<br />
 Onu çok seviyorum elbette, ama onu öyle incelikle,kusursuz bir zarafetle yaratan o büyük güce, <font color="Red">sonsuz güzelliğin sahibine düşüyor kalbim</font><br />
<br />
 O beyaz silüet sadece bir vesile oluyor bana, daha büyük bir mucizeye açılan gizemli bir kapı gibi...<br />
Bu muhabbete nail olanlar bilir,kelimelerin ötesinde bir bağ var aramızda. <br />
Bugün aldım karşıma ,gözlerine bakıp dertleştim  &quot;İstenmediğin yerde durma, olur mu?&quot; dedim  Olur dedi bence.<br />
 Gözlerini kapatıp açtı...<br />
 Belki de sadece olmasını istediğim bir şeyi hayal ediyorum, bilmiyorum ama kalbim anlaşabildiğimizi öyle derin hissettiriyor ki.<br />
Şüphe duymak mümkün olmuyor.<br />
 Bu duru, hesapsız iletişimi nadir insanla kurmuştur çoğu kişi.<br />
<br />
Öylesi bir sevmeli düşünce mesaisi işte.. <br />
<br />
Arada bir içime kapandığımda, gözümden tek damla yaş akmaz belki ama, içim... <br />
<br />
İşte o anlarda kimseden tık yokken, gelir pıtı pıtı yanıma sokulur. <br />
Herkesten önce o görür içimdeki gizli sızıyı. <br />
<br />
Mutlu olduğumda da bambaşka bir enerji gelir; ben daha neşemi dışarı vurmadan<br />
 başlar evde kıpır kıpır dönmeye, benden çok coşar. <br />
İnsan bazen en yakınından bile göremediği o hesapsız güveni bu sessiz canda buluyor.<br />
Bu derinliklerin ortasında taptatlı, komik ve gülümsemeli telaşlarımız oluyor..<br />
Mesela odama bir bardak su getirip komodinin üstüne koymak gibi bir lüksüm yok benim.<br />
 İki yudum içeyim de şuracıkta biraz dursun diyemem, im-kan-sız!<br />
<br />
Sahiplenir her şeyi,benim onu sahiplendiğim gibi.&#9825;<br />
Neyse işte;<br />
 O bardağın üstü  mecburen kapalı olacak! Aksi halde lıp lıp lıp içip,ortalığa dökecek.<br />
&quot;Süt dökmüş kedi&quot; olacak bize &quot;Su dökmüş kedi.&quot;<br />
<br />
Hele bir de dışarı çıkacağım zamanlar var... <br />
<br />
Giyindiğimi, evdeki o ritmin değiştiğini anladığı an,gelip biblo gibi oturur kapının eşiğine.<br />
 bakışlarını diker yüzüme; sözsüz, sessiz ama öyle ikna edici bir şekilde bakar ki... &quot;Ya beni de götür ya da gitme&quot; der gibi.<br />
 O zaman dünyadaki bütün koşturmacaların, o telaşların ne kadar boş olduğu hissini zerk ediyor zihnime.<br />
 Al işte bütün bağım koptu hayatla :) <br />
Tüm bildiklerimi unuttum,eridim,eridim ..<br />
<br />
Zaten dünya dili ve sahip olduğumuz sınırlı kelimeler, böylesine derin bir hissi tam anlamıyla ifade etmeye yetmiyor. <br />
Fakat yine de bu sessiz tanıklığı ve kalbimdeki teşekkür duygusunu birkaç güzel kalple buluşturmak isteği doğdu,aniden.<br />
<br />
Bazenler küçük bir varlığın sükunetinde, <br />
hayatın tüm karmaşasını aşan ve bizi o kusursuz Yaratan'a ulaştıran en samimi hakikati bulabiliyoruz.<br />
<br />
</b><br />
<br />
<br />
<b>İmza: Boketto</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.ircrehberi.net/boketto/">Boketto</category>
			<dc:creator>Boketto</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.ircrehberi.net/boketto/252791-iki-ayri-dunya.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
